 |
Üye Girişi |
 |
|
|
Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız.Şifrenizi unuttuysanız lütfen tıklayınız.
|
|
|
 |
 |
Günün Ayeti |
 |
|
|
"Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez. Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı yine kendisinedir. Ey Rabbimiz, eğer unuttuk ya da yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme! Ey Rabbimiz, bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmeyeceği yükü de yükleme! Bağışla bizi, mağfiret et bizi, rahmet et bize! Sensin bizim Mevlâmız, kâfir kavimlere karşı yardım et bize." Bakara 286
|
|
|
 |
 |
Günün Hadisi |
 |
|
|
Resulullah (sav) ribayı (faizi) yiyene de, yedirene de lanet etti." (Ebu Davud ve Tirmizi`nin rivayetlerinde şu ziyade vardır: "(Faiz muamelesine) şahitlik edenlere de bu muameleyi yazana da...") Hz. İbnu Mesud(r.a.)
|
|
|
 |
 |
Editör'den |
 |
|
ONUN İÇİNDE NE VAR?
ÇOCUKLARINIZ NE YİYOR?
BİLİYOR MUSUNUZ?
Harribo, Marsmellow, Toffe ve marketlerden satın alınan diğer şekerlemeler, çikolatalar, dondurmalar, meyvalı-meyvasız yoğurtlar, pastalar, kekler, sakızlar...
Peki, "BUNLARIN İÇİNDE NE VAR?" diye HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?
Maalesef bu ve benzeri gıda maddeleri, ekseriya, DOMUZ ve BENZERİ HAYVANLARIN derilerinden, kemiklerinden, iç yağlarından, kıllarından, maya ve enzimlerinden üretilen katkı maddeleri ihtiva edebilmektedir.
HALBUKİ, DİNİMİZDE BUNLARIN YENMESİ HARAM KILINMIŞTIR.
PEKİ, SİZ ANNE VE BABALAR!... Sorumlu insanlar olarak, bu maddeleri marketlerden satın almadan önce ONUN İÇİNDE NE VAR? sorusunu sorup araştırmak zorunda değil misiniz?
|
|
|
 |
 |
Kitabimiz |
 |
|

Yeni kitabımızın 6.Baskısı tamamlanarak satışa sunulmuştur. İsteme ve bilgi alma adresi olarak
kitab.com.tr 'linkinı kullanabilirsiniz
|
|
|
 |
 |
Site İstastiği |
 |
|
Şu ana kadar 6020411 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003
|
|
|
 |
| |
Gönderen:huseyin Tarih: 16.03.2008 Saat: 05:26
ŞEYTANIN ORTAKLARI
MÜSLÜMANLARIN YAŞAM TARZLARINI DEĞİŞTİREREK NASIL KÖLELEŞTİRDİLER?
Bir gün Şeytanın Ortakları, dünya çapında konvansiyonel bir toplantı için tüm dostlarını çağırmışlar.
Açılış konuşmasında demişler ki:
”Asırlardır ordularımızla defalarca savaşlar yaptık. Ancak onları bir türlü dinlerinden uzaklaştıramadık. Müslümanların Camilere gitmesini engell eyemiyoruz. Kur'an okumalarını ve gerçekleri öğrenmelerini de engelleyemiyoruz. Allah ve elçisi ile sağlam ilişkiler kurmalarını da engelleyemiyoruz. Allah ile bir kere bağlantı kurduklarında üzerlerindeki gücümüz kırılıyor.”
Toplantıya katılanlar demişler ki:
”Gerçekten zor bir durum, peki ne yapalım?”
İçlerinden biri şöyle demiş: “Bırakın Camilere gitsinler. Fakat zamanlarını, yaşam tarzlarını sinsi bir şekilde çalın, dikkatlerini dağıtın; böylece gün boyunca Allah ve Elçisi ile hayati öneme haiz bağlantıyı kuramasınlar.”
Diğerleri sormuş: Bunu nasıl başaracağız?
O kişi:”Hayatın önemsiz ayrıntılarıyla zihinlerini sürekli meşgul edin! Müslümanların kulaklarına şunu fısıldayın:Harca, harca, harca.. Borç al, borç al, borç al..'
Kadınlarını işe girip uzun saatler boyunca çalışmaları için ikna edin ! Erkeklerin haftada 6-7 gün, günde 10-12 saat çalışmalarını ve böylece hayatlarında boşluk kalmaması için planlar yapın! Çocukları ile zaman geçirmelerini engelleyin!
Yedikleri ile içtikleri ile oynayın. Onları, adamlarınız tarafından üretilmiş hazır gıdaları yemeleri için reklam bombardımanına tabi tutun İslam dininde ne kadar yasak edilmiş gıda maddesi varsa, ne yapıp yapıp, o maddeleri sinsi bir şekilde günlük gıdalarının içerisine koyun. Öyle yapın ki, ana karnından mezara kadar vücutları için sizin ürettiğiniz ürünlerden başka bir ürün bulamasınlar. Böylece bir müddet sonra imanları zaafa uğrayacak ve dinle bağlantıları zayıflayacaktır.
Kendi yaşam tarzlarını aşağılayın, kötüleyin. Onları köleleştirecek, emrinize sokacak yeni yaşam tarzını modern bir yaşam tarzıymış gibi propağandasını yapın. Bilhassa kadınlarının tesettür dedikleri örtüleri ile ilişkilerini kesin. Çıplaklığın, açılıp saçılmanın modern hayatın vazgeçilmez bir şartı olduğunu çeşitli etkileyici yayınlarla pompalayın. Gerekirse Müslüman ülkelerdeki sadık ve etkili dostlarınız vasıtası ile baskı uygulatın.
Evleri ve yuvaları ferahladıkları bir yer olmaktan çıkartın! Zihinlerini o kadar meşgul edin ki kendi iç seslerini dinleyemesinler! Nefis muhasebesi yapamasınlar.Böylece kafaları karışacak, Allah ve elçisi ile zihinsel beraberlikleri kopacaktır.”
Bravooo, mükemmel fikir, diye alkışlamış dostları.
Durun, daha bitmedi, diye devam etmiş o kişi:
”Kahvehanelerde, doktor muayenehanelerinde, kafe'lerde masaları gazete ve dergilerle doldurun! Zihinlerini 24 saat haber bombarıdmanına tabi tutun! Araba kullanma esnasında bile tefekkür etmelerini engelleyin, İnternete girenlerinin mailboxlarını,junk maillerle, sipariş katalogları ile, bahislerle, çekilişlerle, promosyon ürünleri ile ve boş umutlarla doldurun!
Gazete ve TV'leri ince yapılı güzel modellerle doldurun ki kocaları dış güzelliğin önemli olduğuna inansınlar ve hanımlarından hoşlanmasınlar! Kadınların, akşamları kocalarıyla ilgilenemeyecek kadar çok yorulmasını sağlayın! Eğer kadınlar, erkeklerin ihtiyacı olan sevgiyi veremezlerse, erkekler bu sevgiyi başka yerlerde arayacaklardır!
Çocuklarına namazın önemini anlatmalarını engellemek için içi boş hikaye kitaplarını tavsiye edin! Doğaya çıkıp Allahın yaratma sıfatını görmelerini engellemek için onları kapalı mekanlarda çok meşgul edin, bilgisayar oyunlarına, eğlence parklarına, fuarlara, spor karşılaşmalarına, oyunlara, konserlere, sinemalara vs götürün! Oralarda kavga çıkarıp birbirlerini vurmalarını sağlayın!
Bizim işimiz fitne çıkarmaktır, bunu unutmayın! İslami dostluklar ve sohbetler yerine, taraftarlıkları-parti dostluklarını ve dedikoduları teşvik edin! İşte plan bu! Futbol, hayatlarının odağı olsun. Futbolcuların, artistlerin ve mankenlerin isimlerini çocuklarına ezberletmeyi marifet saysınlar! Ancak İslamın şartlarını merak bile etmesinler!”
Kurnazca düşünülen bu plan için dostları arkadaşlarını çılgınca alkışlamışlar ve ülkelerine dağılırlarken Müslümanları daha fazla meşgul edeceklerine, telaş içinde oraya buraya koşuşturtacaklarına, Allah'a, Elçisine ve ailelerine daha az zaman ayırtacaklarına söz vermişler.
Sizce bu planlarında başarılı oldular mı dersiniz?
GIDA RAPORU
|
|
| |
 |
Haber Puanlama |
 |
|
Ortalama Puan: 4.91 Toplam Oy: 46

|
|
|
 |
|
Re: ŞEYTANIN ORTAKLARI (Puan: 0) Gönderen: Anonymous Tarih: 18.03.2008 Saat: 15:58 | "Kur'an okumalarını ve gerçekleri öğrenmelerini de engelleyemiyoruz. Allah ve elçisi ile sağlam ilişkiler kurmalarını da engelleyemiyoruz. Allah ile bir kere bağlantı kurduklarında üzerlerindeki gücümüz kırılıyor.”
Boyle dusunen birinin muslumanligi secmesi gerekmez mi? |
[ Cevap Ver
Re: ŞEYTANIN ORTAKLARI (Puan: 1) Gönderen: ziya7734 Tarih: 10.04.2008 Saat: 05:03 (Kullanıcı Bilgisi | Mesaj Gönder) | | o kadar başarmışlarki bizde sümsük sümsük oturp seyretmişiz yazıklar olsun bana ve bize inşallah bu oyunlarını bozacağız ben şu andan itibaren çalışmaya başlıyorum inşallah |
[ Cevap Ver
|