TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI NE YAPMAK İSTİYOR?
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

YASAL UYARI

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

Daru'l Halal Medresesi
Daru'l Halal Medresesi

Günün Ayeti
"Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez. Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı yine kendisinedir. Ey Rabbimiz, eğer unuttuk ya da yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme! Ey Rabbimiz, bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmeyeceği yükü de yükleme! Bağışla bizi, mağfiret et bizi, rahmet et bize! Sensin bizim Mevlâmız, kâfir kavimlere karşı yardım et bize." Bakara 286

Günün Hadisi
Resulullah (sav) ribayı (faizi) yiyene de, yedirene de lanet etti." (Ebu Davud ve Tirmizi`nin rivayetlerinde şu ziyade vardır: "(Faiz muamelesine) şahitlik edenlere de bu muameleyi yazana da...") Hz. İbnu Mesud(r.a.)

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    47825376
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI NE YAPMAK İSTİYOR?


    Gönderen:huseyin Tarih: 29/08/2010 05:47
    TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI NE YAPMAK İSTİYOR?

    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, kendisine gelen taleplerden hareketle ambalajın üzerine yazılmak kaydıyla "Bitkisel Yağlı Peynir ve Yoğurt" üretilebilmesi amacıyla mevzuat değişikliği yapılması konusunda sektörün görüşlerini almak istemektedir.

    GDO’lu ürünlere gümrük kapılarını tamamen açarak dünyamızı ve geleceğimizi tehlikeye attığı yatmiyormuş gibi, şimdi de süt ürünlerine margarin ve jelatin maddelerinin katıştırılması meşrulaştırılmaya mı çalışılıyor?

    Etiket namusunun büyük ölçüde ayaklar altına alındığı bir ülkede yaşıyoruz. Hani GDO’lu ham madde kullanılarak üretilecek ürünlerin etiketlerinde bilgi verilecekti? Nerede gören var mı? İşin başında bu namus borcunun yerine getirilemiyeceğini hep söylemiştik. Maalesef her zaman olduğu gibi burada da Atı alan Üsküdarı geçti.

    Getirilmek istenen bu yeni uygulama ile yediği ve çoluk çocuğuna yedirdiği lokmaların sağlığından ve helalliğinden sorumlu olan müslümanların başına büyük bir gaile açılmak istenmektedir. Hayatı boyunca sağlıklı olduğuna inanmadığı için evine Margarin sokmayan insanlara habersiz olarak bu yapay ve sağlıksız maddeyi yedirmeye kimsenin hakkı yoktur. Bir süre önce ortaya çıkardığımız margarinden yapılmış kaymaklı yoğurtların tiksintisini henüz üzerimizden atmadık. Yıllardır söyleye söyleye dilimizde tüy bitiren yoğurtlarda gayri meşru olarak, haram olma ihtimali yoğun jelatin kullanıldığı gerçeği, yıllar sonra nihayet Tarım Bakanlığının raporu ile birkaç hafta önce ortaya çıkmıştı. Bu rapor bütün müslümanları şoke etmişti.

    Şimdi de, ortaya çıkan bu skandalları örtbas etmek ve bu uygulamalara meşruluk kazandırmak için bu üreticilerin Bakanlığı kullanarak oynamak istedikleri bir oyun gibi geliyor bize. Bu oyuna şiddetle karşı olduğumuzu ilan ediyor. Sonuna kadar mücadele edeceğimizi kamu oyuna bildirmek istiyoruz. Toplumumuzun sağlığına ve inançlarına saygılı olan bütün sivil tolum kulruluşlarını ve sektör üreticilerini de destek vermeye davet ediyoruz.

    Akova Süt ve Gıda Mamülleri San Tic.A.Ş. Teknik Direktörü Mehmet KAHYA imzası ile bize de gönderilen, noktasından virgülüne kadar bizim de onayladığımız bir yazıyı da kamu oyunun bilgisine sunuyoruz:

    "Bitkisel Yağlı Peynir ve Yoğurt" Deklerasyonu:

    Ambalajının üzerine yazılmak kaydıyla "Bitkisel Yağlı Peynir ve Yoğurt" üretilebilmesi konusunda mevzuat değişikliğine Akova Süt A.Ş. olarak kesinlikle karşıyız.

    Tüketicilerin böyle bir talebi yoktur. Süt ürünlerinde bitkisel yağ kullanımında kamu menfaatıde yoktur. Sözkonusu mevzuat değişikliği süt sektörüne ve hayvancılığa büyük zarar verir. Süt fiyatlarının aşırı düşmesi ne neden olarak süt üreticisine darbe vurulmuş olacaktır. Buna bağlı olarak oluşacak domino etkisi ile tarım sektöründe on milyonlarca aile etkilenecektir. Yağlı tohum üretimi kendine yetersiz olan ve büyük bir ham yağ ithalatcısı olan ülkemizde ithal edilen yağlarla kendi ürünlerimizi de manipüle etmiş olacağız. Bir kaç bitkisel yağ firması kazansada bütün tarım sektörüne zarar verilmiş olacaktır. Kısaca yurt ekonomisi de zarar görecektir.

    Böyle bir mevzuat değişikliği kesinlikle yapılmamalıdır. Firma olarak böyle bir uygulamaya mutlak surette karşıyız.

    Bu konuyu üç yönden incelemek lazım,
    1) Ticari ve ekonomik açıdan
    2) Sağlık açısından
    3) Ahlaki acıdan

    1) Ticari ve ekonomik açıdan:
    Ticari olarak haksız rekabet oluşturacaktır. Her nekadar üzerine yazılacak olsada insanlar peynir deyince yoğurt deyince %100 sütten yapılmış olduğunu düşünürler.

    Yoğurdun içinde margarin olma ihtimalini akıllarına getirmezler. Her tüketici alacağı ürünün içeriğini incelemez. İsmi ile özdeşleştirerek onun %100 sütten imal edildiğini sanır. Bugün yasal olmamasına rağmen yoğurtların ve peynirlerin içinden süt yağını alıp yerine margarin ve bitkisel protein, jelatin ve muhtelif dulgu maddeleri katarak imalat yapan firmalar olduğunu görüyoruz. Tarım Bakanlığı kontröllerindede tesbit edilmektedir. Bu tür girişimlere kapı aralanması durumunda sektörün uğrayacağı zerarı düşünmek bile istemiyoruz.

    Bu kapı açıldığı an hiç süt kullanmadan; İthal Kazein, İthal çok katı koko yağı, İthal jelatın veya başka bir stabilizatör ile çok güzel ve yasal peynir(!) yapılabilir. Şu anda yasal olmamasına rağmen buna tevessül eden firmalar vardır. Böyle bir durum en çok da "merdiven altı" üretimin işine yarayacak, ekmeğine yağ sürecektir.

    Sofrasına doğal ve sağlıklı ürün götürmek isteyen esas talep sahibi, tüketici müşterilerin böyle bir arayışı veya isteği yoktur. Süt ürünlerinde bitkisel yağ kullanımında kamu menfaatıda yoktur.


    Böyle bir mevzuat değişikliğinden ancak kolay kazanç peşinde koşan "merdiven altı" işletmeler veya bitkisel yağ sanayii karlı çıkabilir.

    Süt ürünlerine bitkisel yağ katılmasına müsaade edilirse, ticari olarak haksız rekabetin önü açılmış olur. Ekonomik anlamda sektör zarar görür. Süt ürünlerinin imajı zedelenir. Hayvancılığın gelişmesi tökezlenmiş olur.

    2) Sağlık açısından:

    Süt yağı, yüksek besin değeri, doğal lezzet artırıcı, iştah açıcı, besinlerin sindirim sisteminde emilimini kolaylaştırıcı özelliği ve özellikle A,D,E ve K vitaminlerinin doğal kaynağı olarak başta çocukların ve yetişkinlerin beslenmesinde önemli bir röle sahiptir. Pehlivan yapılı, zeka düzeyi yüksek nesiller için süt ürünleri ve özellikle süt yağının ayrı bir yeri vardır. İnsanların vede gelecek nesillerin üzerimizde hakkı vardır. İnsanların bilerek veya bilmeyerek bu kaliteli besinden mahrum olmalarına vesile olamayız. Bü tür çabalarında önünü açamayız.

    Margarinli süt mamüllerinde ürünün stabil olması ve piyasa koşullarında gevşeyip "su koyvermemesi" için bu tür ürünlerde kullanılan bitkisel yağlar ileri hidrojene edilmiş katı doymuş bitkisel yağlar olmaktadır. Yüksek "fitosterol" iceren ve vucutta kötü kolesterolün artmasına vesile olan bu çok katı doymuş yağların sağlık açısından sakıncalı olduğuda açıkça dile getirilmektedir. Bu katı margarinler halen ithal olarak alınıp tağşiş amaçlı kullanılabilmektedir. Bu duruma yasal kılıf hazırlanmış olurki buda ayrıca "vebal" olur.

    Ayrıca yüksek oranda anti mikrobiyal katkı maddesi ihtiva eden bu tür margarinlerin süt ürünlerinde kullanılması ile de insanlara, çocuklara ve hatta bebeklerede dolaylı yoldan yedirilmiş olunacaktır. Anti mikrobiyal katkılar insanlarda vertal bozukluklara neden olabileceği gibi insan sindirim sisteminin fonksyonlarını bozarak özellıkle çocuklar ve bebeklerde de gelişme geriliğine neden olur.

    Her insanın sağlıklı, doğal ve geleneksel beslenme hakkı vardır. Bu hakka saygılı olmalıyız.

    3) Ahlaki Acıdan :
    Temel besin maddelerimiz olan yoğurt ve peynir gibi ürünler %100 süt ürünü olarak bilinir ve böylece zihinlerde yer alır. İnsanlar gözü kapalı peynir ve yoğurt tüketirken doğal olarak besleme değeri ve biyolojik değeri daha yüksek olan bir süt ürünü ile beslendiğini düşünür. Bu ürünlerinde bir ismi, bir geleneği, kültürü ve bir doğallığı vardır. Bu ürünlerin margarinlerle tağşiş edilmesi (karıştırılması), ambalajinin üzerine yazılsın veya yazılmasın ürünlerin kendine özgü doğallığını ortadan kaldıracaktır.

    Peynir ve yoğurt gibi ürünlerin tüketimi herzaman ambalajına bakılarak tüketilmiyor. Toplu tüketim yerleri, otel-motel, tatil köyü, Öğrenci yemekhaneleri, öğrenci kantinleri ve büfelerde, muhtelif yemekhane ve açık büfe tarzı sunumlarda ürünler ambalajından arındırılmış olarak sunulmaktadır. Bu tür tüketim alanları oldukça yaygın ve tüketim oranları oldukça yüksektir. İnsanlar ne yediğini bilememekte, buralarda sunulan ürünlerin güvenilirliği tüketicisinin bilgisi dışında tamamen işletmecinin bilgisi ve vicdanına bağlıdır. Bu tür işletmeciler fiyatının cazip olması sebebi ile ve daha çok kâr hesabı ile margarinli süt ürünlerini tercıh edeceği açıktır.

    Bir çok insan özellikle margarin tüketmez. Margarin tüketmiyen bir insana dolaylı olarak bilgisi dışında süt ürünleri kullanılarak margarin yedirmek, kendi parası ile birinci sınıf gıda niyetine ikinci sınıf gıda yedirmekde ahlaki olmayacaktır.

    Böyle bir duruma yasal kapı aralamak da başta süt sektörüne ve dolayısı ile hayvancılığa büyük darbe vurma anlamına gelecektir.

    Zaten doymamış yağ oranı yüksek bitkisel ürünlerle karışık muhtelif içimlik, homojenize süt ürünleri halen özel izinle yasal olarak üretilmekte ve kalp dostu diye satılmaktadır. Bu kapı zaten açıktır. Klasik süt ürünlerinde bu kapının aralanması Sektöre büyük zarar verirken tüketicide mağdur edilmiş olur. Böyle ürünlere yasal kapı aralandığı zaman bitkisel yağlı (yani margarinle tağşiş edilmiş) süt ürünleri daha sağlıklı kalp damar dostu şeklinde istismar edilerek "yavuz hırsız" misali tüketicide yanıltılacaktır. Sonuç olarak süt ürünlerine margarin katılması ile süt ürünlerinin temel imajı zedelenir. Süt sektörü için bindiği dalı kesmek anlamına gelir. Bizce doğru değildir ve yapılmamalıdır. Bu konuda üretici, tüketici, ülke ve millet menfaatı yoktur. Velhasil içinde kamu menfaatı olmayan böyle bir talebe veya olası değişikliğe şirket olarak taraftar değiliz. Saygılar
    27.07.2010

    Mehmet KAHYA
    Teknik Koordinatör
    Akova Süt ve Gıda Mamülleri San Tic.A.Ş.


     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 5
    Toplam Oy: 22


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.