HELAL KESİM TAVUK. GİMDES SERTİFİKALI ÜRÜNLERDE EN ÇOK MERAK EDİLEN KONU :
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

YASAL UYARI

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

Daru'l Halal Medresesi
Daru'l Halal Medresesi

Günün Ayeti
"Ey iman edenler! Allah`tan O`na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin." Al-i imran 102

Günün Hadisi
"Her kim bir müslümana zarar verirse,Allah da ona zarar verir.Kim bir müslümana meşakkat verirse,Allah da ona meşakkat verir." Ebu Davud,Tirmizi

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    47419128
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    HELAL KESİM TAVUK. GİMDES SERTİFİKALI ÜRÜNLERDE EN ÇOK MERAK EDİLEN KONU :


    Gönderen:huseyin Tarih: 18/05/2014 01:14
    ilaclar HELAL KESİM TAVUK. GİMDES SERTİFİKALI ÜRÜNLERDE EN ÇOK MERAK EDİLEN KONU :
    BİR TAVUK FİRMASININ DENETİMİNDEN...


    İşe tavukların yetiştirildiği çiftliklerden başlamak lazım. Yumurtalardan,civcivlere, yem rasyonundan, kesime, kesimden tüy yolmaya ve paketlenmeye,yem rasyonundan dolayı tavukta cellale sıfatı oluyormu,sersemletme şoklama şartları uygunmu, kesimi yapan kasaplar eğitim almışlarmı, namazlarını kılıyormu, işletmenin tanımlı mescidi var mı, tüy yolma su sıcaklığı, temiz su sirklayonu tamammı? bütün safhaların tek tek denetlenmesi denetçi elemanlar tarafından hassas bir tarza gerçekleştirlir. Bütün bu kritik noktalar denetlendikten sonra bilgiler raporlanır mekezdeki heyete sunulur.

    Bu konu halk arasında bilgisizlikten kaynaklanan çok yanlış tartışmalara sebep olabiliyor. Geçmiş aylarda GİMDES Dergimizde bir yazı yayınlamıştık.Bu yazıyı burada da yayınlamakta fayda murad ediyoruz:

    ilaclar ilaclar ilaclar ilaclar ilaclar










    MODERN DÜNYAMIZ VE HELAL KESİM

    Helal Lokmamız İçin Helal Kesim

    HELAL KESİME ETKİ EDEN KRİTİK NOKTALAR NELERDİR?


    Tavukta Helal Kesime etki eden kritik noktalar, embiryondan başlayıp tüy yolumuna kadar sürecek bir yolculuğu kapsamaktadır.

    Ziyaret Edilen Tavuk Çiftliklerindeki Gözlemlere Ait Rapordur:

    Etlik tavuklar genelde 10000 ve 20000 başlık kümeslerde, yumurta tavukları ise 50000 ile 200000 başlık kümeslerde beslenmekte ve yetiştirilmektedir. Kümesler tek kat olabildiği gibi 2 bazen de 3 katlı dahi olabilmektedir. Duvarlara monte edilmiş büyük pervanelerle havalandırma sistemleri kurulmuş ve aydınlatma sistemleri gayet yeterlidir. Kapalı kümeslerde kafesler içinde tutulan tavukların yemlenmeleri ve sulanmaları otomatik olarak yapılmakta olup dışkıları veya yumurtaları da yine otomatik olarak yürüyen konveyör sistemleri ile alınmaktadır. Açık kümeslerde ise zemin toprak vb. maddelerle kapatılmış ve tavuklar serbest dolaşabilmektedir.

    Denetimlerimiz esnasında yemlerden, etlerden, yumurtalardan aldığımız numunelerde yapılan analizlerde; ette GDO kalıntısına, yumurtalarda sentetik renklendiricilere, yemlerde antibiyotiklere rastlanmamıştır. Genelde yetiştirilen ırklar Kanada(beyaz) ve Fransız(kırmızı) cinsi melez ırklardır. Bu ırkların özelliği; çok yem yeme, az hareket etme, yemi ete çevirme, geceleri ışık altında uyumamalarıdır. Bu şartlar altında etlik bir tavuk 45 günde kesim ağırlığına(yaklaşık 2.5 kg) gelebilmektedir.

    Halk arasında hormon kullanılıyor efsanesi, maalesef bir takım karanlık odakların sansasyonel ifadeleri olup buna gerek yoktur. Çünkü bu ırk özel ve uzun çalışmalar sonunda geliştirilmiş melez bir ırktır. Yapılan hata ise kendi köy tavuklarımızla kıyaslanmasıdır. Kanada cinsi beyaz Ros ırklar 43-45 gün sonunda kesim ağırlığına ulaşmakta ve bu günden sonra yenilen yemin ete dönüşüm verimliliği azaldığından kesilmektedir.

    Kesilmedikleri taktirde halk arasında söylendiği üzere ölmemekte, sadece verimlilik düşmüş olarak büyümeye devam etmektedir. Yetiştirilme şartlarında hastalıklara ve salgınlara karşı korunaklı olmaları için antibiyotik verilebilmekte ve fakat kesim öncesi 3 ila 7 gün öncesinden(kullanılan antibiyotiğin cinsine göre değişir) bu antibiyotik kesilmektedir. Yetiştirilme aşamalarında, sevkiyat öncesinde, kesim öncesinde ve sonrasında mutlaka veteriner hekimler tarafından kontrolleri yapılmaktadır.

    GİMDES Helal Standardında Helal kesim aşağıdaki düzenlemelere göre yürütülmelidir:

    1. Helal kesim ancak bir Müslüman tarafından yerine getirilmelidir. Bu kişi, aklı yerinde ve ergen çağda olmalıdır. İslamda hayvanların boğazlanması ile ilgili şartları, kuralları ve esasları kavramış olmalıdır.
    2. Kesilecek hayvanlar, Müslümanlar tarafından yenebilen ve helal şartlarda olan bir hayvan olmalıdır.
    3. Kesim esnasında hayvanın canlı olması veya diri olduğu zannını verecek görünümde olması şarttır.
    4. Boğazlama soluk ve yemek borularının kesilmesi ile gerçekleştirilir. Atar damar ve boyundaki ana damar, her iki ana damardan her ikisi kesildiği zaman, otomatik olarak kesim tamamlanmış olur. Omurilik ve kafanın tamamı kesilmemelidir. Bu şekilde yapılan bir kesim kanın tamamen ve hızlı bir şekilde çıkmasını sağlar.
    5. Boğazlama yalnız bir defada yapılmalıdır. Boğazlamanın “kesim işlemi”, boğazlama esnasında, kesme aletinin hayvanı terk etmediği süresince geçerlidir. Bıçağın herhangi bir ayrılışı, boğazlama hareketinin bir sonu olarak kabul edilir. Bir hayvan üzerinde çok sayıda boğazlama hareketi kabul edilmez.
    6. Kanın akıtılması kendiliğinden ve tam olarak sonuçlandırılmalıdır.
    7. Hayvanın derisinin soyulmasına veya kanatlının tüylerinin yonulmasına hayvanın tam olarak öldüğü anlaşıldıktan sonra başlanmalıdır.
    8. Şüpheden uzak kalınması için boğazlama testereleri, aletleri ve takımları sadece helal hayvanların boğazlanmasında kullanılmalıdır. Boğazlama testeresi veya aleti, her zaman keskin durumda muhafaza edilmelidir.
    9. Helal boğazlama eylemi, normal boyunlu hayvanların nefes borusu ağzı(gırtlak çıkıntısı)’nın hemen öncesinde: tavuk, hindi, kaz, deve kuşu, deve gibi uzun boyunlu hayvanlar için nefes borusu ağzının hemen sonrasında bazı noktalarda bir yarma işlemi ile başlanmalıdır.
    10. Herbir hayvanın boğazlanmasından önce hızla dua edilmesi için yüksekçe “Bismillah Allahu Ekber” sözcüğü söylenmelidir.
    11. Boğazlamanın amacı, başka niyetler için değil, sadece Allah rızası için olmalıdır.
    12. Helal et için doğrulanmış bütün sertifikalar, ürünün geldiği ülkeden alınmış sağlık sertifikası ile birlikte GİMDES veya GİMDES tarafından tanınmış İslami bir kurum tarafından onaylanmış ve imzalanmış olarak piyasaya çıkartılmalıdır.

    KANATLILARIN HELAL KESİMİ

    Hangi şekilde olursa olsun mekanik bıçakla kanatlı kesimine izin verilmez:
    1. Kanatlılarda tesisin üretim hacmine uygun olacak şekilde bir veya birden fazla kasap vasıtası ile elle kesim yapılmalıdır. Kasaplar Müslüman olmalıdır. Kasap/veya Kasaplar hareketli hatla gelen kanatlıları “Bismillahi Allahu Ekber” duasını ezberinden söyleyerek sırayla bıçakla ve elle kesmelidir.
    2. Bıçak olarak tek ağızlı tip kullanılmalıdır ve daima bilenmiş durumda muhafaza edilmelidir.
    3. Kesim işlemi esnasında, kanatlının gırtlak, yemek borusu ve boyun bölgesindeki ana kan damarları kesilir. Boyun birden kopartılmamalıdır
    4. Kasap, herbir kanatlının tam olarak boğazlandığını kontrol etmelidir. Kanatlılar yolunmaya gitmeden önce kesimin sonucu olarak ölmüş olmalıdır.
    5. Tüy yolma işleminde azami 54 C derecede temiz bir sudan en fazla 3.5 dakikada geçirilmesine izin verilir

    ŞOKLAMA NEDİR ? ŞOKLAMA KAZANI BİLGİSİ ?
    HAYVANLARIN SERSEMLETİLMESİ


    Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda hiçbir çeşit şoklamaya izin verilmez Piliçin ölmesini ve bayılmasını önleyecek, sadece sersemletecek şartlara uygun elektrik akımının verilmesi, Max 25 V [0,3-0,5 amper ] ve 15 sn uygulanmasına izin verilmektedir.

    Uygulanan maximum 25 V akımın 15 sn süre ile etki etmesi normal şartlarda elektroşok kalibrasyonu tarafından izlenip kontrol altında tutulabilirken, elektrik kesilmesi durumunda hayvanların ne kadar süre ile suda kaldığı net bilenemeyeceğinden boğulma ile ölüm gerçekleşebilir. Bundan dolayı kesinti anında havuzdaki tavuklar derhal sorumlu personel tarafından çıkartılmalıdır. Havuzda kalıp ölen tavukların ise imhası yapılmalıdır.

    Bu iş için sorumlu iki personel olmalıdır. Birinin olmaması durumunda diğer bir personelin bu görevi yerine getirmesi gerekmektedir.

    Ancak bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de sersemletme amaçlı elektro şoklamayı da tamamen devre dışa bırakacak sistemler üzerinde yoğun çalışmalar sözkonusudur.

    GİMDES’in bu sahada yaptığı çalışmalar sonucunda bazı büyük kapasiteli firmalarımız elektroşoklama sistemine gerek göstermeyecek mekanik tutucularla tavuğu kesim noktasına getirecek sistemleri devreye sokma çalışmalarını sürdürmektedirler.

    BOĞAZ KESME

    Helal boğazlama eylemi, normal boyunlu hayvanların nefes borusu ağzı(gırtlak çıkıntısı)’nın hemen öncesinde: tavuk, hindi, kaz, deve kuşu, deve gibi uzun boyunlu hayvanlar için nefes borusu ağzının hemen sonrasında bazı noktalarda bir yarma işlemi ile başlanmalıdır.

    Herbir hayvanın boğazlanmasına başlarken hızla dua edilmesi için yüksekçe “Bismillah Allahu Ekber” sözcüğü söylenmelidir.

    Kesim işlemi esnasında, hayvanın gırtlak, yemek borusu ve boyun bölgesindeki ana kan damarları kesilir. Boyun birden kopartılmamalıdır

    Boğazlamanın amacı, başka niyetler için değil, sadece Allah rızası için olmalıdır.

    ISLATMA KAZANI ?

    GİMDES Helal Sertifikalama Siteminde Haşlama kazanı söz konusu değildir. Bunun yerine Tüy ıslatma kazanı diyebiliriz. Burada suyun sıcaklığı 54 derece cıvarında olmalıdır ve havuzun suyu sürekli yenilenmelidir. Tavukların havuzdan geçis süresi 3.5 dakikayı geçmemelidir. Bu kazana giriş ve çıkışında tavuğun deri altı sıcaklığı 41-42 derece cıvarında seyretmelidir. Bu şartlar uluslararası fıkıh uleması tarafından kabul edilen şartlardır. Bu şartlarla, içeriden veya dışarıdan difizyon yolu ile necasetin ete geçmesi engellenmiş olmaktadır

    Ancak uluslararsı müslüman kamu oyunun istekleri istikametinde ılık su havuzuna da gerek görmeden bant yürürken, sabit püskürtme memelerden ılık nemli hava püskürterek tüy yolmayı kolaylaştıran ve kuru yolmaya benzer bir sistem kulanmaya başlanmıştır. Ülkemizde Erpiliç ilk tesislerini kurmuş bulunmaktadır.

    BU işleme gerek görmeden küçük işletmeler tamamen elle veya mekanik aletlerle, sıcak soğuk su kullanmadan, kuru yolma yapmaktadırlar.

    Tüy yolmanın devamında, iç organlar çıkarıldıktan sonra iç ve dış tazyikli temiz su ile tavuk yıkanır.

    BÜYÜK ŞEHİRLERDE TAVUK MU, PİLİÇ Mİ TÜKETİYORUZ? TAVUK NEDİR PİLİÇ NEDİR?

    Piliç yumurtlamaya başlayıncaya kadar olana denir. Yumurtlayana da tavuk denir.

    GİMDES MAKİNALI TAVUK KESİMİNE NEDEN KARŞIDIR?

    Dünyanın pek çok ülkesindeki pek çok kesimhanede hayvanlar ın makine ile kesimi yaygın bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır.Makine ile kesimin elle kesime karşı tercih edilmesinin arkasındaki fikir ve amaç kitle imalatı için ihtiyaç duyulan kesim işlemindeki hızlandırma isteğidir.

    Tavukların makine ile kesimi için pek çok metod bilinmektedir. Bazı büyük işletmeler, bir tesis ile, tesisin bir tarafından canlı olarak girdikten sonra, kesim, tüylerin yolunması, yıkama, temizleme, parçalara ayırma ve paketleme gibi kesim ve üretimin bütün evrelerini sağlamayı uygun görmektedirler. Böylece entegre devasa elektrikle çalışan bir tesis ortaya çıkmaktadır.

    Normal olarak, tavuklar, tutamaklara ayakları bağlanmış olarak bir taşıma bandına asılı vaziyette kesim yerine taşınmaktadır. Bu tavuklar, son derece soğuk bir sudan geçirildikten sonra, döner bıçakla veya düz bıçakla kesim yapılacak noktaya ulaşır. Bu işlemden sonra tavuklar, yolma, temizleme, parçalama ve paketleme evrelerine doğru hareket eder.

    Bazı işletmelerde, binlerce tavuğun kesimini başlatacak düğmeye basmadan önce İslâmi usule uygun tekbirler getirilir. Aşağı yukarı böyle bir tesiste dakikada 140, saatte 8400 tavuk kesimi yapılmaktadır.

    Makine ile kesimin şeriat tarafından kabul edilmesi isteniyorsa, önce, İslâmi olarak bir kesimin helâl olabilmesi için üç temel şartın gerektiğini hatırlamamız gerekir.

    1. Boyunda bulunan 4 damarın keskin bir bıçakla, kesici ile veya bir kesme kenarına sahip bir gereçle kesilmesi gerekir.
    2. İçinden veya yüksek sesle tesmiye (Bismillah, Allahuekber) yapılmalıdır.(kasıtsız unutulursa, söylenmiş gibi kabul edilir)
    3. Kesen kimse bugünün şartları sebebi ile Müslüman olmalıdır.

    Burada şu da hatırlanmalıdır ki, bütün bu şartlar tek tek ve ayrı ayrı gereklidir. Bu şartların tamamını yerine getirmede ihmal edilirse sonuçta kesilen hayvan haram durumuna girer.

    (2) şartı, makinelı kesimde çok büyük bir önem arzetmektedir.
    Bazı ulema, tesmiyenin, hayvanın helal oluşunu belirten ön şart olmadığını, daha çok sadece sünnet olan bir husus olduğunu iddia ediyor. Bu anlayış çeşitli sebeplerden dolayı doğru değildir.

    İlk olarak, Kur'an tesmiyenin farz oluşunu çok açık bir şekilde şöyle bildirmektedir.

    "Üzerine Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin. Çünkü onu yemek günahtır. Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkin ederler. Eğer onlara uyarsanız şüphesiz siz de Allah'a ortak koşanlardan olursunuz." En'am 121

    Bu ayet, açık ve net olarak hiç tereddüt ve şüpheye düşürmeden, tesmiyenin gerekliliğini bildiriyor. Ayetin devamında günahkar olunacağı ifadesi, tesmiyenin gerekli olmayacağı şüphesine yer bırakmayacak şekilde açık ve nettir.

    Benzer olarak; "Kendileri için nelerin helâl kılındığını sana soruyorlar; deki ; Bütün iyi ve temiz şeyler size helâl kılınmıştır. Allah'ın size öğrettiğinden öğretip avcı hale getirdiğiniz hayvanların sizin için yakaladıklarından da yeyin ve üzerine Allah'ın adını anın. Alah'tan korkun. Allah'ın hesabı pek çabuktur." Maide 4

    ve, "Üzerine Allah'ın adı anılıp kesilenden yememenize sebep ne? Allah çaresiz (kalıpta) yemek zorunda kaldığınız dışında, haram kıldığı şeyleri size açıklamıştır ... " En'am 119

    " ... Bir takım hayvanlar vardır ki, O'na iftira ederek üzerlerine Allah'ın adını anmazlar. Yapmakta oldukları iftiraları yüzünden Allah onları cezalandıracaktır." En'am 138

    Bu ayetlerde de Allah'ın adının anılması gereği en sert biçimde ifade edilmektedir. O kadar ki O'nun adının anılmamasını Allah, kendisine yapılmış bir iftira olarak bildirmektedir.

    Daha pekçok ayetten söz edilebilir ki, bütün bu ayetlerde, 'geçerli bir kesimin mutlak şartı ve temel cüz’ünün, kesim esnasında Allah'ın adının anılması olduğu açık olarak bildirilmektedir.

    İkinci olarak, Resulullah (s.a.v.) dan rivayet edilen pekçok hadiste de kesim esnasında Allah'ın adının anılmasının önemi vurgulanmaktadır.

    Adiyy İbn-i Hatim (r.a.) den rivayete göre Resulullah (s.a.v.) 'e köpeğin avının hükmünü sordum. Resul-i Ekrem (s.a.v.) şöyle cevap verdi:

    "Köpeğin senin için tuttuğu avı ye! Çünkü köpeğin avı yakalayıp tutması şer-i kesimdir. Eğer köpeğin avı yakalayıp öldürmüş ise kendi köpeğinin veya köpeklerinin yanında başka bir köpek de bulunsa ve bu cihetle yabancı köpeğin kendi köpeğin ile birlikte avı yakalayıp öldürmüş olmasından endişelenirsen bu halde bu avı yeme! Çünkü sen ava salıverirken çektiğin Besmele kendi köpeğine aittir, başka köpek için değildir." Sahih-i Buhari No:5486

    Bu hadis-i şeriften çıkarılan önemli bir mana "Avcıl hayvan ava salıverilirken Besmele çekilmesinin şart olduğudur."

    Cundul İbni Süfyan (r.a.) rivayet ettiki " Bir zaman Resulullah (s.a.v.) ile bazı hayvanları kurban olarak kesmeye niyet ettik. Bazılarımız Bayram namazından önce kurbanlarını kesti. Resulullah (s.a.v.) namazını tamamladığında onların namazdan önce kurbanlarını kestiğini görünce, O dedi ki "Kimler namazdan önce kesim yaptıysa kestiği hayvanın yerine bir başka hayvan kurban olarak kessin. Namazımıza kadar kesmemiş olanlar Allah'ın adını zikrederek kesimlerini yapsınlar." Sahih-i Buhari 5000

    Rafi ibni Kadi (r.a.) rivayet etti ki "Kesilmiş hayvanda kesici alet kanını dışarı fışkırtmışsa ve Allah'ın adı anılmışsa onun etini yeyin." Sahih-i Buhari 5498

    Daha pekçok sahih muteber hadisler rivayet edilmiştir ki; kesim esnasında Allah'ın adının anılmasının önemini ve gerekli olduğunu ifade etmektedirler. Hanefi, Maliki, Hambeli ve Şafii ulemasının genel görüşü bu istikamette oluşmuştur.

    Hanefi alimlerinden İbn-i Abidin (rh.a.) bu konuda şöyle diyor: "İster Müslim, ister ehli kitab olsun, bilerek kasten, kesim esnasında Allah (c.c.) ı anmamışsa bu kesilen hayvan helal olmaz. Çünkü Kuran'ın ayetleri yeterince açıktır ve bütün ulema arasında icma vardır." (Reddul Muhtar 5/298-299)

    Maliki Alimlerinden İmam Dasuki (rh.a.) ın bu konudaki açıklaması şöyledir: "Kuran ayetinin ifadesi "Allah(c.c.)’ ın adının anılmadığı hayvanın etini yemeyin." şeklindedir ki, burada gücü ve ehliyeti yeterli olduğu halde, bilerek Allah(c.c.) ın adını anmadığı durum söz konusudur. Ancak unutarak, yada güçsüz olma halinde Allah(c.c.) ın adını anmadan kesim yapılmışsa, bu halde kesilen hayvan Helâldir. Şeriatın hükmünden habersiz (cahil) bir kimse, kasten veya bilerek Allah (c.c.) ın adını anmayan herhangi bir kimse gibi aynı tavır içinde kabul edilir." (Haşıyat-al Dasuki alaal-şerhal Kabir 2/167-168)

    Hambeli mezhebinin görüşü ise İmam el Bahuti (rh.a.) tarafından şöyle ifade edilmiştir: "Bir kesicinin, kasten veya cahilliğinden dolayı Allah'ın adını anmadığı hayvanın etini yemeyiniz." emrinden dolayı, o hayvan helal olmaz. Ancak, unutarak Allah'ın adını anmamışsa;

    Şeddat ibni Said'den nakledilen "Bir müslümanın kestiği hayvan, kasıt olmadan, unutarak Allah'ın adını anmamış olsa dahi helâldir." hadisinden dolayı helal olur.” (Keşşaf al Kına ala Metn al İkna 5/181)

    Şafii mezhebine gelince,bizzat İmam Şafi hazretlerine atfedilerek belirtilen görüşüne göre "Bilerek Allah'ın adı anılmadan kesilse dahi hayvanın eti helâldir. Zira Allah'ın adının anılması sadece bir sünnettir."

    Ancak bugünün Şafii alimlerinden Şeyh Mufti Tagi Usmani, Arapça olarak yayınlanan bilimsel kitabı "Ahkam al Bhabaih" ta bu konuyu tartışarak diyor ki "İmam Şafiinin bu fetvası, olayın çok nadir olarak vuku bulmuş olması şartıyla sınırlıdır. Eğer gaflet ve dini emirleri hafife alma yüzünden Allah'ın adını anmama bir alışkanlık haline getirilmişse, o zaman Şafii ekolüne göre de bu hayvan helâl olmaz. İmam Şafii'nin Al Umm kitabına bakıldığında İmam Şafii'inin Allahın adının anılmadığı hayvanın helal olduğunu açıkca belirtmiyor, daha çok , Allah'ın adının unutularak anılmadığı durumda, helâl olacağını ifade ediyor."

    "Bir mümin eğitilmiş av köpeğini veya kuşunu gönderdiği zaman,Ben, Allah'ın adını anmasını tercih ederim (tavsiye ederim). Eğer unutarak Allah'ın adını anmamışsa, avlanan hayvan helâl olur." (Kitabal-Umm 2/227)

    Yine bu kitabında İmam Şafii ifade ediyor ki; "eğer bir kimse, hafife almak maksadı ile Allah'ın adını anmamışsa, o zaman kesilen hayvan helâl olmaz."

    "Eğer Müslüman Allah'ın adını anmayı unutmuşsa, kesilen hayvan helâl olur. Ancak, Allah'ın adını hafife almak (ıstıhfafen) maksadı ile anılmamışsa, o zaman kesilen hayvan helâl olmaz." (Al-Umm 2/131 Bab Zeba'ih ahlal- Kitab)

    İmam Şafii hazretlerinin bu metni tam açıklığı ile izah etmektedir ki; Şafi ekolü, bilerek Allah'ın adının anılmadığı hayvanların tüketilmeleri konusunda genel bir ruhsat vermemektedir. İhmalden hafife almaktan ve bu davranışı alışkanlık haline getirmekten dolayı Allah'ın adının zikredilmediği durumlarda kesilen hayvanın Haram olacağı kabul edilmektedir.

    Bütün bunların neticesinde, İmam Şafii'ye göre kasten Allah'ın adını anmadan kesilen hayvanın caiziyet hükmü, tesadüfen bir veya iki defa Allah'ı anmayı terk etmekle sınırlıdır. Bu durumda dahi, kesilmiş hayvanın etinden yemek mekruh olmaktadır.

    İmam Şafii ifade ediyor ki : "Allah'in adini anmasını tercih ederim." Böylece, Şafii fukahası açıkca belirtmiş oluyor ki, bir kimse Allah'ın adını kasten anmadan kesim yapmışsa. Kesilen hayvan mekruhtur ve kesen günahkar olmuştur.

    Anlatılanlardan anlaşıldı ki, kasten ve bilerek Allah'ın adı anılmadan kesilen hayvanlar Hanefi, Maliki ve Hambeli mezheblerine göre tereddütsüz olarak haram kabul edilmiştir. Allah'ın adını anmamak eğer lakaytlıktan, yada alışkanlık haline getirmekten kaynaklanıyorsa Şafii mezhebine göre de haramdır. Ancak bir vakit içinde birden fazla Allah'ın adını anmadan kesim yapılırsa, bu iş mekruhtur ve keseni günahkar yapar. Hayvanın etini yemek ise haram olmaz.

    Bazıları Sahih-i Buharide nakledilen bir hadise dayanarak, kasıtlı da olsa Allah'ın adını zikretmeden kesilen hayvanın helâl olduğunu savunmaya gayret ediyor.

    Hz. Aişe (r.anh.) nın naklettiği hadis-i şerife göre. " Bir grup müslüman Resulullah(s.a.v.) e gelerek şöyle dediler. Bazı insanlar bize et getiriyor ve biz bunların kesiminde Allah adının anılıp anılmadığını bilmiyoruz." Resulullah(s.a.v.) "O etlerin üzerine Allah'ın adını anın ve ondan sonra onu yeyin." diye cevap verdi. Hz. Aişe (r.a.) ekledi " Bu insanlar yakın zamanda İslâma girmiş kimselerdi." Sahih el Buhari 5507

    Ancak, bu hadis iddialarını doğrulamaz çünkü burada bir müslümanın önüne çıkan etin sadece Allah'ın adı anılarak kesildiği farzedilerek, helâl kabul ediliyor. Diğer bir müslüman kimseye hüsn-ü zan ediliyor. Çünkü Hz. Aişe (r.anh.) beyan ediyor ki bu şekilde düşünmenin sebebi, onlar yakın zamanda müslümanlığı kabul etmiş kimselerdi. Bu sebeple onların kestiği hayvanların etleri şüpheli olabilir. Ancak Resulullah(s.a.v.) emrediyor ki bir insan her ne kadar yenice islama girmiş olsa dahi geçerli ve helâl kesimin gereklerini yerine getirmiş bir müslüman olarak itibar edilmelidir. Eğer bir kimse Allah'ın adının anılmadığının farkında olursa, o zaman hayvan haram olur.

    Sonuç olarak, hadis, gözü ile hayvanın kesimini görmemiş birisinin eti satanın sözüne itimat etmeyi işaret etmektedir. Eğer ondan şüpheye sebep yoksa, o kimse eti satın alabilir ve onu yiyebilir. Eğer kesin olarak Allah adının anılmadığı biliniyorsa, hadis bu duruma cevap vermez. Bu iki durum arasındaki farklar açık ve nettir.

    Bu açıklamalar ışığında, hayvanların kesimi esnasında Allah'ın adının anılmasının önemi iyice anlaşıldı diye düşünüyorum.



     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 5
    Toplam Oy: 8


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.