 |
Site İstastiği |
 |
|
şu ana kadar 68453623 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003
|
|
|
 |
| |
Gönderen:huseyin Tarih: 14/05/2014 12:23
TARIM, GIDA VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TASAM’IN ORGANİZASYONUNDA GİMDES’İN KATILDIĞI OTURUMDA GDO TARTIŞILDI…
Tarım, Gıda ve Hayvanclık 2023 Kongresi Yenibosnadaki bir otelin salonlarında icra edildi.Farklı konularda, farklı katılımcıların yer aldığı 13 oturum gerçekleştirildi.
Biyo –Çeşitlilik ve GDO’lu Ürünler, Arz ve Gıda Güvenliği 2023 konulu Yedinci oturumda GİMDES adına Dr.Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER ve Ali KAYGISIZ Müzakereci olarak katıldılar.
Prof.Dr.Mehmet Murat KARAOĞLU, Prof.Dr. ŞEMİNUR TOPAL, Doç.Dr.Pervin AKOCAK, Dr.Mehmet Emin ŞAHİN konu üzerinde sunum yaptılar. Bütün Konuşmacılar GDO’nun olumsuzluklarını açık bir ifade ile belirttiler.
Bu sunumlardan derlenen bilgile şöyle;
Doğal kaynakların büyüyen insan nüfusunu besleyemez duruma geldiği ; bu sebepten üretimi artırmak için Transgenik tarıma geçilmesinin kaçınılmaz olduğu iddiaları tamamen gerçeği yansıtmamaktadır. Biyo çeşitliliği yoketme, biyo güvenliği tehlikeye atma ve bu imkânların seçilmiş bir avuç sömürücü güçlere bütün insanlığı köle yapmaya sebebiyet vereceği , aksine doğanın taşıdığı nimetlerin dünya nüfusunun kat kat fazlasına yetecek durumda olduğu problemin nimetlerin adaletli ve hakça paylaşılmamasından kaynakladığı ifade edilmiştir.
Bir örnek olması için Dünyada 800 milyon-1 milyar arasında insan topluğu açlıkla savaşmaktadır.
Üçüncü Dünya ülkelerinde her yıl milyonlarca insan açlıktan ölürken; Amerikalıların %34’ü, Avrupalıların %25’i de şişmanlık (obezite) sorununu yaşamaktadır.
“Amerika Çevre Koruma Örgütü (EPA)”nın transgenik ürünlerin olduğu alanların yüzde 15 ila 30’unun “sığınak zonu” olarak geleneksel tarıma ayrılmasını önerisinin; GDO tehlikesinin büyüklüğünün, tarım için ciddi bir tehdit boyutunda olduğunun kanıtı olduğu şeklinde değerlendirilmektedir.
Sığınak zonu uygulamasına ilişkin çeşitli öneriler vardır. Ancak, GDO olan ve olmayan bitkiler arası gen kaçışlarını sınırlandırmak ve riski en aza indirgemek üzere önerilen ekim düzeni;
İspanya’da 500m.nin, ABD’de 600m.nin, Kanada’da 800m.nin, İngiltere’de 3000m.nin üzerinde (özellikle organik tarım bölgesinden) ayırım mesafesi olması gereği kabul edilmiştir.
Gıda Egemenliği Formunda alınan kararlar ise şöyle;
Halkların kendi gıda ve tarım sistemlerini, diğer insanlara ve doğaya zarar vermeden, demokratik olarak belirleme hakları. Adil sürdürülebilir gıda sistemini kazanmak,Gıda dağıtımını yerelleştirmek üretici – tüketici zincirini kısaltmak, Üretim- tüketimde sosyal adaleti sağlamak, Çalışma ve sosyal koşulları iyileştirmek, Ortak varlıkların (hava, su, toprak tohum, hayvan,vb.) kullanımı ve miras hakkını korumak,
Kamu politikalarını, kırsal bölge canlılığı ve gıda üreticileri için adil fiyatlarla sürdürmek, GDO’suz yaşamı garanti etmek, İnsanlara ve değerli kaynaklara zarar vermemeyi garantilemek.
Konuşmalardan sonar müzakerelere geçildi. Burada Dr.BÜYÜKÖZER ve KAYGISIZ söz alarak “ öncelikle konuşmacılara savundukları konular için teşekkür edildi. GDO konusunda kainatın yaratıcısı 1400 yıl once hükmünü bütün insanlara bildirmiştir.
BAKARA Suresi. 205. O, dönüp gitti mi (yahut bir iş başına geçti mi) yeryüzünde ortalığı fesada vermek, ekinleri tahrip edip nesilleri bozmak için çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez.
Batı emperyalizminin insanlığı getirtiği bu tehlikeli noktaya Müslümanlar olarak bizim düşmememiz gerekmektedir. Hepimiz biliyoruz ki gıda kaynakları çok önemlidir. Kıyamete kadar da bütün insanların ihtiyacını karşılayacaktır. Bugün açlık varsa bu smürücü emperyalistlerin adaletsiz bir şekilde bu kaynaklara el koymaya çalışmasından kaynaklanmaktadır. Çözüm asla GDO’lu tarım değildir.
|
|
| |
 |
Haber Puanlama |
 |
|
Ortalama Puan: 5.0 Toplam Oy: 7

|
|
|
 |
|
|