OKULLARIMIZ AÇILIRKEN...ÇOCUK EĞİTİMİNDE HELAL LOKMANIN ÖNEMİ
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

YASAL UYARI

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

Daru'l Halal Medresesi
Daru'l Halal Medresesi

Günün Ayeti
"Müminler, müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmesin ve onu her kim yaparsa Allah`dan ilişiği kesilmiş olur, ancak onlardan bir korunma yapmanız başkadır. Bununla beraber Allah sizi kendisinden korunmanız hususunda uyarır. Nihayet gidiş Allah`adır." Ali İmran 28

Günün Hadisi
"(Fatiha`da geçen) el-mağdub aleyhim (Allah`ın gazabına uğrayanlar) Yahudilerdir, ed-dallin (sapıtanlar) da Hıristiyanlar`dır. Hz. Adiy İbnu Hatim(r.a.)

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    47587998
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    OKULLARIMIZ AÇILIRKEN...ÇOCUK EĞİTİMİNDE HELAL LOKMANIN ÖNEMİ


    Gönderen:huseyin Tarih: 26/09/2015 10:59
    kadir OKULLARIMIZ AÇILIRKEN...ÇOCUK EĞİTİMİNDE HELAL LOKMANIN ÖNEMİ

    Hiçbir varlığın bu dünyada ebedi var olma imkânı olmadığı gibi insan denen varlığın da bu dünyada ebedi olarak yaşaması söz konusu değildir. Ancak insanın fıtratında ebedi olma isteği ve arzusu vardır. İşte bu duygu ve istek, bu dünyada insanın kendi neslinden gelen çocukları sayesinde gerçekleştirilmektedir. İnsan bu dünyaya doğumla gelmekte, çocukluk, gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık evrelerinden sonra eceli geldiğinde bu dünyadan göçüp gitmektedir. Ancak geride bıraktığı çocukları ve torunları vasıtasıyla bu dünyada neslini devam ettirebilmektedir.
    Adeta insanın sonsuzluk duygusu bu şekilde gerçekleşmiş olmaktadır. O halde geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza ve gençlerimize önem vermeliyiz. Onlara karşı olan görevlerimizi azami ölçüde yerine getirmeye çalışmalıyız.

    Anne babalar çocuklarına, Allah’ın bir emaneti nazarıyla bakmalıdırlar. Ailevî sorumlulukları yerine getirmek anne-babanın kıyamet günü Allah huzurunda sorguya çekileceği bir emanettir. Nitekim Yüce Allah: Ey iman edenler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyunuz. (Tahrim, 66/6) buyurmaktadır.

    Ülkemizde Eylül ayı 5 yaşından 25 yaşına kadar çocuklarımızın büyük bir kesiminin okul denilen çatının altında sürecek sürecin başlangıç ayıdır. Her sene 8-10 aylık devam edecek bu sürec gözümüzün nuru çocuklarımızın okul çatısı altında geçecek bu dönemleri çok önemlidir. Bu dönemlerini yakından takib etmek hem görevimiz hem de çocuklarımızın üzerindeki hakkımızdır. Okul aile Birliklerinin yönetiminde görev almaya çalışalım, okul idaresi ile yakın ilişkiler kuralım.Çocuklarımızın maddi ve manevi yetişmesinde yeme içmelerinin helal ve tayyib şartlarda gerçekleştirilmesinin çok önemli olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle okul kantinlerini yakın gözetim altında tutmalıyız. Bu vesile ile çocuklarımızın hem okul hem ev hayatını bir defa daha gözden geçirelim...

    Gerçekleri yansıtmayan aşırı abartılı reklâmların yönlendirmesi, bilinçsiz beslenme alışkanlıkları, yeni şeylere karşı hayranlık ve kamu kurumlarının halkı doğru bilgilendirmede gösterdiği acziyet, ister fakir ister zengin muhitlerde olsun, kola ve boyalı/boyasız, gazlı/gazsız içeceklere aşırı bir düşkünlüğün oluşmasına sebep olmuştur. Kola ve renkli/renksiz gazozlar artık çoğu ailelerin olmazsa olmaz içeceği haline gelmiştir. Sofraya oturulunca bardaklara su yerine kola, gazoz türü içecekler dolduruluyor. Aileler bu tür alışkanlıklarından vazgeçme kararlılığını göstererek çocuklarının ve böylece de ülkenin geleceğinin çürütülmesini önlemelidirler.

    Peki, bu gelişigüzel ve bilinçsiz alışkanlıklarımızın sağlığımıza ve dinî hayatımıza zarar verebileceğini neden düşünmüyoruz?

    Çocuğunuza verebileceğiniz en büyük zarar, onu devamlı bir kola ve gazoz içicisi, kola ve gazoz bağımlısı yapmanızdır. Bu kötü alışkanlıktan onu korumanızın en sağlam yolu ise evinize kola ve gazlı içecekler sokmamaktır. Renkli içecekler, her gün alınan, yemek masasının devamlı içeceği olmamalıdır. Bazılarının yaptığı gibi, buz gibi kolayı kafaya diktikten sonra çocuğuna “aman yavrum sen içme” diyenlerden de olmamalısınız. Unutmayın, evde çocuk varsa sofranızda devamlı bulunması gereken tek içecek; su ve süt olmalıdır.

    Dünyanın en yararlı içeceği olan sütten korkmayın! Yaşlandıkça insanların kalsiyum ve D vitaminine olan ihtiyacı artar, bu nedenle süt, yalnız çocukların değil, erişkinlerin de ihtiyacıdır. Bundan ötürü Devletin, köylüden soframıza gelirken üç misli fiyat farkı ile satılan sütün halka daha düşük fiyatla ulaşması için gerekli tedbirleri alması lazımdır.

    Öncelikle bilerek veya bilmeyerek yapmaya devam ettiğimiz ve bize dayatılmış “Sağlıksız Yaşam Tarzı”nın bir uzantısı olan “Sağlıksız Beslenme” alışkanlıklarımızı evlerimizde ve okullarımızda artık terk etmeliyiz.

    Zararlı, tehlikeli ve dinen mahzurlu olabilen çeşitli kimyasal katkı maddeli hazır gıdalar yerine, evlerimiz ve okul kantinlerimiz yeni bir gıda diyet formatına döndürülmelidir. Yaş meyve ve bunların taze sıkılmış meyve sularından, yurdumuzda bol miktarda yetişen ceviz, fındık, fıstık gibi kuru yemişlerden, süt, ayran, peynir, zeytin, kepekli, yulaflı unlardan yapılmış ekmeklerden oluşan bir diyet formatının çocuklarımızın “Sağlıklı Beslenme”sine uygun bir format olduğunu düşünüyoruz. Gelin evlerimizde ve okul kantinlerimizde helal ve tayyib ürünlerlerden başkasına izin vermeyelim. Unutmayalım ki bu konuda hepimiz mesuluz. Peygamberimiz(sav) efendimizin hadisi gözlerimizin önünden bir an dahi gitmemelidir

    (Hepiniz, bir sürünün çobanı gibisiniz. Çoban sürüsünü koruduğu gibi, siz de evinizde ve emriniz altında olanları Cehennemden korumalısınız! Onlara müslümanlığı öğretmezseniz, mesul olursunuz) [Müslim]

    Abur cubura dikkat !...

    Maalesef bütün çocuklar cips, kraker, çikolata ve şekerlemeleri çok sever. Zaten bunlar da çocuklar için üretilir; bunların üretimlerinde kullanılan proses, katı maddeleri ve yağlar ise hem sağlık ve hem dini açıdan probler oluşturabilmektedirler. Bu sebeple bu tip yiyeceklerin öncelikle tarafsız bir kurumun denetiminden geçirilmesi önemli bir tedbir olacaktır. Ayrıca denetimden geçmiş olsa bile, bu tür ürünlerin sıkça ve fazla tüketilmesi iştahı kapattığı için , çocuğun beslenmesini ve dolayısıyla sağlığını da kötü yönde etkiler. Abur cubur yiyecekleri sık, zamansız ve fazla tüketen çocuklar genellikle kilo alamazlar ve vücutları dirençsiz kalır. Bu nedenle de sık hastalanırlar.

    Yeni beslenme alışkanlıklarından fast-food beslenme kalbe zarar vermektedir.

    Daha çok hazır yiyecek satışı yapılan yerlerde uygulanan yüksek ısıda pişirme tekniği, doğal yağların içeriğinde kimyasal değişiklikler oluşturur. Bu besinler başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına davetiye çıkarır. Bu nedenle uzmanlar “fast-food” olarak adlandırılan beslenme alışkanlığının gençler arasında yaygınlaştığını ve kalp krizi geçirme yaşının da giderek düştüğünü vurguluyor. Kalp krizinin 40 yaşın üzerinde yaygın görüldüğü ifade edilse de, son yıllarda Türkiye genelindeki istatistikler gözden geçirildiğinde kalp krizinin 12’li yaşlara kadar indiği görülür.

    kadir


     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 5
    Toplam Oy: 8


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.