Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Helal Gıdalar Helal Sertifikası Herbalife Aloevera Amway
Ana SayfaHelal-HaramE Katkı MaddeleriZiyaretçi Defteri
Ürünlerde Katkı MaddeleriYeniden Gıda RaporuSık Sorulan SorularNeden Üye Olmalıyız?


· Ana Sayfa
· Anketler
· Arama
· Boykot Mesajlarınız
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Makale Yolla
· Sitemizi Tavsiye Edin
· Yararlı Linkler
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

Üye Girişi
Nickname

Şifre

Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız.Şifrenizi unuttuysanız lütfen tıklayınız.

Günün Ayeti
"Ey kitap ehli! Niçin hakkı batıla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz? " Ali İmran 71

Editör'den
ONUN İÇİNDE NE VAR?
ÇOCUKLARINIZ NE YİYOR?
BİLİYOR MUSUNUZ?
Harribo, Marsmellow, Toffe ve marketlerden satın alınan diğer şekerlemeler, çikolatalar, dondurmalar, meyvalı-meyvasız yoğurtlar, pastalar, kekler, sakızlar...

Peki, "BUNLARIN İÇİNDE NE VAR?" diye HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

Maalesef bu ve benzeri gıda maddeleri, ekseriya, DOMUZ ve BENZERİ HAYVANLARIN derilerinden, kemiklerinden, iç yağlarından, kıllarından, maya ve enzimlerinden üretilen katkı maddeleri ihtiva edebilmektedir.

HALBUKİ, DİNİMİZDE BUNLARIN YENMESİ HARAM KILINMIŞTIR.

PEKİ, SİZ ANNE VE BABALAR!...
Sorumlu insanlar olarak, bu maddeleri marketlerden satın almadan önce
ONUN İÇİNDE NE VAR?

sorusunu sorup araştırmak zorunda değil misiniz?


Günün Hadisi
"Çocuklarınıza, onlar yedi yaşında iken namazı emredin. On yaşında olunca namaz(daki ihmalleri) sebebiyle onları dövün, yataklarını da ayırın." Hz. Amr İbnul As(r.a.)

Kitabımız

Yeni kitabımızın 8.Baskısı tamamlanarak satışa sunulmuştur. İsteme ve bilgi alma adresi olarak gimdes 'linkini kullanabilirsiniz.

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    Şu ana kadar
    15957863
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Zemzem

    1-) Avrupa`da labaratuarlarda yapılan araştırmaya göre Zemzem suyu diğer sulara göre çok daha az kükürt taşımaktadır.
    2-) Yine aynı araştırmaya göre diğer sulara nazaran çok daha besleyicidir ve çok daha fazla mineral barındırmaktadır.
    3-) Kaynağı henüz bulunamamıştır. Nereden geldigi şu anki teknolojiye göre bile bilinemiyor. Yakınlarinda hiçbir kuyu yok ve denize de 80 km uzaklıkta. Bu şartlarda suyunu denizden veya başka bir kuyudan almasi imkansız. Nasıl oluyor da yıllardir suyu bitmiyor, bunu kimse bilmiyor.
    4-) Açlığını gidermek için içen kişinin açlığını, susuzluğunu gidermek için içenin susuzluğunu giderir.
    5-) Sadece 1,5 metre derinliğindeki ufacık bir kuyudan çıkan su, hac mevsimi boyunca milyonlarca hacının tüm su ihtiyacını karşılamaktadır ve hiçbir zaman ne azalma ne de kuruma göstermemektedir.
    6-) Dünya Sağlık Örgütü (WHO)`nün raporlarına göre Dünya`daki en içilebilir ve sağlıklı sulardan biri.
    7-) Amerika`da yapılan test sonuçlarına göre Dünya`da içinde mikroorganizma ve bakteri bulundurmayan TEK su zemzem suyu.


    Reklamlar

     

    FIRINLANMIŞ GIDALARDA AKRİLAMİD BİR TÜRLÜ ENGELLENEMİYOR!


    Gönderen:huseyin Tarih: 28.04.2011 Saat: 03:46
    konferans FIRINLANMIŞ GIDALARDA AKRİLAMİD BİR TÜRLÜ ENGELLENEMİYOR!

    EFSA, Gıdalardaki akrilamid seviyesini düşürmede başarısız olunduğunu bildirdi…

    Cipsler, Bisküviler,Tost ve Sandoviç cinsi Ekmekler, Kavrulmuş Kahveler, Krakerler ve Kızartılmış Patatesler risk taşımaya devam ediyorlar

    Daha önceki araştırmalarda, Akrilamidin yüksek sıcaklıklarda hazırlanmış bazı gıdalarda, gıdanın bünyesinde oluştuğu ortaya çıkmıştır.

    2002 yılında İsveç ulusal gıda merkezi yüksek sıcaklıkta işlem görmüş gıdalarda akrilamidin yüksek boyutlarda oluştuğunu ortaya koyan bir rapor yayınladı. Daha sonra, Hollanda, İsviçre,Norveç, İngiltere ve ABD gibi ülkelerde pişirilmiş ve sıcak işlem görmüş gıdaların pek çoğunda akrilamidin oluştuğunu ortaya koyan çalışmalar yapıldı.

    Halen, akrilamidin gıdalarda nasıl oluştuğuna dair bilgi ve anlayış yeterli değildir ve bilinen şu ki; yüksek sıcaklıklarda pişirilmiş veya işlem görmüş bazı gıdalarda, tabii olarak oluşmaktadır ve yüksek sıcaklıkta bekleme süresi ile de artmaktadır.

    Bugüne kadar akrilamid oluşumunun en büyük değerleri nişastalı (patates ve mısır gevreği, patates kızartma, tost edilmiş ekmek, bisküvi, kraker ve cips gibi) ürünlerde bulunmuştur. Gıdalarda oluşmasının artma veya azalma şartları kadar, gıdalarda akrilamidin niçin oluştuğunu izah edebilmek için daha fazla araştırmayı gerektirmektedir.

    Farelerdeki araştırmalar, akrilamidin pişirmeye bağlı olarak oluşan diğer bilinen belirli kanserojenlere benzer bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. İnsanlar için, gıdalardaki kanser oluşturan ajanların izafi gücü bilinmemektedir. Mamafih diyetteki akrilamid düzeylerinin, diğer bilinen kansorejenlere nazaran daha yüksek oluşması muhtemeldir.

    Buraya kadar verdiğimiz bu bilgiler 02.03.2005 tarihinde yayınladığımız GIDALARDA AKRİLAMİD NEDİR? başlıklı makalemizden alıntılanmıştır.

    Bu konuda Avrupa Birliğinde üç yıldır sürdürülmekte olan çalışmaların bugün geldiği merhaleyle ilgili EFSA’nın yayınladığı bir deklerasyonu kamu oyu ile paylaşmanın önemli olacağını düşünüyoruz.

    EFSA’nın son açıklaması:

    Gıdalardaki akrilamid seviyelerini indirgeme maksadı ile sürdürülen Avrupa izleme projesinin son sonuçlarına göre, değerlendirilen 22 besin grubunun sadece üçünde daha düşük değerler bulundu.


    Akrilamit, yüksek sıcaklığın etkisiyle şeker ve asparajin adı verilen bir aminoasit arasında gerçekleşen reaksiyon sırasında oluşur. Maillard reaksiyonu olarak da adlandırılan bu reaksiyon ızgara veya fırınlanarak pişirilen gıdaların kahverengileşmesine ve bilinen tadına yol açar.

    Başarı mı?

    2005 yılında, EFSA kanserojen ve genotoksik özellikleri olan bu maddenin gıdalarda olası bir sağlık tehdidi oluşturduğunu bildirmişdi. Iki yıl sonra 20 AB üyesi ve Norveç’in yer aldığı bir yıllık izleme programı başlatıldı. 2007’de 3,350, 2008'de 3,728 ve 2009'da 3, 3287 yeni bilgi elde edilerek bunlar mukayese edildi.

    EFSA 2007 ila 2009 yılları arasındakarşılaştırdığı verilere göre, sadece krakerlerde, bebe bisküvilerinde ve zencefilli çöreklerde akrilamit seviyesinde düşme eğilimi olduğunu bildirmiştir.

    Bu üç yıllık süre içinde bu maddelerin düzeylerinin aslında net olarak kıtır ekmek ve hazır kahvede arttığı tespit edildi. Patates cipsi, fırınlanmış patates, kahvaltı gevrekleri, kavanozlanmış bebek mamaları, işlenmiş tahıl bazlı bebek mamaları ve ekmekler(türü belirtilmeyen) olmak üzere altı grupta ise bir değişiklik olmadı.

    En yüksek akrilamit miktarı patates cipsleri ve kahve ikamelerinde bulundu. Bu kahvelere hindiba veya arpa gibi hububatdan elde edilen kahve gibi içecekler dahildir.

    Akrilamid üst sınır ortalama seviyeleri kahve ikameleri için 1504 mikrogram/kg ve yumuşak ekmek için 37 mikrogram/kg arasında değişmektedir. Bu rakamların en yüksek değerleri kahve ikamesi için 3976 ve patates için 4804 μg/kg olarak gözlemlenmiştir.

    Bu araştırma raporu aynı zamanda Avrupa’da farklı yaş gruplarında akrilamide maruz kalma seviyelerinin önceki yıllara benzer olduğunu gösterdi.

    Bu da demektir ki, 2005 yılında (AB Gıda ve İçecek Sanayii Konfederasyonu) CIAA tarafından gıdalardaki bu kimyasalın seviyesini düşürmek için başlatılan çalışmalar şimdiye kadar pek önemli bir fayda sağlamamıştır.

    Raporda da“önceki yıllardaki akrilamid raporlarında olduğu gibi akrilamid engelleme uygulamasında elde edilen başarının çok düşük olduğu sonucuna varılmıştır" denildi.

    Daha Fazla Zaman Gerekiyor

    Raporda ayrıca, 22 besin grubunun 8'inde Avrupa'daki eğilim konusunda bir bilgi elde edilemediği ve gofret, kahve, müsli ve pürede ise yeterli bilgi sunulamadığı belirtilerek, eldeki verilerin sınırlı olduğu vurgulandı.

    EFSA uzmanları, tüm gıda gruplarındaki eğilimleri ortaya koymak için 3 yılın yetersiz olduğunu ve üye ülkeler arasındaki test yöntemleri ile alınan örnek miktarlarının birbirinden farklı olmasının mevcut durumu daha da karmaşık hale getirdiğini ifade ettiler. Gerçek eğilimleri rastgele sapmalardan arındırarak doğru sonuçlara varmak için daha istikrarlı ve uzun vadeli bir çalışma gerekmektedir dediler.

    Denetçiler şu sonuca vardı: "Genel olarak patates kızartması gibi, yumuşak ekmek, kavrulmuş kahve, bisküvi gibi besin gruplarında akrilamit düzeylerini düşürmek, akrilamide maruz kalmayı azaltma yolunda önemli bir mesafe katedilmiş olacaktır.”

    Sonuçta, EVSA’nın deklerasyonunda ismi ön plana çıkan endüstri ürünlerinden mümkün mertebe uzak durmanın sağlığımız yönünden önem taşıyacağı anlaşılmaktadır.

    Haber Kaynağı:

    foodproductiondaily


     
    İlgili Bağlantılar

    En çok okunan haber:
    Şifalı Bitkiler


    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 4.78
    Toplam Oy: 14


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler

    Yazdırılabilir Sayfa  Yazdırılabilir Sayfa

    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    "Üye Girişi" | Hesap Aç/Oluştur

    | 0 yorum

    Başlangıç
      
    Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

    Gıda Raporu © 2004-2011
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Sitemizde yayınlanan haber ve makalelerden, sitenizde yayınlamak istediklerinizi, sitemize link vermek veya kaynak olarak göstermek sureti ile kullanabilirsiniz.