 |
Site İstastiği |
 |
|
şu ana kadar 68456075 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003
|
|
|
 |
| |
Gönderen:huseyin Tarih: 04/10/2008 07:32
Yeme'ye Dair 3 Soru
Gen.Biyo.Uzmanı Ali DEĞİRMENCİ (GİMDES Teknik Bilim Kurulu üyesi) alidegirmenci@gmail.com
Yıllardır duyarım;” yemek için mi yaşarız, yaşamak için mi yeriz?” Yumurta mı tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan formatındaki bu soru, bu yaklaşımla bizi bir çözüme ulaştırmaz. Çözümü yoktur, çünkü soru yanlış kurgulanmıştır. Yanlış kurgulamanın sebebi belki de biz Müslümanları doğru cevaptan uzak tutmaktır.
Önce doğru soruyu soralım, akabinde cevabımızı tahlil edelim. Sorunun doğrusu “niçin yeriz?” Her türlü yönlendirme, saptırma ve önyargıdan uzak, yalınkat bir soru. Cevaba gelince; Allah için yapmakla mükellef olduğumuz (ki, mübarek Kuran’da da belirtildiği üzere, yaratılış gayemizdir) kulluk görevlerimizi ifa edebilmeye devam etmek için ihtiyaç duyduğumuz gücü, kuvveti muhafaza etmek için yeriz. Bir Müslüman için yeme eyleminin mihengi ancak ve ancak budur.
En az “Niçin yeriz?” kadar önemli olmakla birlikte nerdeyse hiç sorulmayan, pek de gündeme getirilmeyen ama bizim muhakkak surette sormamız ve cevabını bulmamız gereken iki soru daha var: “Ne yemeliyiz?” ve “Nasıl yemeliyiz?”.
Çok gündeme getirilmese de ne yiyip ne yemeyeceğimizi aslında Müslümanlar olarak bilmekteyiz, çünkü 1400 yıllık bir mirasın varisleri olarak toplumsal bilinçaltımıza zaman içinde kazınmış olan bazı gerçekleri hala muhafaza etmekteyiz (Rabbimiz muhafaza ettirmeye devam etsin, AMİN). Kuran-ı Kerim’de, Allah (c.c.) “Siz ey iman edenler! Size rızık olarak bahşettiğimiz şeylerin temiz olanlarından yararlanın (yiyin) ve Allah’a şükredin; gerçekten O’na kulluk ediyorsanız eğer.” (2/Bakara 172) Ayet 1400 yıldır biz Müslümanlara ışık tutmakta, Allah’ın bizlere bahşettiği rızıkların temiz (başka bir ifadeyle helal)olanlarından yiyip içmemiz, helallerden istifade etmemiz emredilmektedir. Bizler de bu emir doğrultusunda haramlardan(ki takip eden ayette, Bakara 173, haramlar sayılmaktadır) sakınıp helal olana talip olmuşuz yüzlerce yıl. Ne var ki geçmişte helale talip olanlar bu taleplerine kolayca erişebiliyorlardı, çünkü helaller ve haramlar apaçıktı. Günümüzde helallere çokça haram karıştığından helale talip olmak yetmiyor, helali talep etmek gerekiyor.
“Nasıl yemeliyiz?” sorusuna gelecek olursak, bu sorunun cevabı “karar üzere yemeliyiz” dir. Vasat bir ümmet olan biz Müslümanların genel karakteridir her işimizde dengeli/ölçülü olmak, karar üzere olmak. Mevla’mız her şeyi karar üzere yaratmış, aşırılığa müsaade etmemiş adeta. Öncelikle karar üzere olmak ne demektir?
Günümüzde kullanmakta olduğumuz ilaçlarda en belirgin şekilde görmekteyiz bu karar üzere olmak gerekliliğini. Her ilacın ilk üretiminde uzmanlar ilacın kullanım dozunu belirlerken (bilerek veya bilmeyerek) işte bu karar ilkesinin o ilaçla ilgili sırrını araştırıp bulmuş olurlar. Biz kullanıcılar da belirlenen dozda (bulunan karar üzere)ilacı kullanırız. İlacı gerekli dozun altında kullanırsak genellikle ilacın faydasını görmezken belirlenen dozdan daha fazlasını alırsak genellikle zehirleniriz. En ilginç örneği vitaminlerdir. Hayati öneme sahip olduğunu kabul ettiğimiz vitaminlerden dahi fazla miktarda alacak olsak vitamin zehirlenmesi yaşarız. Yemede de durum bundan hiç farklı değildir aslında. Yemenin çoğu zarar, azı karar’dır.
Peki karar üzere yemenin ölçüsü nedir? Bunu da Tirmizî’nin naklettiği hadiste Hz. Muhammed (s.a.s.)’den öğrenelim;
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"İnsan, karnından daha kötü bir kabı doldurmamıştır. Belini doğrultacak birkaç lokma yeterlidir, mutlaka bundan fazla yemesi gerekirse, midesini üçe bölsün: Üçte birini yemek, üçte birini su, üçte birini de nefesi için."
Karnını tıka basa doldurmayı marifet sanan bizler ne de çok yanılıyormuşuz da haberimiz yokmuş. Allah bizleri bağışlasın, doğru yola iletsin. AMİN
|
|
| |
 |
Haber Puanlama |
 |
|
Ortalama Puan: 4.9 Toplam Oy: 29

|
|
|
 |
|
|