Müslüman ülkeler helal aşı üretecek
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

YASAL UYARI

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

Daru'l Halal Medresesi
Daru'l Halal Medresesi

Günün Ayeti
"Kim İslâm`dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır." Ali İmran 85

Günün Hadisi
"Dostunu severken ölçülü sev, günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanına da buğzunu ölçülü yap, günün birinde dostun olabilir." Hz.Ebu Hureyre (r.a.)

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    46599554
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    Müslüman ülkeler helal aşı üretecek


    Gönderen:huseyin Tarih: 03/07/2007 01:28
    Müslüman ülkeler helal aşı üretecek…

    İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) toplantısı nedeniyle Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'da bir araya gelen 57 ülkenin temsilcisi, hastalıkların yayılmasını önlemek için Müslümanların tereddüt etmeden kullanabileceği 'helal' aşıların üretilmesine karar verdi.

    Aşı üretmede kullanılan alkol, domuz yağı,domuz katkı ürünleri ve bazı hayvansal yağlar İslam dinine uygun olmadığı için uzun süredir Müslüman ülkelerde tartışma konusuydu. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)'nün raporlarına göre, tartışmalı Batı kaynaklı aşılar, 19 İslam ülkesinde halen kullanılıyor.

    Kuala Lumpur, Cihan

    Çok Geç Kalınmadı mı?

    Hemen hemen her ilacta jelatin (çoğunluk domuz kemik ve derisinden üretilen bir madde) bulunuyor. Kan pıhtılaşmasını engelleyen; Heparin, Liqumin, Fragmin, Fraxiparin vb; ilaclar söz konusu...

    Sitemizde zaman zaman konu ile ilgili çarpıcı yazılar yayınlandı. Ayrıca çocuk sağlığını tehdit eden bazı katkı maddelerinden söz edilmektedir.

    “Rusya'da 20 yıl önce yasaklanan "thimerosal" adlı maddeyi, geçen yıllarda Danimarka, Avusturya, Japonya, İngiltere ve İskandinav ülkeleri de aşılarından çıkardı. Ancak, Türkiye'de bebeğin doğumundan ilkokul 5'inci sınıfa kadar uygulanan tüm karma aşılarda (DBT, DT, Td, TT, Hepatit) thimerosal var.” notu ile bu konu ile ilgili bir dökümanı gönderen üyemiz Kimya Müh. Ahmet Kimyacioglu’nun arşivimizde beklettiğimiz bu dökümanı dikkatinize sunuyoruz.

    ABD'nin Georgia eyaletindeki Simpsonwood kasabasında 2000 yılının Haziran ayında gizli bir "sağlık zirvesi" yapıldı...Zirvede, Amerika'nın en büyük iki sağlık otoritesi FDA (Gıda ve İlaç Enstitüsü) ve CDC (Hastalıkları Önleme Merkezi) uzmanları ile Dünya Sağlık Örgütü'nün temsilcileri, GlaxoSmithKline, Aventis, Merck gibi en büyük ilaç firmalarıyla bir araya geldi. CDC uzmanlarından Tom Verstraeten'in 100 bin çocuk arasında yaptığı bir araştırmanın sonuçlarıydı. CDC tarafından organize edilen zirvede katılımcılara araştırmanın fotokopilerini çekemeyecekleri, toplantı boyunca aldıkları notları da burada bırakmaları gerektiği belirtildi.

    Neden gizli?

    Bu kadar büyük gizliliğin nedeni ise Verstraeten'in şimdiye kadar yapılan en büyük araştırma olarak gösterilen çalışmasında yeni doğan bebeklere ve ilkokul çağındaki çocuklara uygulanan "aşılar"ın çocuklarda kalıcı beyin hasarına yol açtığı şeklindeki bulgusuydu.

    Tartışılan konuydu

    Aslında 1989 yılında çocuklara uygulanan "aşılar"a giren "thimerosal" (civa bazlı koruyucu) adlı maddenin öğrenim bozukluğu, dikkat dağınıklığı, hiperaktivite ve en önemlisi otizm gibi hastalıklara neden olduğuna yönelik iddialar biliniyor; uzun süredir tartışılıyordu.

    Otistik sayısı arttı!

    Ancak, Tom Verstraenten'in 100 bin çocuk arasında yaptığı bilimsel araştırma ilk kez bu iddiayı açıkça ortaya koyuyordu. Araştırmada, "thimerosal" maddesinin aşılarda yer aldığı 14 yıl içinde otizm hastalığına yakalanan çocukların sayısında 15 kat artış olduğu saptandı.

    Sonuç gizlendi!

    İlaç şirketlerinin temsilcileri bu sonuçlar karşısında dehşete düştü. Çünkü "thimerosal" adlı koruyucu maddeyi içeren aşılar diğerlerine oranla yarı yarıya daha az paraya mal ediliyordu. Bu maddenin aşılardan çıkması kârların da yarıya inmesi anlamına geliyordu. 3 günlük zirvede araştırma sonuçlarının yayınlanmaması kararı çıktı.

    Verstraeten terfi etti. Yıllardan beri kullanılan bu aşılara onay veren iki büyük sağlık otoritesi ipin altına gitmekten korktu. Tom Verstraeten, Glaxo'da üst düzey pozisyonda işe başladı. Zirveden 3 yıl sonra Verstraeten'in merakla beklenen araştırması yayınlandığında civa içeren madde ile otizm arasında hiçbir bağlantı görünmüyordu.

    En çarpıcı açıklama: Beyinde hasar oluşur

    Thimesoral maddesiyle ilgili en çarpıcı açıklamayı civa zehirlenmesi konusunda dünyanın sayılı otoritelerinden biri olarak kabul edilen Kentucky Üniversitesi Kimya Bölümü başkanı Boyd Haley yaptı: "Bu maddeyi bir hayvana enjekte ederseniz beyninde hasar oluşur. Canlı bir dokuya enjekte ederseniz hücreleri ölür. Tüm bunları bilip de minik bebeklere bu maddeyi enjekte etmek şok edici bir hatadır."

    Rusya 20 yıl önce yasakladı, Türkiye'deki aşılarda var!

    Rusya'da 20 yıl önce yasaklanan "thimerosal" adlı maddeyi, geçen yıllarda Danimarka, Avusturya, Japonya, İngiltere ve İskandinav ülkeleri de aşılarından çıkardı. Ancak, Türkiye'de bebeğin doğumundan ilkokul 5'inci sınıfa kadar uygulanan tüm karma aşılarda (DBT, DT, Td, TT, Hepatit) thimerosal var. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye her yıl çocukları difteri, boğmaca, tetanos ve sarılıktan korumak için 40 milyon doz aşı ithal ediyor. Aşıların yüzde 60'i Bakanlık'ça getiriliyor.

    Gelişmiş ülkede yasaksa neden biz bu maddeyi kullanıyoruz. Pediastrist Nörolog Prof. Dr. Sabiha Keskin: Thimerosal konusunda dünyada bir tartışma var. Ortadaki bu risk yüzünden ABD, İngiltere ve Avustralya gibi ülkelerde bu kullanılmamaya başlandı. Eğer gelişmiş ülkelerde bu madde kullanılmıyorsa Türkiye'de de kullanılmaması gerekir. Sağlık açısından maliyet düşünülmemeli. Çünkü bu madde vücuda girdikten sonra atılması çok güç. Kısa bir hesap yapmak gerekirse Türkiye'de bebekler için yılda ortalama 12 milyon "thimerosal"li aşı kullanılıyor. Bir bebek 1 yaşına gelmeden 3 defa Hepatit B, 3 defa karma 2 defa da kızamık aşısı oluyor. Bir çocuk 8 kez thimerosal maddesi alıyor. Bu da 369 mg demek. Türkiye'de yılda ortalama 1.5 milyon bebek doğuyor. Kaba bir hesapla bu da 12 milyon aşı demektir.

    Peki iddiayı kim ortaya çıkardı?

    İşte bu iddialar "Doğaya Karşı Suçlar" adlı kitabıyla gündemi sarsan ABD eski Başkanı John F. Kennedy'nin yeğeni Robert Kernıedy'e ait, ABD'nin en ünlü avukatlarından biri olan Kennedy, "thimerosal" içeren aşıların kullanımından önce 2 bin 500'de 1 olan otizm oranının 15 kat artıp bugün 166'da 1'e çıktığını ileri sürerek ilaç firmalarını bir jenerasyonu zehirlemekle suçluyor. Kennedy, "Açılan davalarda ilaç endüstrisi trilyonlarca dolar tazminat ödeyebilir açıklamasını yaptı. ABD'de 2003 yılında yasaklandı. 2003 yılında hakkındaki şüpheler nedeniyle ABD'de çocuk aşılarından çıkarılan bu madde gelişmekte olan ülkelere yapılan aşı ihracatlarında halen maliyeti yarı yarıya azalttığı için kullanılıyor.

    Bir başka haber de Danimarka kaynaklı. Bu haberi daha önce de bir yazımızda gündeme getirmiştik. Önemine binaen burada tekrar dikkatinize sunuyoruz.

    ”Domuzdan üretilen katkı maddelerinin birçok ilaçta kullanıldığını ilk olarak Danimarka gazetesi Urban, haberlerinde yer verdi. Aynı haber, bu ülkede Türkçe yayınlanan Haber gazetesinde de okuyucularına duyuruldu. Urban’da yer alan habere göre, üretilen birçok ilâçta domuz derisinden imal edilmiş maddelerin kullanıldığı ve Müslümanların bu ilâçları bilmeden kullandıkları bildirildi. İlâçta en fazla kullanılan katkı maddesinin ise jelâtin olduğu kaydedildi. Danimarka’da göçmenlere danışmanlık yapan kuruluşlarsa bu konuda doktorların hastalarına bilgi vermemesini eleştirdi. Danimarka Tabipler Birliği, hastaların ilâçların nelerden yapıldığını eczaneye sormalarını ya da prospektüsleri okumalarını önerdi.

    İlâç sanayicileri, bu konunun tartışılmasını tehlikeli buluyor. Deli dana tehlikesine karşı, son yıllarda birçok ilâçta domuz derisinden imal edilen jelâtinin kullanıldığı belirtiliyor.”

    Evet bu haber dahi Müslümanların ilaç konusunda da ne kadar zor durumda olduklarını göstermeye yeter.

    Aşı ve diğer ilaçlar üzerinde patlayan sıkandallar bunlardan ibaret değildir. Genelde bütün insanlığın sağlığı, özelde Müslüman ümmetin din güvencesini dikkate alan bir ilaç üretimi,bu sebepten en önemli meselelerden birini teşkil etmektedir.

    İslam düşünür ve mutasavvuflarından Gümüşhanevi Hazretleri(ks.s) nin nasihatler listesinde konumuzla ilgili belirttikleri nasihat ne kadar önemli?

    “Her çeşit ilaca ve ecnebi memleketlerden gelen ilaçlara ve küffar eliyle yapılan eşyaya yakın olmayınız.”

    Dünya için, dinimizi feda etmeye kalktık yıllarca. Sonunda gördük ki “din de gitti, dünya da gitti elden” diyecek duruma geldik.

    Allah encamımızı hayr eylesin. Allah yar ve yardımcımız olsun


    Sitemizde yayınlanmış konu ile ilgili yazılarımız:

    TIP DOSYASI
    İLAÇTA DOMUZ,KOZMETİKTE CENİN TEHLİKESİ


     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 4.57
    Toplam Oy: 33


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.