 |
Site İstastiği |
 |
|
şu ana kadar 68597357 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003
|
|
|
 |
| |
Gönderen:huseyin Tarih: 22/02/2026 02:18
RAMAZANDA ORUÇ TUTANLAR İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ
Dr.Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER
Ramazan ayında, şartları oluştuğu zaman Müslümanların en önemli ibadeti, bilindiği gibi, oruçtur. Bu ibadeti sağ salim tamamlamak için maddi ve manevi şartlara riayet etmek gerekir. İslam dini, ibadeti kişilerin arzu ve ihtiyarına bırakmamış, onu birtakım kurallara bağlayarak düzende tutulmasını sağlamıştır. Özellikle farz ve vacip olan ibadetler belli şartlar içine alınıp sınırları belirlenmiş ve insanların onlarda bir fazlalık veya eksiklik yapmasına izin ve imkân verilmemiştir. Sünnet olan ibadetler de birtakım kurallara bağlanıp uygu¬lama yöntemleri tayin edilmiş ve Rasulüllah (s.a.v.)’ın belirlediği ölçü ve prensiplere bağlı kalanlar büyük ecirlerle müjdelenirken, bağlı kalmayanların muahaze edilecekleri haber verilmiştir.
Oruç konusunda da birçok önemli ve uyulması gerekli olan şartlar vardır. Şüphesiz iftar ve sahurun ayrı bir yeri ve anlamı her zaman söz konusudur. İşte! Ramazana girdik 4 gününü de geride bıraktık. Bu yıl da soğuk havada oruç tutacağımızı hatırımızdan çıkartmayalım, mümkün mertebe az etkilenmemiz için uzmanlar öneriler sunuyor. Bu önerileri sizin için özetliyerek sunuyorum: Oruç tutanların sağlıklarına dikkat etmeleri ve soğuk havadan daha az etkilenmeleri yönünde şu uyarılarda bulunuyorlar: “Yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için günün iftar sahur arası bölümünde iftar öğününü zamanında ve yeterince yapmak ve sahur öğününü atlamamak gerekir.
Ebu Said el-Hudri (r.a)’ın rivayetine göre Resul-i Ekrem Efendimiz(s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Sahur yemeğinde bereket vardır. Bir yudum su bile içecek olsanız sahura kalkmayı ihmal etmeyiniz. Çünkü sahura kalkana Allah rahmet eder, melekler de bağışlanmaları için dua ederler.” (Müsned, 3:44)
Sahura kalkmak iki türlü berekete vesiledir. Birisi, sahur yemeğini yiyen insanın gündüz oruç sıkıntısını çok daha az çekmesi, oruca dayanıklı olmasıdır. Böylece Cenab-ı Hak onun rızkına, yediklerine bereket, bolluk ihsan eder. Diğeri de, seher vakti uyanık kalmakla insan, ibadete, duaya ve zikretmeye fırsat bulur. Çünkü sahura kalkamayacak olsa o bereketli saatleri uyku ile geçirecek, dolayısıyla manevî hissesi az olacaktır.
Hadisteki teşvik bu iki noktanın sağlanması açısından önem taşır. İftar ve sahuru değerlendirirken ifrat ve tefrikten uzak durulmalıdır. Ne dengeli beslenmeyi bir kenara itmek, ne de aşırı beslenmeyi öne çıkarmak olmaz. Çünkü bu beslenme tarzı ya açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olur veya aksine eğer sahur öğünü ağır yemeklerden oluşursa gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı ve kilo alma riski artar. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalıdır.
Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, çok az miktarda tam tahıllı ekmek gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilebilir. Gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların, midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi, aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemeklerle hamur işlerinden uzak durulması uygun olacaktır. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da iftar sofraları için hazırlanan yiyecekler ve bunların tüketim miktarlarıdır.
İftar sofralarında ekseriya bir insana yetecek yemeğin bir kaç kat fazlası bulunabilmektedir. İftarda kan şekeri çok düşük olduğundan, kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Beyin, doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında fazla miktarda, enerjisi yüksek besinler yenir ve bu durum hem sağlık açısından risk oluşturabilir hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir.
Günde ortalama en az 2-2,5 litre su içmeye, bununla birlikte ramazan ayında sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve sebze suları, sade soda vb. sık sık tüketmeye özen gösterilmelidir.
Çocuklar sıvı-elektrolit dengesine daha duyarlı oldukları için çok daha dikkatli ve tedbirli davranılmalıdır. Çocuklar su ihtiyaçlarını farketmeyecekleri ve ifade edemeyecekleri için sık sık kaynatılmış ve soğutulmuş su içirmekte fayda vardır.”

|
|
| |
 |
Haber Puanlama |
 |
|
Ortalama Puan: 5.0 Toplam Oy: 1

|
|
|
 |
|
|