 |
Son Çıkan Kitaplarımız |
 |
| |
|
 |
 |
Site İstastiği |
 |
|
şu ana kadar 68455729 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003
|
|
|
 |
| |
Gönderen:huseyin Tarih: 22/04/2011 03:58
MÜSLÜMAN KAMU OYUNA BİR DUYURUDUR:
TSE, SMIIC, WHC ve GİMDES…
Dr.H.K.BÜYÜKÖZER
GİMDES Başkanı
15 04 2011 tarihli Zaman Gazetesinde Ercan Baysal imzası ile ‘Türkiye, helal gıda üssü oluyor’ başlıklı bir yazı yayınlandı. Arkasından 21 04 2011 tarihli yine Zaman gazetesi ekonomi sayfasında benzer bir yazı daha yayınladı.
Haberde TSE nin uzun süredir yürüttüğü çalışma sonrasında İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsünün (SMIIC) Türkiye’de kurulmasını öngören uluslar arası anlaşmanın Resmi Gazetede yayınlanması ile yürürlüğe girdiği yer alıyordu. 16 İslam ülkesinin imza koyduğu da ayrıca belirtiliyordu.
Gerçekte olayın hikâyesi, 2005 yılında Malezyanın İslam Konferansı Teşkilatına yaptığı bir müracaatla başlamıştı. Hedef bütün müslümanları kapsayacak müşterek bir Helal Sertifikalama standardı oluşturmaktı.
İKT, bünyesinde bulunan ISEDAK kurumunda, yürüttüğü uzun çalışmalar sonunda maalesef 57 üye ülkenin ittifak edebilecekleri bir sonuç elde edilemedi.
Bugün sözü edilen kurum Türkiye tarafının inisiyatifi ile oluşturulan bir kurumdur. 03 Ağustos 2010’da yayınlanan haberde bu oluşuma katılan ülkeler de Cezayir, Fas, Gine, Libya, Kamerun, Mali, Somali, Sudan,Tunus, Ürdün ve Türkiye olarak belirtilmiştir. Görüldüğü gibi bu listede, uluslar arası Helal Sertifikalama sisteminin öncülüğünü yapan Endonezya, Malezya gibi ülkeler yer almadığı gibi büyük nufus yoğunluğuna sahip Pakistan, Mısır, Bengaldeş, Suudi Arabistan, Kuveyt, Dubai gibi pekçok İslam ülkesi de yer almamıştır.
Mecliste onaylanan bu anlaşmanın, ne yazık ki iptal edilmesi için de bir partinin Anayasa Mahkemesine baş vurduğu basında haber olarak çıkmıştı.
GİMDES 2005 yılında kurulmuş bir sivil toplum kuruluşu olarak, uluslar arası bir platformda sırf helal konusunda faaliyet gösteren kurumları biraraya getiren Wold Halal Council çatı kuruluşuna 3 yıl önce üye olmuştur. Bu vesile ile ülkemizin ihracatçı firmalarına uluslar arası akreditasyona sahip Helal Sertifikası vererek önemli bir boşluğu doldurmakla çok önemli bir hizmeti yerine getirmiştir. Laf yerine icraat yaparak, bugüne kadar 130 firmaya ürünleri için sertifika vermiş bulunmaktadır. Bu firmalar Helal Sertifikalı ürünlerini dünyanın onlarca ülkesine iki yıldır ihraç edebilmektedir.Süreç devam etmektedir.
İKT’de sürecin sağlıklı olarak gelişmemesinin en büyük sebebinin helal sertifikalamanın devletler eli ile gerçekleştirilmesinin düşünülmesinden kaynaklandığını düşünüyoruz. Her devlet, ideolojik saplantılarını helal sertifikalama sistemine de bulaştırmaya çalışmaktadırlar.
Bir çoğu laik yasalarla yönetilen bu devletlerin, Müslümanların tamamen dini ve imani bir konusu olan Helal Sertifikalama sistemini kontrollerinde tutmak istemelerini de anlamak çok güçtür. Bu konu tamamen Müslüman ümmetin bir meselesidir ve bunu kendisinin oluşturduğu sivil toplum kuruluşları eli ile çözümlemesi en doğal ve en pratik bir yoldur. Nitekim bu konuyu, GİMDES dahil WHC üyesi Helal Sertifikalama kurumları yıllardır bu usülle çözmüş, onbinlerce firma ve ürünlerine Helal Sertifikalar vermiş ve uygulamaya devam etmektedir.
Devletler ancak bu kurumları genel asayiş kuralları altında kontrol edebilmelidir.Ayrıca sadece bizim ülkemizde olan garabet duruma gelince; pekçok ülkede TSE muadili kurumlar vardır ama hiçbiri Helal Sertifikalama işi ile meşgul olmamaktadır. Mesela Endonezyada TSE gibi bir kurum devlete bağlı olarak çalışır, fakat Helal Sertifikaya karışamaz. Bu iş için MUI(Meclis i Ulema) vardır ve sadece helal ile meşgul olur. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.Bu da TSE’nin yanlış bir mantıkla bu konuya karıştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu gün TSE, İslamın onaylamıyacağı sayısız TSE standardına imza attığı gibi İslama ait olmayan ve yabancı kökenli kalite sistemleri için firmalara sertifikalar vermektedir. Laik devlet yapısı içerisinde çalışan bir kurumun bu yapısı şüphesiz yadırganacak bir durum değildir. Ancak bu yapıdaki bir kurumu Müslümanlara Helal Sertifika kurumu olarak dayatmaya hiçbir kimsenin hakkı olmamalıdır.
Hassas dengeler üzerinde gelişmeye çalışan Helal Sertifikalama eylemleri yürütülürken; maalesef 6 yıldır zaman zaman basınımıza yapılan benzer açıklamalar adeta bu güzel gelişmeleri engelleyici etkiler yapmaktan başka bir işe yaramamaktadır .Bu açıklamar 6 yıldır ülkemizi Helal Gıda Belgelendirmesinin üssü haline getirememiştir. Fakat bu yıl GİMDESîn öncülüğünde ikincisi gerçekleştirilecek olan Uluslar arası Helal Ürünler Fuarı ile ülkemizi Helal Sertifikalı ürünlerin merkezi haline getirmeyi hedefleyen çalışmaları gölgeleme tehditi taşımaktadır. Bu gerçeği ve bu ağır vebali körükleyenleri Müslüman kamu oyumuzun bilgisine sunuyoruz.
|
|
| |
 |
Haber Puanlama |
 |
|
Ortalama Puan: 5.0 Toplam Oy: 15

|
|
|
 |
|

|