İDSB’DE GİMDES HELAL GIDA SUNUMU
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

Dergi Abonelik

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

EDITOR'DEN
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • G?da Raporu Kitab? Hakk?nda
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, ?thalatç?, Sat?c?, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • G?da Günlü?ü Hizmetinizde
  • Domuz Tart??mas?
  • Okuyucu Sorular?na Cevab?m?z

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    68455701
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

    Çocuk Egitimi

    Helâl Erleri

    YASAL UYARI

     

    İDSB’DE GİMDES HELAL GIDA SUNUMU


    Gönderen:huseyin Tarih: 22/11/2011 01:29
    konferans İDSB’DE GİMDES HELAL GIDA SUNUMU…

    İslal Devletleri Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB)’nin XIII. Ülke Sunumları toplantısı 20 Kasım 2011 günü Eyyuptaki Günışığı Derneği salonunda gerçekleştirildi. İslam dünyasının çeşitli yörelerinden gelen delegelerin katılımı ile gerçekleştirilen toplantıda Somali’den,Suriye’ye; Pakistan’dan, Balkanlar’a; Asya’dan, Ortadoğu’ya kadar Müslümanların problemleri görüşüldü. Toplantının son konuşmacısı ise IDSB’nin Sosyal-İnsani İşler ve Dayanışma Komisyonu, Helal Gıda alt komisyon başkanlığını yürüten GİMDES’in Başkanı Dr.H.K.BÜYÜKÖZER ”Helal Gıda Alanındaki Gelişmeler” konusundaki sunumunu yaptı.


    Konuşmasını 4 bölümde yapacağını belirten BÜYÜKÖZER, sıra ile Helal Yaşam Allah’ın Emridir, Yeni Dünya Düzeninde Helal Gıda, Helal Sertifikalama’da Kefalet Sistemi ve En Kritik Katkı Maddelerinden Jelatin Nedir? konularını içeren sunumunu yaptı. Konuşmasının özeti ise şöyle:

    “HELAL, bir Müslümanın Hayat standardının olmazsa olmazını teşkil eder. Doğumundan ölümüne kadar HELAL dairesi içerisinde yaşamak en önemli hedefidir. Bu hedefinin en önemli halkası ise HELAL Lokma’dır.

    Boğazından geçecek her lokmanın hesabını Allah(cc)’a vermek zorundadır. Bu sebeple, bir Müslümanın yediği içtiği her lokmanın mutlaka HELAL olması şarttır. Maddi ve manevi hayatının sağlıklı ve feyizli devam edebilmesinin en önemli güvencesi HELAL Lokmadır.

    Global iletişim imkânlarının artması,100 yıla yakın bir zamandır kendisine dayatılan modern yaşantının ve bu yaşantının sunduğu ürünlerin mutluluk ve sağlık yerine mutsuzluk, sıkıntı ve sağlıksız yaşam getirmesi, İslami yaşantının yoğunlaşmasına ve buna paralel kaybettiği kendine ait yaşam tarzını aramaya başlaması adım adım onu Helal ürün arayışına sevketti.”

    “Bugün insanlık, tarihinde görülmemiş büyük bir bozgunculuğun tehditi altındadır. İnsanlık bu felaketin farkına varmaya başlamıştır. Ancak bu felaketin altından İslamsız kurtulması ihtimali muhaldir. Organik Tarım Projelerinin GDO ile mücadele bayrağını elinde tutan Avrupa'da dahi %100 gerçekleşebilme imkânını yakalayamamakta olduğu resmi raporlarda belirtilmektedir.

    Bütün insanlığın helal ve sağlıklı yaşam tarzının garantisi ancak embriyondan, tohuma kadar helal standardının uygulanması ile sağlanabilecektir. Allah (c.c.)'ın tüm insanlara hitabeden son Kitab'ındaki ayet de bu gerçeği açıkça ilan etmektedir.

    "Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin. Şeytanın adamlarına uymayın. Çünkü o size apaçık bir düşmandır." (Sure 2, Ayet 168)

    İki milyarlık İslam alemi artık uyanıyor! Batının bir gece baskını ile taktığı prangaları bir bir kırıp atıyor. Sahip olduğu hayat nizamının nimetlerini bütün insanlık alemine sunmaya hazırlanıyor. Bu nimetlerin genel adı "HELAL YAŞAM SİSTEMİ"dir ve bu sistemin başında ise "HELAL GIDA" yeralmaktadır. Bu sebeple kendilerini Yeni Dünya Düzenini kurmakla görevlendirmiş olan nesiller bütün insanlığı öncelikle "HELAL GIDA SİSTEMİ"ne kavuşturmak zorundadırlar.”

    “Bunun için bütün üretim kaynaklarını, bütün üretim proses ve teknolojilerini yeniden dizayn etmekle mükellef olmalıdırlar. Tohumdan embriyona, çiftlikten sofraya kadar devam edecek sürecin her adımının helal damgası ile kontrolden geçmesi kaçınılmazdır.

    Yaşadığımız bu zaman diliminde, dünyanın çeşitli yörelerinde, azınlıkta ya da çoğunlukta yaşayan Müslümana ihtiyaçları için sunulan gıda, kozmetik ve sağlık ürünlerinin üretiminde kullanılan maddelerin ve uygulanan üretim işlemlerinin karmaşık ve islamî isteklere uygunluklarının tartışılır olması gerçeği karşısında, toplumun dinî inanç ve sağlığının güvence altına alınması keyfiyeti ortaya çıkmıştır.

    Bugün, Müslümanların ister çoğunlukta, ister azınlıkta olduğu devletlerin çoğunluğunun bu görevi sağlıklı bir şekilde yüklenemediği dikkate alınınca, toplumun adına, bir kişi veya bir kurumun bu görevi yüklenmesi toplumun maslahatı için bir zaruret olarak ortaya çıkmıştır. İslam fıkhında bu kuruma Kefalet Kurumu denir.

    Kısaca kefalet, alacaklı (burada tüketici) adına borçlu(burada kefaleti kabul eden üretici)ye kefil olma eylemidir. Kefalet kurumunun gerçekleşebilmesi için kefaletini ilan eden kuruma tüketicilerin güvenmesi ve itibar etmesi, üretici veya satıcının da talep etmesi gerekmektedir. Burada borçlu , belirtilen ürünleri üreten veya topluma sunan kurum olmaktadır. Alacaklı ise bu ürünleri tüketmek isteyen tüketiciler olmaktadır. Kefil ise, tüketiciler adına üreticinin ürettiği ürünlere güvenilir olduğunu taahhüt eden şahıs veya kurum olmaktadır.”

    “Jelatin görüldüğü gibi tamamen hayvansal bir ürün. Aslında mutfaklarımız da küçük birer jelatin imalathanesidir. Çok kere kasaptan, marketten satın aldığımız et türü gıda maddelerimizi ekseriya kaynar suda haşlarız değil mi? İşte haşlamadan sonra tenceremizdeki et suyu ismini verdiğimiz su bol miktarda jelatin ihtiva eder. Bu et suyu iyice soğuyunca yarı saydam şekilde oluşan jel kitlelerini gözlerimizle de görebiliriz.

    Şimdi can alıcı suali soralım. Bu et suyu yenmesi caiz olmayan (domuz, yenmesine izin verilmeyen herhangi bir hayvan, yenmesine izin verilmiş ancak İslami şartlarda kesilmemiş veya kesilmeden ölmüş) hayvanın et ve kemiğinden elde edilmiş ise bir müslüman tüketebilir mi? Eğer cevabımız hayır tüketemez ise (ki bir müslümanın normal cevabı bu olmalı), sanayide üretilen jelatin için de hüküm aynı olmalıdır.

    Bugün %99 u gayri müslimler tarafından üretilen ve son yıl bu üretimin 380 bin ton olduğu bildirilen jelatinin bir müslüman tarafından tüketilmesi caiz olmayacaktır. Ta ki İslam dininin izin verdiği şartlarda, müslümanların gözetiminde Helal Jelatin üretilinceye kadar.

    Bu şartlarda üreticiler satıcılar ve ithalatçılar müslümanlar için üretip satmayı düşündükleri ürünlerde Müslümanın izni ve bilgisi olmadan ürünlerinde bu maddeyi kullanmaya hakları yoktur. Aksi halde insanlık suçu işlemiş olurlar. Zira insanlığın en temel hakkı olan inanç hakkına tecavüz etmiş olmaktadırlar.”


     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 5.0
    Toplam Oy: 15


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.