RAMAZANDA İNANANLARA OYUN OYNAMAK İSTEYENLERİN OYUNUNA GELMEYELİM
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

YASAL UYARI

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

Daru'l Halal Medresesi
Daru'l Halal Medresesi

Günün Ayeti
"İçinizde hayra çağıran,iyiliği emredip,kötülüğü men eden bir ümmet bulunsun.İşte onlar kurtluşa erenlerdir." Al-i imran 104

Günün Hadisi
"Çoğu sarhoşluk verenin azı da haramdır." Ebu Davud-Tirmizi

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    47199687
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    RAMAZANDA İNANANLARA OYUN OYNAMAK İSTEYENLERİN OYUNUNA GELMEYELİM


    Gönderen:huseyin Tarih: 10/07/2013 21:33
    konferans konferans RAMAZANDA İNANANLARA OYUN OYNAMAK İSTEYENLERİN OYUNUNA GELMEYELİM…

    RAMAZANDA GIDALARIMIZ HELAL Mİ?


    Dr.Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER

    Bugün ümmetçe düştüğümüz zilletlerin temelinde bilgisiz bir topluma dönüşmüş olmamız yatmaktadır. Düşüncemizde, davranışlarımızda ve hareketlerimizde İslami ölçüleri referans olarak almak zorunda bulunduğumuz halde; bilgisizlik ve doğru bilgiyi araştırmada gösterdiğimiz tembellik, günlük hayatımızın her kademesinde karşılaştığımız olaylarda bilinçsiz, yanlış ve İslami ölçülerin dışında tepkiler vermemize neden olmaktadır.

    Bizi bu durumlara düşüren Batı oldum olası düştüğü inkarcı ve materyalist bataklıktan kendini kurtarmak yerine bütün insanlığı aynı bataklığa düşürme çabası içerisinde kalmayı tercih etmiştir. Batı Modernitesi silahla, silahla ulaşamadığı yerlere ekonomi ile, ekonomi ile ulaşamadığı yerlere sapık fikirlerle, moda ile, yiyeceklerle, içeceklerlerle, kozmetikle, ilaçla, teknik ile girmeyi başarmıştır. Fakat, batının şeytanla kurduğu güçlü ittifakının artık kırılma zamanı gelmiştir.

    Bu nasıl mı olacak; tükettiğimiz gıdalarımız başta olmak üzere hayatımızın her anında helalleri tercihimizle. Bugüne kadar yapamamışsak; iftar ve sahur soframızda bu hassasiyetimizi başlatabiliriz. Bu sofralarımıza yakışmayan, bizim kültürümüzden çıkmayan kola, gazoz gibi meşrubatlardan başlayabiliriz. Jelatinli ürünlerle, L-Sistainli, MSG’li, Sodyum Nitritli ürünlerle devam edebiliriz.

    Bugüne kadar, gereken dikkati gösterememişsek; bu ayın hürmetine gıdalarımızın, ilaçlarımızın, kozmetik ürünlerimizin ve diğer tüketim ürünlerimiz ve yaptığımız eylemlerimizin helal ve tayyib olup olmadıklarına, dikkat ve itina göstermeye gayret edelim. Bu anlayışla alışveriş yaptığımız marketleri, kasapları, fırınları, pastaneleri yeniden gözden geçirelim. Artık çaresiz değilsiniz GİMDES’in helal sertifika verdiği 5000 ürün çeşidi bugün market raflarında ve bilhassa sayısı az da olsa Halal Dunya Markertleri raflarında yer almaktadır. Etiket üzerinde GİMDES helal Logosunu sorgulamadan alışveriş yapmayalım.

    İSLAMİ KAYGIMIZ MI DAMAK TADIMIZ MI?

    Yüzyıldır, biz Müslümanlar da dahil olmak üzere insanların büyük çoğunluğu batı modernitesi’nin adeta kölesi haline geldi. Kendilerine lezzet veren şeye yöneldiler, sonrasını düşünmediler. Hatta damak tadı peşindeki bu hallerini savunmaya ve kendilerini haklı göstermeye çalıştılar. Ve bizler, Müslümanlar olarak bu moderniteyi hayatımızda içselleştirdik. Bunun neticesinde üreticiler, tüketen toplumun İslami kaygılarını değil, damak tadını ve heveslerini hedef aldılar.

    Haram ve helal kelimeleri modernitenin işine gelmediğinden bunlar hayatımızın her anında silinir duruma geldi. Bilgi kirliliği adeta hafızalarımızı çöplüğe çevirdiğinden insanlar faydalı bilgiden mahrum kaldılar. Bu konuda bilhassa çocuklarımızı, hanımlarımızı hedef aldılar. Enerji içecekleri ile, cipslerle, yumuşak şekerlerle beyinlerimizi ve kalplerimizi satın almaya çalıştılar.

    Batı modernitesinin yaşadığımız dünyada değiştirdiklerinden en sakıncalı olanlarından biri de üretiminden ambalajına kadar gıdalarımıza olan etkisidir. Bugün, modernitenin İslam alemini getirdiği nokta, Helal ve sağlıklı yaşam arayışımızı kaçınılmaz kılmaktadır.

    Modernite’nin hayatımızdaki ve özellikle gıdalarımızdaki helallik yönünü düşünerek araştırmalıyız.Düşündüğümüzde göreceğiz ki gıdalardaki helallik sorunu, yaşantımızdaki hatalı helal – haram anlayışımızın bir uzantısı olarak karşımıza çıkmaktadır.

    Bugün, market raflarını tıka basa dolduran ürünlerin isimlerinde dahi modernitenin tahribatını açıkça görmekteyiz.

    Batı modernitesi sonucunda milletler, sistemler,üretimler, değişmiştir, fakat bireylerin yaşantısında özellikle iç aleminde hayırlı bir değişim olmamıştır. Yüzyıl önce bizim olmayan modernitenin gelişini sessizce kabullendik, bugün zararlarını, etkilerini gördüğümüz halde aynı sessizlikle kabullenip yolumuza devam edecek miyiz ?

    Yaratılmışların en şereflisi ve en mükemmeli olan insan birçok görevlerle sorumlu tutulmuştur. Bu görevlerin başında Allah’a karşı ubudiyetimiz ile ailemize karşı sorumluluklarımız gelmektedir. Ramazan ayında unutmamamız gereken en önemli vazifelerimizden biri helal tüketmek zorunda oluşumuzdur. Yediğimizin içtiğimizin helal ve temiz olmasına önem vermeliyiz. Özellikle ramazan sofralarımıza hiç yakışmayan inancımız açısından sakıncalı bulunan gazlı içeceklerden uzak durmalıyız. Alışverişlerimizde öncelik olarak haram helal hesabı içinde olmalıyız.

    Hem sağlığımızı, hem Müslümanların maslahatını koruyalım. Ramazan iftar sofralarımızda madde ve manamıza zarar verebilecek her türlü gıda maddelerine dikkat edelim.

    Sağdaki fotoğrafa dikkat ediniz. Bu fotoğraf 1956’larda mübarek Hac mevsiminde Arafatta çekilmiş. Hac için gelmiş Müslümanların güle oynaya içtikleri colaya bakın. Arafatın manasına düşman, ellerinde olsa dünya üzerinden yok etme hırsı ile yaşayan ve bunun için Ortadoğunun tam ortasına çöreklenen İsrail çetesinin dünyadaki en büyük simgelerinden biri değilmi?

    1950’lerin gafil Müslümanı Arafat’ta dahi colayı yudumlarken müslümanların maslahatına ne büyük zararlar verdiğini düşünmüyordu. Bugünün Müslümanı, bütün yaşadığı acı olaylardan sonra, artık aklını başına getirmesi gerekmiyor mu?

    Soldaki resimde de Ramazanın simgesi olan hurmayı görüyorsunuz. İşte bu konuda da nasıl bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuzu alttaki yazı haber veriyor.

    Haber şöyle:

    İSRAİL HURMASINA BOYKOT

    İngiltere'deki Müslüman liderler Müslüman halkı, Filistin'i işgal altında bulunduran ve etnik temizlik yapan İsrail'i boykot etmeye çağırdı. Müslümanların özellikle Ramazan ayında İsrail'de işgal altındaki topraklarda üretilen hurmaları tüketmemesi çağrısı yapan toplum liderleri, hurmanın sembolik bir değeri olduğunu ve İsrail'in el koyduğu Filistin topraklarında ürettiği hurmayı Müslümanlara satttığı hatırlatıldı.

    ETİKETLERE DİKKAT EDİN

    El Aksa Dostları isimli kampanyanın organizatörleri, Filistinlilerin acısı hakkında konuşurken, İsrail'in ürettiği hurmaları tüketmenin iki yüzlülük olacağını belirterek, İsrail ürünlerinin ve hurmasının satın alınmasının Filistinlilere karşı işlenen suçlara ortak olunması anlamına geldiğini bildirdi. Organizatörler, Müslümanların hurma satın alırken üzerindeki etiketleri kontrol etmesi gerektiğini ve eğer İsrail'den gelmişse kesinlikle satın almaması uyarısında bulundu.

    YAHUDİ YERLEŞİMCİLER BATI ŞERİA'DA ÜRETİYOR

    Öte yandan Müslüman aktivistler Ürdün Vadisi ve Batı Şeria'da yetiştirilen hurmaların da boykot edilmesi gerektiğini, çünkü bu hurmaların Yahudi yerleşimciler tarafından üretildiğini belirtiyor. Aktivistler, Yahudi yerleşimcilerin hurma hasatı için Filistinli çocukları çalıştırdığı ve çok az ücret verdiğini kaydediyor. Uluslararası hukuka göre, İsrail'in ve yerleştirdiği Yahudi yerleşimcilerin Filistin topraklarında üretim yapıp ihracat yapması yasak olmasına rağmen, İsrail işgal altında bulundurduğu topraklarda ürettiği tarım ürünlerini başta Avrupa Birliği olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediyor.

    Bu, karşıkarşıya kaldığımız sağlığımızı ve ümmetin maslahatını tehdid eden en önemli örneklerden bir kaçıdır ve hayatımızdan çıkarmak zorunda olduğumuz daha pekçok ürün ve eylemlerin peşini bırakmamalıyız. konferans


     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 5
    Toplam Oy: 6


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.