TALUT VE CALUT KISSASINI BUGÜNÜMÜZE UYARLIYABİLİRMİYİZ?
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

YASAL UYARI

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

Daru'l Halal Medresesi
Daru'l Halal Medresesi

Günün Ayeti
"Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, muhakkak üstün olan sizsinizdir." Ali İmran 139

Günün Hadisi
"Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek, Allah için buğzetmektir." Hz.Ebu Zer (r.a.)

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    46999421
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    TALUT VE CALUT KISSASINI BUGÜNÜMÜZE UYARLIYABİLİRMİYİZ?


    Gönderen:huseyin Tarih: 01/06/2019 03:10
    konferans TALUT VE CALUT KISSASINI BUGÜNÜMÜZE UYARLIYABİLİRMİYİZ?

    Kur’an’da Talut ile alakali 5 ayet geçiyor ,

    “Peygamberleri onlara: "Allah, size hükümdar olmak üzere Talût'u gönderdi. demişti. Onlar: Ona bizim üzerimize hükümdar olmak nereden geldi? Oysa hükümdarlığa biz ondan daha lâyıkız, ona maldan bir genişlik, bir bolluk da verilmemiştir. dediler. Peygamberleri de Onu sizin başınıza Allah seçmiş ve ona bilgi ve vücut bakımından bir güç, bir genişlik vermiştir." dedi. Hem Allah, mülkünü dilediğine verir. Allah'ın rahmeti geniştir, o her şeyi bilir.” (Bakara 247)

    “Peygamberleri, onlara şunu da söylemişti: Haberiniz olsun, Onun hükümdarlığının alâmeti, size o tabutun gelmesi olacaktır ki onda Rabbinizden bir sekine (sükûnet, gönül rahatlığı), Musa ve Harun ailelerinin bıraktıklarından bir bakiyye (kalıntı) vardır. Onu melekler getirecektir. Eğer iman etmiş kimselerden iseniz, bunda sizin için kesin bir ibret, bir alâmet vardır.” (Bakara 248)

    “Talut, ordu ile hareket edince dedi ki: "Allah sizi mutlaka bir nehirle imtihan edecek. Kim ondan içerse, benden değildir. Kim de onu tatmazsa, işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka (bu kadarına ruhsat vardır)." Derken içlerinden pek azı hariç, hepsi de varır varmaz ondan içtiler. Talut ve beraberindeki iman eden kimseler nehri geçtiklerinde. "Bizim bugün, Calut ile ordusuna karşı duracak gücümüz yok." dediler. Allah'a kavuşacaklarına inanıp, bilenler ise şu cevabı verdiler: "Nice az topluluklar, Allah'ın izniyle nice çok topluluklara galip gelmişlerdir. Allah, sabredenlerle beraberdir." (Bakara 249)

    “Calut ve ordusuna karşı savaş meydanına çıktıkları zaman da şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerlerimize sabır dök, ayaklarımızı sabit tut ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!" (Bakara 250)

    “Derken, Allah'ın izniyle onları tamamen bozdular. Davud, Calut'u öldürdü ve Allah, kendisine hükümdarlık ve hikmet (peygamberlik) verdi ve ona dilediği şeylerden de öğretti. Eğer Allah'ın, insanları birbirleriyle savması olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulur giderdi. Fakat Allah, bütün âlemlere karşı büyük bir lütuf sahibidir.”( Bakara 251)


    Calut zamanının en güçlü ordusuna sahip zalim ve kafir bir kral. Talut zamanın Peygameri tarafından ordunun başına tayin edilmiş bir komutan. Her devirde olduğu gibi toplumun içindeki güçlü çatlak sesler, bahaneler uydurarak itiraz ettiler. Peygamberleri de cevaben; "Onu sizin başınıza Allah seçmiş ve ona bilgi ve vücut bakımından bir güç, bir genişlik vermiştir." dedi.

    Talut ordusu ile yola çıktı. Allah(CC)’ın bildirmesi ile yolda başlarına geleceklerinin haberini verdi. "Allah sizi mutlaka bir nehirle imtihan edecek. Kim ondan içerse, benden değildir. Kim de onu tatmazsa, işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka (bu kadarına ruhsat vardır)." Bu ikaza ragmen her devirde olduğu gibi, ordunun büyük bir kısmı yasağı çiğneyince saf dışı kaldı. Sağlam kalan azınlık önce karşılarındaki süper güçden korktular. "Bizim bugün, Calut ile ordusuna karşı duracak gücümüz yok." dediler. Arkasından imanları yetişerek; "Nice az topluluklar, Allah'ın izniyle nice çok topluluklara galip gelmişlerdir. Allah, sabredenlerle beraberdir."

    Toplumun "Ona bizim üzerimize hükümdar olmak nereden geldi? Oysa hükümdarlığa biz ondan daha lâyıkız, ona maldan bir genişlik, bir bolluk da verilmemiştir." diyen çatlak seslere ragmen, Allah(CC) müstakbek Peygamberi Davut(sav)’i de ordusuna koydu ve Calut’u O’na öldürttü.

    Tâlût ve Câlût hadisesi yukarıya aldığımız şekliyle âyet ve hadîslerde ifâde edilmiştir. Kur’ân’da anlatılan Talût ve Calût kıssası da tam da günümüzde yaşanan fitneler karşısında, mü’minlerin geçirdiği iman zafiyetini anlatmaktadır. Yani imanı zayıf olanların yok olup gittiklerini, gerçek iman sahiplerininse, az kalmalarına rağmen cihad ederek zafer kazanıp varlıklarını devam ettirdiklerini anlatmaktadır.

    Biz bu günümüze bakalım: Calut makamında ABD’nin başını çektiği şer güçleri irili ufaklı gayri müslim ve hatta, güya müslim devletçikler, tam tekmil, yerlerini aldılar. Talut ve ordusu bekleniyor. Bunlar kimlerdir ve nerededirler? Her bir Müslüman bu sorunun doğru cevabını feraseti ile araştırıp doğru yerde yer almak zorundadır.

    Biz Müslümanız bu muazzam kâinatın kurucusunun, yöneticisinin Allah (CC) olduğuna iman ediyoruz.Gelmiş geçmiş devirler dahil bütün zamanlar içerisinde gerçekleşmiş ve gerçekleşecek olayların Allah(CC)’ın “OL” emrine vabeste olduğuna iman ediyoruz. Din Allah(CC)’ındır. Mademki Kâinatta Dinin dışında cereyan edecek bir nesne yoktur. herşeyi dine bağlayıp dini istismar ediyorsunuz suçlamasını yapanlar, yavuz hırsız oyunu oynamaya çalışıyorlar. gerçekte istirmarcı onlardır.

    Son Peygamberimiz (sav) de sahih bir Hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur: “Müslümanlarla Yahudiler çarpışmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Yahudi taşın, ağacın arkasına saklanacak, bunun üzerine o taş, o ağaç Yahudi’yi kovalayan kimseye, ‘Ey Müslüman! Arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür!’ diyecek. Yalnız garkad ağacı bir şey söylemeyecek; çünkü o Yahudilerin ağaçlarındandır.” (Buhârî, Cihâd 94, Menâkıb 25; Tirmizî, Birr, 25; Müslim, Fiten 82)

    Alemlere rahmet olarak gönderdiğin son Peygamberini, Muhammed Mustafa sallahu aleyhi vesellemi de Rabbim, hiç bir zaman yalancı çıkartmadın. İnanıyorum ki, Mutlaka yahudilerin de hesabını göreceksin. “Peki bütün dünyadaki müslümanlar yer yer perişen, aciz ve takatsiz iken, buna karşılık bir avuç yahudinin başta büyük şeytan ABD ve irili ufaklı şer güçlerin güçlü ve hakim durumda destekleri bulunduğu bu şartlarda bu nasıl olacak?” deyip sakın bir korku ve telaşın arkasına düşüp yeise kapılma ey kardeşim. Hemen Rabbinin Kur’an’ına dön. O ne diyor, kulak ver?

    “Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsiniz. “ (Ali İmran 139) “Az sayıdaki nice topluluk, çok sayıdaki nice kalabalığı Allah’ın izniyle yenmiştir. Allah, sabredenlerle beraberdir” .(Bakara 249)

    “Derken, Allah'ın izniyle onları tamamen bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü ve Allah, kendisine hükümdarlık ve hikmet (peygamberlik) verdi ve ona dilediği şeylerden de öğretti. Eğer Allah'ın, insanları birbirleriyle savması olmasaydı, yeryüzü mutlaka bozulur giderdi. Fakat Allah, bütün âlemlere karşı büyük bir lütuf sahibidir.” (Bakara 251)


    konferans


     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 5
    Toplam Oy: 9


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.