Hürriyet gazetesi herzaman çarpıtıyor....
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

YASAL UYARI

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

Daru'l Halal Medresesi
Daru'l Halal Medresesi

Günün Ayeti
"Hakikaten insan için kendi çalıştığından başkası yoktur ve muhakkak onun çalışması yarın görülecektir.Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir." Necm 39-41

Günün Hadisi
"Her sarhoşluk veren hamr içkidir, her içki(hamr) haramdır. Sahih-i Müslim

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    46636754
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    Hürriyet gazetesi herzaman çarpıtıyor....


    Gönderen:huseyin Tarih: 26/03/2008 07:19
    Hürriyet gazetesi herzaman çarpıtıyor....
    Hürriyet gazetesi ekonomi yazarının helal et meselesini çarpıtan ve bu konuyla ilgili GİMDES'i isim vermeden itham eden yazısı, sertifikalandırma geciktikçe meydanı boş bulanların ifsad gayreti göstereceklerini göstermesi bakımından ibret alınacak mahiyettedir. Ancak ne yazıktır ki yazarın, bu çarpıtmayı yapmak için yazıları Vatan gazetesinde yayınlanan Prof.Dr. Süleyman Ateş’in gerçekleri çarpıtan fetvasına dayandırmış olması ise daha da ibret verici mahiyet arzetmektedir.
    Aşağıda Hürriyet gazetesinde yayınlanan bu yazıyı ve arkasından “Yeniden Gıda Raporu” kitabında konu ile ilgili olan bir yazıyı bilginize sunuyoruz

    “Helal gıda haram kazanç RANT her ne kadar "kira" anlamındaki bir kelimeden türemişse de bugün iktisatta rant, "katma değer yaratmadan kazanç elde etmek" demektir.

    Rantlar, başta emekçiler olmak üzere, katma değer yaratanların milli gelirden aldıkları payı azaltır. Rantçılık, asalaklıktır. Rantlar, maliyet artışları yoluyla fiyat artışlarına sebep olur. Rant peşinde koşmak (rent seeking) dünyada yaygın bir gelir sağlama yöntemidir. Rantları yaratan güçtür. Gücün kaynağı da devlettir. MAFYA’NIN esnaftan ve iş adamlarından topladığı haraçlar, ranttır. Burada rantı yaratan güç polis değil, MAFYA’NIN tetikçileridir. Yani adam öldürme dáhil, her tür zorbalığı yapmayı göze almasıdır. Kuramsal olarak devlet, bir ülkede zorla para toplama (yani vatandaşa vergi salma) imtiyazına sahip tek örgüttür. Tanrının, kendi gücüne ortak olmak isteyenleri en büyük günahkár ilán etmesi gibi, bir devlet de ülke içinde kendine ortak olmak isteyenleri yaşatmaz. Kendisinden başka herhangi bir örgütün, vatandaştan vergi (haraç) toplamasına izin veremez. Ederse, devlet olmaktan çıkar.

    Bir süredir bazı kişi ve kuruluşlar, et ve gıda şirketlerine "helal et" veya "helal gıda"sertifikası vermek gibi bir üfürük işle "rant" elde etmenin yollarını döşüyor. Hálbuki 30 Aralık Pazar günü, ulemadan Profesör Dr. Süleyman Ateş, bir okurunun helal etle ilgili sorusuna cevap verirken köşesinde aynen şunları yazdı: "Maide Suresi’nin 5. ayetine göre kitap ehlinin yiyecekleri ve kestikleri hayvanlar bize helal, bizimkiler de onlara helaldir. Hıristiyan’ın kestiği et yenilir. Hiç kimsenin dini daraltmaya hakkı yoktur. Allah’ın helal kıldığını kimse haram edemez. Amerika’da ve Avrupa’da hayvanlar en az acı verecek biçimde kesiliyor. Zaten İslám da hayvana mümkün olduğu kadar acı verilmemesini emreder. Sözün Özü: Amerika’da veya herhangi bir yerde Hıristiyanların, Yahudilerin veya daha geniş anlamıyla kitap ehli kimselerin kesip pişirdiği tavuk ve sığır etlerini yemek helaldir."

    Hocanın bu yazdıklarından anlıyoruz ki, İslam’da "helal et" kavramı, eti yenmek için öldürülen hayvanın en az acı çekecek şekilde kesilmesini derpiş ediyor. Hoca, ayrıca Hıristiyan ve Yahudilerin kestiği hayvanların (koyun, dana ve tavuk, domuz hariç) özellikle helál olduğunu, çünkü onların da ehli kitap olduğunu söylüyor. Hıristiyanların kestiği et dahi Müslümanlara helal ise, ayrıca bir helal et sertifikası icat etmenin İslami açıdan bir safsata olduğu ortaya çıkmıyor mu? Safsatanın sertifikası olur mu? İtirazı olan Süleyman Ateş’e gitsin.

    İsteyen firma, eğer pazarlama açısından gerekli görüyorsa, ürünlerinin üzerine "helal" damgası da vurabilir. Ama bunun sertifikası olmaz. Özel kuruluşların "helal et sertifikası" vermesi rant yaratmaktır. Halk sağlığı açısından önemli olan, hayvan kesiminin fenni usullerle ve sağlık koruma kurallarına göre yapılmalıdır. Bunu denetleyecek olan da belediyeler veya ilgili bakanlıklardır. Keza kurallara uymayanları yola getirmek de kamu kuruluşlarının görevidir. Helal et sertifikası vermek, dini ticarete alet etmektir. Karşılığında alınacak paranın adı da "İslamî rant" olur. Son Söz: Rantın helali olmaz.”

    ***

    Yeniden Gıda Raporu Kitabından alıntıladığımız yazı ise şöyle:

    “Kitap ehlinin (Hristiyan ve Yahudilerin) kestiklerine gelince:

    “Bugün size temiz olanlar helal kılındı. Kitap verilenlerin yemeği size, sizin yemediğinizde onlara helaldir.” (Maide5)

    “Kitap ehlinin yemeği” ifadesi, onların her yemeğini ve kestiğini içine alan geniş hudutlu bir ifadedir. Ancak bu geniş kapsamlı ifade, Kur’ an-ı Kerim’de kesin olarak haram kılınan kan, leş, domuz eti ve alkollü içkilerin katıldığı yiyecek ve içecekleri içine almaz.

    Bu gibi yiyecekler, ister Müslüman tarafından, ister kitap ehli tarafından yapılmış olsun, cumhur ulemaya göre yenmesi caiz değildir.

    Ayrıca,

    “Allah (cc)’ nın ayetlerine inanıyorsanız, üzerine Allah (cc)’ nın adı anılmış şeylerden yiyin.” (En’am 118)

    “Üzerine Allah (cc)’ ın adının anılmadan kesilmiş hayvanları yemeyin, bunu yapmak Allah (cc)’ ın yolundan çıkmaktır.” (En’am 121)

    Ayetleri de yine Kur’an-ı Kerim’de yer almaktadır ve çoğunluk ulemaya göre yukarıdaki ayetin sınırlarını çizmektedir.

    Bugün kitap ehlinden olan Hristiyan beldelerinde, sığır, koyun ve tavuk cinsi gibi hayvanlar kanı akıtılmadan önce ya elektrik ceryanına tabi tutulmakta veya büyük baş hayvanların alnına yayın etkisi ile ucu konik veya küre yüzlü bir çubuk, darbeli olarak sokulup çıkarılmaktadır. Bu işlem bütün mezbahanelerde mecburidir. Aksi hareket eden tespit edilirse cezalandırılmaktadır.

    Hıristiyan toplumlarının devletleri bugün din dışı olduğu bilinen laiklikle yönetilmekte, kiliselerin kesimhaneleri kontrol etme gibi bir uygulamaları bulunmamaktadır. Kesimhanelerde çalıştırılan insanların ehli kitab olma gibi bir mecburiyeti de söz konusu değildir.

    Kitab ehlinden Musevilerin kesimi ise eskiye göre aynı usulle devam etmekte olması sebebi ile Kosher sertifikalı, yenmesine izin verilmiş hayvanların, etlerine cevaz verilmektedir.

    Elektrik şokunu veya çubuk darbesini yiyen hayvan ya bayılmakta veya ölmektedir. Boğazı kesilecek yerde bayıldı mı? Öldü mü? diye bir kontrol de yapılmamaktadır. Bizim fiilen bir heyetle tespit ettiğimiz durum böyledir.

    Şimdi bu durumda bu hayvanlar leş hükmünde midir? değil midir?

    Ülkemiz alimlerinden Muhammed Emin Er Hoca Efendi, İslam Mecbuası Nisan 1985 sayısındaki yazısında bu konuda şu ifadeleri yazmaktadır :

    “Temiz kesmenin dışında, boğmak, kafasına vurmak gibi usullerle öldürdüklerinin yenmesi, Müslümana helal olmaz. Çünkü bu Kur’ an-ı Kerim’ in nassına göre leştir. Kendileri yeseler de, tıpkı yiyeceklerinden onlarda helal, bizde haram olan domuzu yemediğimiz gibi bunları da yemeyiz.”

    “İslamda Helal ve Haram”
    kitabının müellifi Prof. Yusuf El Kardavi de sayfa 94’ de şöyle yazmaktadır.

    “Bilinmesi gereken ikinci mesele: Onların boğazlama şeklinin bizimki gibi olması, yani boğazdan kesilmesi şart mıdır?

    Alimlerin ekserisi bunu şart koşar. Mâliki mezhebine mensup bir cemaatın kanaatine göre bu şart değildir.”


    Daha sonra da Müslümanlara cumhur ulamanın istikametinde telkinlerde bulunacağı yerde, onları çok mustar kalınınca uygulanabilecek bir azınlık görüşünün istikametine yönlendirmektedir. Bunu da “Dinde zorlama yoktur” “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız” ile izah etmeye çalışmaktadır. Doğrusu Müslümanı uyuşturacak ve midesini ehli kitabın emir ve komutasına sokacak bu kolaylaştırmaların Müslümanlara hangi faydayı sağladığını anlamak çok güçtür.

    Bu ve bu zatlar gibi âlimlerin bu fetvaları yüzünden bilhassa Arap alemindeki Müslümanların uyuşukluğu, gayretsizliği yanında bu ülkelerde kâfirlerin gıda sahasındaki büyük kontrol ve baskısı dikkat çekici bir yaygınlık göstermektedir.

    Bizce, kitap ehlinin bugün, boğazlama usulü sebebi ile, kestiğini yememek daha uygun düşmektedir. Muhammed Emin Er Hoca’ nın ve geçmiş ulamanın çoğunluğunun görüşü bu istikamettedir.

    Ancak kafasına vurulan veya elektrik şoku tatbik edilen hayvan ölmeden, boğazı kesilecek olursa durum ne olur? Bu konu da süsülen veya herhangi bir yerden düşen hayvanın ölmeden boğazlanırsa etinin yenebileceği Maide, Ayet 3’ de açıklanmaktadır. Bu izinden hareketle bu şekilde boğazlanan etlerin yenebileceğini söyleyebiliriz. Bunun da emin şahıslar tarafından gözlenerek yapılması şartı ile.(YENİDEN GIDA RAPORU.Dr.Müh.H.K.Büyüközer)”

    GIDA RAPORU: Yorumsuz verdiğimiz bu yazılardan sonra; şunu belirtmeliyiz ki “Helal Sertifika” sadece ithal etler için değil, Müslümanlara ulaştırılması istenen bütün ürünler için geçerli olacak bir sertifika olacaktır. Sertifika kurumu olarak hazırlıklarını tamamlamaya çalışan GİMDES de asla rant peşinde koşan bir kurum olmayacaktır. Kaldı ki “Helal Sertifika” uygulamasının Müslüman olmayanları veya mevcut uygulamadan rahatsızlık duymayan insanları tedirgin edecek bir tarafı da söz konusu değildir.


     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 4.89
    Toplam Oy: 29


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.