ANAYASA MAHKEMESİ PARLEMENTER SİSTEMİ TIKAMIŞTIR
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

Dergi Abonelik

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

EDITOR'DEN
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • G?da Raporu Kitab? Hakk?nda
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, ?thalatç?, Sat?c?, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • G?da Günlü?ü Hizmetinizde
  • Domuz Tart??mas?
  • Okuyucu Sorular?na Cevab?m?z

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    68456091
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

    Çocuk Egitimi

    Helâl Erleri

    YASAL UYARI

     

    ANAYASA MAHKEMESİ PARLEMENTER SİSTEMİ TIKAMIŞTIR


    Gönderen:huseyin Tarih: 07/06/2008 14:54
    ANAYASA MAHKEMESİ PARLEMENTER SİSTEMİ TIKAMIŞTIR

    YAŞAM TARZIMIZIN olmazsa olmazlarının başında yer olan hanımlarımızın tesettürü için uzun zamandan beri belli bir güç çevresinin dayatmaları ile karşıkarşıya bulunmaktayız. Bunun bir hak gaspı olduğu inkar edilemez. Sitemizde bu konuda önemli yazılar yayınlanmıştı. müslüman kadının hicabı, tesettür yaşam tarzımızdır
    Bu sefer toplumu gerecek ve önemli derin olayların başlamasına sebebiyet verebilecek bir karar da Anayasa Mahkemesinden çıkmış bulunmaktadır. Müslüman olarak değil, insan olarak dahi kabul edilemez olan, bu kararı şiddetle reddediyoruz. Toplum olarak en temel hakkımıza sahip çıkmaya çağırıyoruz.

    Ülkemizde pekçok aklıselim düşünürümüz ve sivil toplum kuruluşlarımız beyanatları ile, bildirileri ile karara karşı çıktılar. Bünyesinde 150 sivil toplum kuruluşunu bulunduran TGTV, Tüketiciler Dernekleri, Eğitim Dernekleri, Mazlumder ve Hukukçular Derneği, ÖNDER gibi kuruluşlar bildiriler, basın toplantıları, meydan mitingleri ile tepkilerini ortaya koydular önümüzdeki günlerde de eylemlerine devam edeceklerdir. Ta ki bu anlamsız, hukuksuz ve insan temel hakına bir tecavüz olan bu dayatmalar ortadan kaldırılıncaya kadar.

    Aşağıda Hukukçular Derneği tarafından yayınlanan Bildiriyi dikkatinize sunuyoruz.

    GIDA RAPORU

    ANAYASA MAHKEMESİ PARLEMENTER SİSTEMİ TIKAMIŞTIR

    Anayasa Mahkemesi TBMM’nin yaptığı anayasa değişikliklerini esastan iptal ederek yasama meclisinin yetkisini gasp etmiştir. Bu kararı ile Anayasa Mahkemesi kendisini hem yasamanın hem yürütmenin üzerinde bir vesayet makamı olarak gördüğünü ortaya koymuştur. Parlamenter sistemin bu şekilde işlemesi mümkün değildir.

    YASAĞA İLİŞKİN YARGI KARARLARI MİLLET İRADESİNE AYKIRIDIR

    Milletin/halkın ezici çoğunluğu başörtüsünün serbest olmasını savunmaktadır. Milletin iradesi bu yöndedir. Pozitif hukuka göre mahkeme kararları meşruiyetini millet iradesinden alır. Başörtüsünün yasak olduğuna ilişkin mahkeme kararları millet iradesine aykırıdır. Bu bakımdan pozitif hukuka göre meşruiyetleri de yoktur.

    Yargı Devletin üç anaerkinden birisidir. Devletin olmazsa olmaz ana unsuru ise millettir. Yargı erki kararlarını millet adına verir. En azından demokratik sistemlerde böyledir. Bu bakımdan yargı kararlarının millet iradesine uygun olması gerekir.

    ANAYASAYI DEĞİŞTİRME YETKİSİ MİLLETE AİTTİR

    Pozitif hukuka göre anayasa yapma yetkisi münhasıran millete aittir. Millet bu yetkisini yasama meclisi (TBMM) eliyle kullanır. Anayasanın 10. ve 42. Maddesinde yapılan düzenleme bir anayasa hükmüdür. Bu hüküm bütün kurumları bağlar. En başta anayasa mahkemesini bağlar. Anayasa mahkemesinin kendisini anayasa hükümleri ile bağlı görmeyen bu yaklaşımı;

    - Önce anayasayı ihlaldir.
    - İkinci olarak millet iradesine karşı çıkıştır.
    - Üçüncü olarak ise hukuka aykırıdır.
    - Dördüncü olarak Anayasa Mahkemesinin Yasak koyma yetkisi yoktur.

    Hukuka aykırı mahkeme kararlarının meşruiyetinden bahsedilemez. Bu karla Mahkeme Anayasanın 6. Maddesindeki “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” hükmünü “egemenlik kayıtsız şartsız Anayasa Mahkemesinindir” şeklinde anladığını ortaya koymuştur.

    YARGI MENSUPLARININ YARGI KURUMUNU YIPRATMAYA HAKKI YOKTUR

    Siyasi ve ideolojik kaygılarla verilmiş bulunan yargı kararları yargıya olan güveni çok ciddi anlamda sarsmıştır. Yargı mensuplarının yargı kurumunu yıpratmaya hakkı yoktur. Türkiye’de yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı her zaman tartışma konusu olmuştur. Hukuk ve adalete uygun karar verebilmek için yargının tarafsız ve bağımsız olması zorunludur.

    Yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı ilkesinin belki de en önemli kısmı yargı mensubunun kararını verirken kendi ideolojik veya siyasi düşüncesinden bağımsız olabilmesidir. Özellikle yüksek mahkemelerde görev yapan yargı mensuplarının bu anlamda hukuk içinde hareket etmesi zorunluluğu ülkenin en acil ihtiyacıdır.

    Son gelişmeler nedeniyle Türkiye’de darbelerin şekil değiştirdiği ifade edilmiş, post modern 28 Şubat darbesinden sonra bu defa “yargı eliyle darbe yapılmak istenmektedir” iddiaları kamuoyunda dillendirilmiştir. Böyle bir ihtimal bile yargı adına çok üzücüdür. Yargı, üzerindeki bu gölge ve şüpheleri verdiği kararlar ile kaldırmalıdır

    . ANAYASA MAHKEMESİ KENDİSİNİ ANAYASANIN VE TBMM NİN ÜSTÜNDE GÖRMEKTEDİR

    Anayasa Mahkemesi kendisini anayasanın ve yasama meclisinin üstünde gördüğünü açıkça ortaya koymuştur. Anayasa Mahkemesi her şeyden önce anayasaya bağlıdır. Yaptığı denetim de anayasaya uygunluk denetimidir. Üzücüdür ki bu anayasal ilkelere rağmen anayasa mahkemesi, bazı kararları ile anayasaya değil siyasi eğilimlerine uygunluk denetimi yaptığını açıkça ortaya koymaktadır.

    Anayasaya göre mahkeme anayasa değişikliklerini yalnızca şekli bakımdan denetleyebilir. Anayasanın 148. Maddesi Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini düzenlemektedir. Anılan madde “Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler” hükmünü getirmektedir. Bu kararı ile Anayasa Mahkemesi anayasanın bu hükmünü açıkça ihlal etmiştir.

    Sonuç itibariyle yargı mensuplarının ve mahkeme kararlarının tek hedefi adalettir. Hak ve adalet ilkesinden ayrılan mahkemelerin de, yargı kararlarının da hiçbir meşruiyeti yoktur. İdeolojik veya siyasi kaygılarla hareket eden mahkemeler ve kararları kamu vicdanında mahkûm olmaktadır.

    Halkımız kendi hukukuna sahip çıkarak kendi adına hareket eden kurumların denetimini yapmalıdır. Halkın seçtiği iktidarın görevi ise bu tıkanmayı ortadan kaldırmaktır. Yapılması gereken topyekûn bir anayasa değişikliği ile her kurumun hukuk sınırları içine çekilmesi, hukukun üstünlüğüne dayalı bir sistemin kurulmasıdır. 06.06.2008

    HUKUKÇULAR DERNEĞİ


     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 5.0
    Toplam Oy: 26


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.