 |
Site İstastiği |
 |
|
şu ana kadar 68454038 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003
|
|
|
 |
| |
Gönderen:huseyin Tarih: 18/12/2013 02:57
TÜRKİYE HELAL İLAÇ KONUSUNDA NE ZAMAN KONUŞACAK?
Bir Müslümanın helal ilaç araması onun imani bir meselesidir. Helal ilaç talebetmesi ise onun en kutsal tüketici hakkıdır.
Endonezya Din Adamları Konseyi ileTabip Odası arasında son zamanlarda çok önemli bir tartışma yaşanıyor. Din Adamları ilaçların “helal” sertifikası alan firmalar tarafından üretilmesi gerektiğini ileri sürerken doktorlar buna karşı çıkıyor.
“Din Adamları Konseyi geçtiğimiz günlerde piyasadaki ilaçların çoğunun “helal” sertifikası olmadığını söyleyerek, Hükümeti bu konuda önlem almaya çağırdı. Müslüman halkın helal sertifikası almış ilaçları kullanmalarının sağlanması çağrısına Tabip Odasından bir cevap geldi. Tabip Odası yaptığı basın toplantısında Din Adamları Konseyi’ni bu çağrıdan ve halkın dikkatini bu olayla çekmesinden dolayı eleştirdi.
Tabip Odası Eczacılık Bölümü Başkanı Masfar ilaç prospektuslarının ilaçların bileşimleri, yan etkileri gibi bilgileri içermesinin yanında helal olup olmadıklarına dair bir bilgi içermediğini ve doktorların bunu gözeterek ilaç veremeyecekerini ifade ediyor. Bunun yanında Tabip Odası, doktorların zaman zaman hastalardan gelen bu tür taleplerle karşılaştıklarını,illada helal ilaç almak istediklerini , ancak bu olayın sertifika almaya dönüştürülmemesi gerektiğini ifade ediyor.
Zaman zaman kritik durumdaki hastaların domuz ürünü içeren ilaçları almak istememeleri nedeniyle hayatlarının tehlikeye girdiğini ifade eden Masfar bu yüzden hayati tehlikesi olan müslüman hastaların helal olmasa da ilaçları kullanmasına dini açıdan izin verilmesi gerektiğine işaret ediyor..
Bunun yanında Din Adamları Konseyi, ülkenin dünyanın en kalabalık müslüman ülkesi olduğu göz önünde tutularak halkın bu konuda doğru bilgiye ulaşma hakkının olduğu ve bunun da hükümet tarafından sağlanması gerektiğini iddia ediyor. İlaç firmalarının ilaçları ucuza üretmek dışında bir kaygıları olmadığını ama Ulema Konseyinin halkın yararını gözeterek “helal“içerikli ilaçlar üretilmesini sağlamak ve bu firmaları sertifikalandırmak konusunda ısrarlı olduklarını ifade ediyor. Ayrıca Allah’ın, kullarının helâl ürünler kullanmaları konusunda emirleri olduğunu, buna uymak gerektiği, tedavi için tek çarenin de ilaçlar olmadığını ifade eden Konsey yayınladığı raporda 22 ilaç firmasından yalnızca 5’inin helâl sertifikası aldığına bu sayının artırılması gerekliliğine işaret ediyor. Ayrıca hükümetin ilaç firmalarını “helal” olmayan ilaçlara alternatif olacak ilaçlar konusunda araştırma yapmaya teşvik etmesi gerektiğini de ısrarla vurguluyor.”
Bizim ülkemizdeki din adamlarımız ise bu konuda sessizliğini sürdürürken tıp camiasından yiğit bir ses bu sessizliği bozdu. Kral çıplak dedi.Tıp camiası topuyla tüfeği ile hemen hücuma geçti. Doç.Dr.İlker ALAT’ı dik duruşu onu paramparça olmaktan Rabbim korudu.
GİMDES olarak biz 2005 ten beri Sağlık bakanlığına, bizzat bakana hitaben yazdığımız mektup, defalarca yayınladığımız yazılar ne yazık ki henüz toplumsal bir aksiyon meydana getiremedi.
2005 yılında aynı problem gayrimüslim bir ülke olan Danimarka’da gazetelere yansıdı. Alıntıladığımız haber şöyle idi:
”Domuzdan üretilen katkı maddelerinin birçok ilaçta kullanıldığını ilk olarak Danimarka gazetesi Urban, haberlerinde yer verdi. Aynı haber, bu ülkede Türkçe yayınlanan Haber gazetesinde de okuyucularına duyuruldu. Urban’da yer alan habere göre, üretilen birçok ilâçta domuz derisinden imal edilmiş maddelerin kullanıldığı ve Müslümanların bu ilâçları bilmeden kullandıkları bildirildi. İlâçta en fazla kullanılan katkı maddesinin ise jelâtin olduğu kaydedildi. Danimarka’da göçmenlere danışmanlık yapan kuruluşlarsa bu konuda doktorların hastalarına bilgi vermemesini eleştirdi. Danimarka Tabipler Birliği, hastaların ilâçların nelerden yapıldığını eczaneye sormalarını ya da prospektüsleri okumalarını önerdi.
İlâç sanayicileri, bu konunun tartışılmasını tehlikeli buluyor. Deli dana tehlikesine karşı, son yıllarda birçok ilâçta domuz derisinden imal edilen jelâtinin kullanıldığı belirtiliyor.
Doktorlar, hastalanan Müslümanların bu ilâçları kullanmamasından ve ölümlerle karşılaşılmasından endişe ediyor. Danimarka’daki Müslümanlar şimdi bu katkı maddelerinin kullanıldığı ilâçların haram mı, helal mi olduğunu tartışıyor.”
Dünyada en çok doktorlara giden, en çok ilaç tüketen ülkelerin başlarında yer alan TÜRKİYE’de hastalarımızın durumu ise nicedir?
|
|
| |
 |
Haber Puanlama |
 |
|
Ortalama Puan: 5.0 Toplam Oy: 14

|
|
|
 |
|
|