ÇOCUKLARIMIZ İÇİN OKULLARIMIZ BUGÜN AÇILIYOR. ÇOCUKLARIMIZI BİLE BİLE ZEHİRLEMEYELİM
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

YASAL UYARI

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

Daru'l Halal Medresesi
Daru'l Halal Medresesi

Günün Ayeti
"Ey kitap ehli! Niçin hakkı batıla karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz? " Ali İmran 71

Günün Hadisi
"Çocuklarınıza, onlar yedi yaşında iken namazı emredin. On yaşında olunca namaz(daki ihmalleri) sebebiyle onları dövün, yataklarını da ayırın." Hz. Amr İbnul As(r.a.)

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    46587721
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    ÇOCUKLARIMIZ İÇİN OKULLARIMIZ BUGÜN AÇILIYOR. ÇOCUKLARIMIZI BİLE BİLE ZEHİRLEMEYELİM


    Gönderen:huseyin Tarih: 19/09/2016 01:36
    kadir ÇOCUKLARIMIZ İÇİN OKULLARIMIZ BUGÜN AÇILIYOR. ÇOCUKLARIMIZI BİLE BİLE ZEHİRLEMEYELİM…

    GİMDES Genel Başkanı Dr. H.K.Büyüközer Okul çocuklarımızın Beslenme ve Okul Kantinleri konusunda bir Basın Açıklaması yaptı. Bu önemli açıklamayı ziyaretçilerimizin dikkatine sunuyoruz. Bu basın açıklamasını, bilhassa çocuk velilerimizin, Okul Aile Birliği görevlilerimizin, okul yönetimlerimizin ve Milli Eğitim Bakanlığı birimleri görevlilerimizin sabırla sonuna kadar okumalarını özellikle rica ediyoruz.

    “Okullar açıldı. Çocuklarımızı ve anne-babalarını tatlı bir okul telaşı sardı. Sokaklarda, pazarlarda, dükkanlarda ve evlerde bu tatlı telaş devam ededursun, biz başka bir konuya “Çocuklarımızın okul dönemi beslenmelerinde okul kantinlerinin durumuna” değinmek istiyoruz:

    Çocuklarımızı beslenmeleri için emanet ettiğimiz okul kantinlerinin kontrolsüz, kalitesiz ve daha da önemlisi, sağlıksız ve inançlarımıza uymayan ürünlerin satıldığı mekânlar haline geldiği herkes tarafından bilinen bir keyfiyettir. Biz bu konu hakkında okul yönetimlerine, okul aile birliklerine ve velilere ciddi hatırlatmalarda bulunmak istiyoruz.

    Çocuklarımız bugün gönül dünyamızın çiçekleri, yarın ise ülkemizin geleceğinin teminatıdır. O halde çocuklarımızın okul dönemi beslenmelerine ve bu beslenmede önemli bir konum kazanmış olan okul kantinlerinin durumuna hep birlikte bir bakalım diyoruz.

    Bilinçsiz beslenme, sağlıksız nesiller yetişmesine neden olur. Kalp hastalıkları, bazı kanser türleri, allerjik rahatsızlıklar ve osteoporoz (kemik erimesi) gibi pek çok ciddi hastalığın temeli çocuklukta atılır. Bu nedenle çocuklarınız daha küçük yaşlardayken onlara düzenli beslenmeyi öğretmek gerekir. Beslenme eğitimi ne kadar erken başlarsa, çocuğun gelişim ve zekâ düzeyi ile bağışıklık sistemi de o denli güçlenir.

    Hal böyle olunca, abur cubura dikkat etmek gerekecektir. Ama maalesef bütün çocuklar cips, kraker, çikolata ve şekerlemeleri çok sever. Zaten bunlar da çocuklar için üretilir; Bu tip yiyeceklerin sıkça ve fazla tüketilmesi iştahı kapattığından, çocuğun beslenmesini ve dolayısıyla sağlığını da kötü yönde etkiler. Abur cubur yiyecekleri sık, zamansız ve fazla tüketen çocuklar genellikle kilo alamazlar ve vücutları dirençsiz kalır. Bu nedenle de sık hastalanırlar.

    Yeni beslenme alışkanlıklarından fast-food beslenme kalbe zarar vermektedir. Çünkü daha çok hazır yiyecek satışı yapılan yerlerde uygulanan yüksek ısıda pişirme tekniği, doğal yağların içeriğinde kimyasal değişiklikler oluşturur. Bu besinler başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına davetiye çıkarır. Bu nedenle uzmanlar “fast-food” olarak adlandırılan beslenme alışkanlığının gençler arasında yaygınlaştığı ve kalp krizi geçirme yaşının da giderek düştüğünü vurguluyor. Kalp krizinin 40 yaşın üzerinde yaygın görüldüğü ifade edilse de, son yıllarda Türkiye genelindeki istatistikler gözden geçirildiğinde kalp krizinin 12’li yaşlara kadar indiği görülür. Son yıllarda 12, 15, 17 yaşlarındaki çocuklarımızın ani kalp krizi sonucunda vefat haberleri konunun ne ölçüde önemli olduğunun göstergesidir.

    Çünkü okul döneminde kantinler çocuklarımızın beslenmesinde çok önemli bir yer tutmakta. Çocuklarımız için fast-food yiyecekler daha cazip olduğu için öğle yemeklerini beğenmeyen çocuklarımız, beslenmek için kantine yönelmekteler. İşte bu noktada risk ve tehlike başlamakta. BU sebeple, Okulların açılmasıyla birlikte yetkililer kantinleri sıkı bir denetime tâbî tutmalıdır.

    Çocuğun beslenmesiyle ilgili neler yapabilirsiniz?
    Öncelikle çocuğunuza anne-baba olarak siz iyi örnek olmalısınız. Babası televizyon karşısında cips yiyen ya da annesi sebzeyi görünce yüzünü buruşturan bir çocuktan aksi davranışları beklemek mümkün değildir. Eve cips, çikolata, kolalı içecekler, hazır meyve suları gibi besinleri almayın. Çocuğunuzu bu tip gıdalarla ev ortamında karşılaştırmayın. Israr ederse onunla oturup bu tür besinlerin bünyesine nasıl zarar verdiğini uygun bir dille anlatın, ama sakın korkutmayın.

    Çocuğunuzun zihinsel ve bedensel olarak sağlıklı gelişmeleri için düzenli süt tüketmelerine dikkat etmelisiniz. Zengin bir vitamin ve benzersiz kalsiyum kaynağı olan süt, çocukların özellikle gelişim çağında mutlaka düzenli ve yeterli miktarda tüketmesi gereken bir besin maddesidir.

    Çocukların sağlıklı beslenmesi ve bunun için yeterince süt içmelerinin sağlanması da, yeni eğitim öğretim dönemi başlarken daha da önem kazanıyor. Sağlıklı gelişme için beslenme çantasına her gün konulacak bir kutu süt, çocukların gerek sağlığında, gerekse okuldaki başarısında etkili olacaktır.

    Yapılan araştırmalar, Türkiye’deki okul çağı çocuklarının beslenme alışkanlıklarına ilişkin kaygı verici bir tablo ortaya koymaktadır. Araştırmaya göre, okul çağındaki çocukların yüzde 60 ila 85’i kahvaltı etmiyor. Yüzde 25 ila 43’ü ise sokak satıcılarından alışveriş yapıyor. Süt ve ayran tüketimi ise yüzde 15 ila 25 civarında kalıyor. Bunların yerine, hiçbir besin değeri olmayan kola, renkli/renksiz gazoz türü içeceklerin tüketimi büyük oranlar oluşturuyor. Bu da özellikle ilköğretim öğrencilerinin önemli bir kısmının yetersiz beslenmesi anlamına geliyor.

    Türkiye’de yetersiz ve yanlış beslenme alışkanlıklarından ötürü, çocuklarımız sağlıksız gelişiyor. Bu sorunu aşmak için çocuğa erken yaşlarda yeterli süt tüketim alışkanlığını kazandırmak gerekir. Çünkü, çocuğun sağlıklı beden ve zihin gelişimi açısından son derece önemli bir yere sahip olan kalsiyum hiçbir besinde sütte olduğu kadar yüksek oranda bulunmuyor.

    Okul Kantinlerinde Sağlıksız Beslenme Okul kantinlerini işletme veya ihale ile kiraya verme yetkisi, okul aile birliklerinin elinde. Kantinlerin denetimi ise okul yöneticilerine bırakılmış. İşletmesi ihaleyle verilen kantinlerden elde edilen net kira gelirinin yüzde 80’i okul aile birliğine, yüzde 10’u ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gidiyor. Kalan yüzde 10 ise İl Milli Eğitim Müdürlüğüne veriliyor. Bu durumda okul kantinlerini işleten bütün bu kurumlar, öğrencilerin sağlıksız beslenmelerinin müsebbipleri haline gelmiş oluyorlar. Bu yüzden okul kantinlerinin gıda mevzuatı kapsamına alınması gerekmektedir ve bunun hemen yapılması elzemdir. Artık okul kantinlerinde kolalı ve gazlı içeceklerin, yüksek oranda şeker ve yağ, özellikle trans yağ içeren yiyeceklerin satılması tamamen yasaklanmalıdır.

    Çocuğunuza verebileceğiniz en büyük zarar, onu devamlı bir kola ve gazoz içicisi, kola ve gazoz bağımlısı yapmanızdır. Bu kötü alışkanlıktan onu korumanızın en sağlam yolu ise evinize kola ve gazlı içecekler sokmamaktır. Renkli içecekler, her gün alınan, yemek masasının devamlı içeceği olmamalıdır. Bazılarının yaptığı gibi, buz gibi kolayı kafaya diktikten sonra çocuğuna “aman yavrum sen içme” diyenlerden de olmamalısınız. Unutmayın, evde çocuk varsa sofranızda devamlı bulunması gereken tek içecek; su ve süt olmalıdır.

    Dünyanın en yararlı içeceği olan sütten korkmayın! Yaşlandıkça insanların kalsiyum ve D vitaminine olan ihtiyacı artar, bu nedenle süt, yalnız çocukların değil, erişkinlerin de ihtiyacıdır. Bundan ötürü Devletin, köylüden soframıza gelirken üç misli kârla satılan sütün halka daha düşük fiyatla ulaşması için gerekli tedbirleri alması lazımdır. Öncelikle bilerek veya bilmeyerek yapmaya devam ettiğimiz ve bize dayatılmış “Sağlıksız Yaşam Tarzı”nın bir uzantısı olan “Sağlıksız Beslenme” alışkanlıklarımızı okullarımızda ve evlerimizde artık terketmeliyiz.

    Zararlı, tehlikeli ve dinen mahzurlu olabilen çeşitli kimyasal katkı maddeli hazır gıdalar yerine, evlerimiz ve okul kantinlerimiz yeni bir gıda diyet formatına döndürülmelidir. Yaş meyve ve bunların taze sıkılmış meyve sularından, yurdumuzda bol miktarda yetişen ceviz, fındık, fıstık gibi kuru yemişlerden, süt, ayran, peynir, zeytin, kepekli, yulaflı unlardan yapılmış ekmeklerden oluşan bir diyet formatının çocuklarımızın “Sağlıklı Beslenme”sine uygun bir format olduğunu düşünüyoruz.

    Yeni öğretim dönemine girildiği bu günlerde çağrımız, ilgili Bakanlık yetkililerine, daha çok çocuklarını binbir emekle yetiştirmeye çalışan anne babalara, okul yöneticilerine, öğretmenlerimize ve çocuk, gençlik ve eğitim konuları ile uğraşan sivil toplum kuruluşlarınadır. Yurdumuzda ilk ve ortaöğretimin yeni bir ders yılına başladığı bugünlerde, istikbalimizin teminatı dediğimiz, gözbebeğimiz çocuklarımızın okul kantinlerinde maruz kalacakları sağlıksız ve geleceklerine dönük tahribatlar yapabilecek tehlikeli beslenme şartlarına dikkat çekmek ve hep beraber toplum olarak bu kötü şartlardan çocuklarımızı korumak için bu konuda duyarlı olmaya davet etmek istiyoruz.

    Veliler, çocukların kantinlerden sağlıksız beslenmesini önlemek için gerekirse beslenmelerini evlerde hazırlayacakları “beslenme çantaları” ile gerçekleştircekleri bir eylemi yapmalıdırlar.

    Okul çocuklarının özel bir grup olarak kabul edilmesinin nedenleri:

    1. Okul çağındaki çocuklar sürekli bir büyüme ve gelişme süreci içindedirler. Bu dönemde alınacak koruyucu önlemler tüm yaşamları boyunca etkili olabilecek yararlar sağlayacaktır.
    2. Okul, çocukların evlerinden sonra toplu halde yaşamaya başladıkları ilk yerdir. Çocuk bu süre içinde öğrenme yoluyla kendini yarışmalı ve mücadeleli bir ortamda yaşama hazırlamaktadırlar.
    3. Çocukların grup halında birarada bulunmaları kazaların, bulaşıcı hastalıkların artması ve hızla yayılması tehlikesini artırır. Okul çağında koruyucu önlemlerin önemi büyüktür. Bu dönemde çocukların yeterli ve dengeli beslenmelerinin sağlanması ile; çocukların büyüme ve gelişmelerinin tam olması, vücut dirençlerinin artarak bulaşıcı hastalıklardan korunmaları sağlanabilir.
    4. Okul yılları boyunca organizmaya büyük bir yük biner; görme, işitme ve sağlıkla ilgili diğer engeller gibi.
    5. Okul çağı; hızlı öğrenme, bilgi ve beceri kazanma ve etkilenme dönemidir.
    6. Beslenme ile ilgili olumlu davranışların edinildiği ve her zamankinden daha çok akılda kaldığı bir dönemdir.

    Bilinçsiz beslenme, sağlıksız nesiller yetişmesine neden oluyor. Kalp hastalıkları, bazı kanser türleri, allerjik rahatsızlıklar ve osteoporoz(kemik erimesi) gibi pek çok ciddi hastalığın temeli çocuklukta atılıyor. Bu nedenle çocuklarınız daha küçük yaşlardayken onlara düzenli beslenmeyi öğretin. Beslenme eğitimi ne kadar erken başlarsa çocuğun gelişim, zekâ düzeyi ve bağışıklık sistemi de o denli güçlenir. Abur cubura dikkat!

    Maalesef bütün çocuklar cips, kraker, çikolata ve şekerlemeleri çok seviyor. Zaten bunlar da çocuklar için üretiliyor. Bu tip yiyeceklerin sıkça ve fazla tüketilmesi iştahı kapattığından çocuğun beslenmesini ve dolayısı ile sağlığını da kötü yönde etkiler. Abur cubur yiyecekleri sık, zamansız ve fazla tüketen çocuklar genellikle kilo alamazlar ve vücutları dirençsiz kalır. Bu nedenle de sık hastalanırlar.

    Çocukların zihinsel ve bedensel olarak sağlıklı gelişmeleri için düzenli süt tüketmelerine dikkat etmek gerekiyor. Uzmanlar, bir çocuğun günde iki su bardağı süt tüketmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Türkiye’de halen bu miktarın çok altında süt tüketiliyor. Zengin bir vitamin ve benzersiz kalsiyum kaynağı olan süt, çocukların özellikle gelişim çağında mutlaka düzenli ve yeterli miktarda tüketmesi gereken bir besin maddesi. Çocukların sağlıklı beslenmesi ve bunun için yeterince süt içmelerinin sağlanması da, yeni eğitim öğretim dönemi başlarken daha da önem kazanıyor. Beslenme çantasına her gün konulacak bir kutu süt çocukların gerek sağlığında, gerekse okuldaki başarısında etkili olacaktır.

    Yapılan araştırmalar, Türkiye’deki okul çağı çocuklarının beslenme alışkanlıklarına ilişkin kaygı verici bir tablo ortaya koyuyor. Okul çağındaki çocukların yüzde 60 ila 85’i kahvaltı etmiyor. Yüzde 25 ila 43’ü ise sokak satıcılarından alışveriş yapıyor. Süt ve ayran tüketimi ise yüzde 15 ila 25 civarında kalıyor. Bunların yerine, hiçbir besin değeri olmayan kola, renkli/renksiz gazoz türü içeceklerin tüketimi büyük oranlar oluşturuyor “Sağlıklı gelişim için sütün ihmal edilmemesi gerekir”

    “Türkiye’de yetersiz ve yanlış beslenme alışkanlıklarından ötürü, çocuklarımız sağlıksız gelişiyor. Bu sorunu aşmak için çocuğa erken yaşlarda yeterli süt tüketim alışkanlığını kazandırmak gerekiyor. Çünki, çocuğun sağlıklı beden ve zihin gelişimi açısından son derece önemli bir yere sahip olan kalsiyum hiçbir besinde sütte olduğu kadar yüksek oranda bulunmuyor. Süt, insan organizması için gerekli pek çok besin öğesini (protein, karbonhidrat, yağ vitamin ve mineraller) bileşiminde bulunduran tek besindir. Genç yaşlarda görülecek sağlık sorunları ülkenin sosyal ve ekonomik gelişmesini de etkileyecektir. Sağlıklı nesillerin yetişmesi amacıyla herkesin çocukların sağlıklı beslenmesi ve sağlıklı süt içme alışkanlığı kazanması için çaba göstermesi gerekiyor.”

    Okul Sütü Programı Aksatılmadan Devam Edilmelidir Okul Sütü programlarının uygulanmasını devlet israrla devam ettirmelidir. Anneler ve babalar kadar, okul yönetimleri ve en az sekiz yıl okullara gitmeyi mecbur tutan Devlet de onların sağlıklı gelişmelerinden sorumlu olmalıdır.

    Gerçekleri yansıtmayan aşırı abartılı reklâmların yönlendirmesi, bilinçsiz beslenme alışkanlıkları, yeni şeylere karşı hayranlık ve kamu kurumlarının halkı doğru bilgilendirmede gösterdiği acziyet, ister fakir ister zengin muhitlerde olsun kola ve boyalı/boyasız, gazlı/gazsız içeceklere aşırı bir düşkünlüğün oluşmasına sebep olmuştur. Kola ve renkli/renksiz gazozlar artık çoğu ailelerin olmazsa olmaz içeceği haline gelmiştir. Sofraya oturulunca hemen bardaklara su yerine kola, gazoz türü içecekler dolduruluyor.

    Peki, bu gelişi güzel ve bilinçsiz alışkanlıklarımızın sağlığımıza ve dinî hayatımıza zarar verebileceğini neden düşünemiyoruz?

    Biz bu tür içeceklerde kullanılan katkı maddelerini bir defa daha toplu halde hatırlamak için tıklayalım. KOLALI VE GAZLI İÇECEKLERE NEDEN HAYIR DEMELİYİZ
    Öncelikle bilerek veya bilmeyerek yapmaya devam ettiğimiz ve bize dayatılmış “Sağlıksız Yaşam Tarzı”nın bir uzantısı olan “Sağlıksız Beslenme” alışkanlıklarımızı okullarımızda ve evlerimizde artık terk etmeliyiz.

    Zararlı, tehlikeli ve dinen mahzurlu olabilen çeşitli kimyasal katkı maddeli hazır gıdalar yerine evlerimiz ve okul kantinlerimiz yeni bir gıda diyet formatına döndürülmelidir. Yaş meyve ve bunların taze sıkılmış meyve sularından, yurdumuzda bol miktarda yetişen ceviz, fındık, fıstık gibi kuru yemişlerden, süt, ayran, peynir, zeytin, kepekli, yulaflı unlardan yapılmış ekmeklerden oluşan bir diyet formatının çocuklarımızın “Sağlıklı Beslenme”sine uygun bir format olduğunu düşünüyoruz.

    Çocukları tehdit eden bir diğer tehlike de “obezite”dir.

    Yapılan araştırmalar, okul çağındaki her on çocuktan ikisinin obez olduğunu göstermektedir. Bu durumda ailelere düşen önemli bir görev, çocuklarını yüksek kalorili yiyeceklerden uzak tutması ve spora yönlendirmesidir. Çünkü obezite çocukluk çağında başlamaktadır ve yeterli önlem alınmazsa bu çocukların büyük bir bölümü özellikle ergenlik çağında obez olmaktadır.

    Obezite için çocukluk çağında önlem alınmalı, çocukların hayatına hareket ve spor sokulmalı, obezite ile hangi yaşta karşılaşılırsa karşılaşılsın, mutlaka tedavi edilmelidir. Unutmayınız! SAĞLAM KAFA, SAĞLAM YÜREK, SAĞLAM VÜCUTTA BULUNUR.

    kadir


     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 4.83
    Toplam Oy: 12


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.