Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Helal Gıdalar Helal Sertifikası Herbalife Aloevera Amway
Ana SayfaHelal-HaramE Katkı MaddeleriZiyaretçi Defteri
Ürünlerde Katkı MaddeleriYeniden Gıda RaporuSık Sorulan SorularNeden Üye Olmalıyız?


· Ana Sayfa
· Anketler
· Arama
· Boykot Mesajlarınız
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Makale Yolla
· Sitemizi Tavsiye Edin
· Yararlı Linkler
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

Üye Girişi
Nickname

Şifre

Hala hesabınız yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayıtlı bir kullanıcı olarak tema yönetici, yorum ayarları ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksınız.Şifrenizi unuttuysanız lütfen tıklayınız.

Günün Ayeti
"Müminler ancak kardeştirler.Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah`tan korkun ki esirgenesiniz." Hucurat 10

Editör'den
ONUN İÇİNDE NE VAR?
ÇOCUKLARINIZ NE YİYOR?
BİLİYOR MUSUNUZ?
Harribo, Marsmellow, Toffe ve marketlerden satın alınan diğer şekerlemeler, çikolatalar, dondurmalar, meyvalı-meyvasız yoğurtlar, pastalar, kekler, sakızlar...

Peki, "BUNLARIN İÇİNDE NE VAR?" diye HİÇ DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

Maalesef bu ve benzeri gıda maddeleri, ekseriya, DOMUZ ve BENZERİ HAYVANLARIN derilerinden, kemiklerinden, iç yağlarından, kıllarından, maya ve enzimlerinden üretilen katkı maddeleri ihtiva edebilmektedir.

HALBUKİ, DİNİMİZDE BUNLARIN YENMESİ HARAM KILINMIŞTIR.

PEKİ, SİZ ANNE VE BABALAR!...
Sorumlu insanlar olarak, bu maddeleri marketlerden satın almadan önce
ONUN İÇİNDE NE VAR?

sorusunu sorup araştırmak zorunda değil misiniz?


Günün Hadisi
"Ehl-u iyaline ve idaresi altında olanlara adaletle hükmeden adil kimseler,Allah nezdinde nurdan minberler üzerinde otururlar,yüksek makamlara çıkarlar." Muslim

Kitabımız

Yeni kitabımızın 8.Baskısı tamamlanarak satışa sunulmuştur. İsteme ve bilgi alma adresi olarak gimdes 'linkini kullanabilirsiniz.

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    Şu ana kadar
    15985344
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Zemzem

    1-) Avrupa`da labaratuarlarda yapılan araştırmaya göre Zemzem suyu diğer sulara göre çok daha az kükürt taşımaktadır.
    2-) Yine aynı araştırmaya göre diğer sulara nazaran çok daha besleyicidir ve çok daha fazla mineral barındırmaktadır.
    3-) Kaynağı henüz bulunamamıştır. Nereden geldigi şu anki teknolojiye göre bile bilinemiyor. Yakınlarinda hiçbir kuyu yok ve denize de 80 km uzaklıkta. Bu şartlarda suyunu denizden veya başka bir kuyudan almasi imkansız. Nasıl oluyor da yıllardir suyu bitmiyor, bunu kimse bilmiyor.
    4-) Açlığını gidermek için içen kişinin açlığını, susuzluğunu gidermek için içenin susuzluğunu giderir.
    5-) Sadece 1,5 metre derinliğindeki ufacık bir kuyudan çıkan su, hac mevsimi boyunca milyonlarca hacının tüm su ihtiyacını karşılamaktadır ve hiçbir zaman ne azalma ne de kuruma göstermemektedir.
    6-) Dünya Sağlık Örgütü (WHO)`nün raporlarına göre Dünya`daki en içilebilir ve sağlıklı sulardan biri.
    7-) Amerika`da yapılan test sonuçlarına göre Dünya`da içinde mikroorganizma ve bakteri bulundurmayan TEK su zemzem suyu.


    Reklamlar

     

    HİCRİ YENİ YILINIZ MÜBAREK OLSUN.


    Gönderen:huseyin Tarih: 8.12.2010 Saat: 01:05
    jpg HİCRİ YENİ YILINIZ MÜBAREK OLSUN....
    Bugün (07 Aralık - Muharrem 1 ), hicrî 1432 yılına giriyoruz.Hicri yeni yılınızı, Muharrem ayınızı ve Aşure gününüzü tebrik ediyoruz. En samimi duygularımızla, yeni güzelliklerin ve mutlulukların başlangıcı olan Aşure gününün; inananların maddi ve manevi arınmasına, tüm İslam Aleminin ve insanlığın kurtuluşuna, sevgi, huzur ve barış iklimine kavuşmasına vesile olmasını diliyoruz.

    Çok kıymetli bir ayda, çok güzel bir güne erişmiş bulunuyoruz. Peygamberimiz Muharrem ayını "Allah'ın Ayı" olarak tanımlıyor. Ramazan orucundan sonra tutulacak en faziletli orucun bu ayda tutulan oruç olduğunu söylüyor. Sevabının da otuz misli olacağını belirtiyor. Bugün, tutulacak orucun geçen senenin günahına kefaret olacağını müjdeliyor. Yalnız, Yahudi ve Hristiyanlardan farklılığımızı vurgulamak için, Aşure günüyle birlikte, bugünden önceki veya sonraki günü de oruçla geçirmemizi tavsiye etmiştir.

    Muharrem ayının ve Aşure gününün inanç tarihimizde önemli bir yeri vardır. On Muharrem, yani aşure günü; dinler tarihinde kutsal bir gündür. Kaynaklarda ifade edildiğine göre, aşure gününde bir çok peygamberin hayatında önemli ve olumlu olaylar meydana gelmiştir. Bu günde, Peygamber Efendilerimiz ve onlara inananlar çok büyük sıkıntılardan, zulümlerden, baskılardan kurtulmuşlardır. Yeni ve güzel başlangıçlara, büyük ilahi lütuflara ermişlerdir.

    Biz de, Hadis-i şeriflere göre hareket edelim; bu günü en güzel şekilde değerlendirelim. Farz ve nafile ibadetlerimize dikkat edelim. Oruç tutalım. Her halimizle çevremize bu günlerin güzelliğini yansıtalım. Dostlarımızı, komşularımızı, camilerimizi, büyüklerimizin kabirlerini, ana-babalarımızı, akrabalarımızı ziyaret edelim. Atalarımızın bize miras bıraktığı aşure tatlılarından bolca yapıp eşe-dosta ikram edelim. Sevgi ve dostluk bağlarımızı geliştirelim. Ayırım yapmadan herkese iyilik yapmanın, faydalı olmanın, güzel ahlakı geliştirmenin yollarını arayalım. Hayırlar yapmayı, dualar etmeyi, fakir fukaranın yardımına koşmayı unutmayalım. Sadakalar verelim. Birbirimize hayır dualar edelim.

    Eş ve çocuklarımızı ihmal etmeyelim. Peygamberimizin sünnetine uyalım onlara güzel hediyeler alalım, gönüllerini hoş edelim. Peygamber Efendimizin bildirdiğine göre, bu hediyeler evimizin bereketlenmesini, mutluluğumuzun artmasını sağlıyor. Bütün sene yuvamızın bereketi oluyor.

    Özellikle dünya Müslümanlarının semasında kara kara bulutların yığıldığı, zalimlerin mazlum toplumlarımızın üzerine acımasızca çullandığı, çocuk demeden, kadın demeden, yaşlı demeden tonlarca bombayı üzerlerine boşalttığı, bu karanlık günlerin ufkumuzdan biran evvel uzaklaştırılması için Rabbimize dualar edelim.Gücümüz yettiğince maddî ve manevî yardım elimizi uzatalım. Nice güzelliklerin ve kurtuluşların, tatlı ve mutlu günlerin başlangıcı olan Aşure gününü aslına ve ruhuna uygun olarak değerlendirmeyi, ahlakımızı güzelleştirmeyi, sevgi ve dostluk bağlarımızı geliştirmeyi, ömrümüz boyunca Yüce Rabbımız'ın emirlerine ve Peygamber Efendimiz'in sünnetine sıkı sıkıya bağlanmayı birbirimize hatırlatalım, temenni ve tavsiye edelim.

    Herşeyden önemlisi, Hicri Yılbaşına medar olan KUTSAL HİCRET HAREKET’nin şuuruna varmayı hedefliyelim. İç ve dış emperyal güçlerin kültür bombardımanı ile dayatılan sağlıksız ve maneviyatsız yaşam tarzının oluşturduğu kirlerden temizlenmek için ne pahasına olursa olsun sağlıklı ve helal yaşam tarzına doğru HİCRET ETMEYİ göze alalım.

    Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun ...

    - Hicrî takvim nedir? Ne zamandan beri uygulanmaktadır?
    - Hicrî yeni yılın ilk ayı olan Muharrem ayına özel bir ibadet var mıdır?
    - Peygamberimiz yeni yılı nasıl karşılamıştır?
    Aşure günü nedir? Aşure gününe özel bir ibadet şekli var mıdır?
    soruları ile ilgili de, kısaca bilgi verilecektir. Hicrî tarih, Hz. Muhammed (s.a.s.)'in Mekke'den Medine'ye hicretiyle başlar.
    Ancak takvim başlangıcı olarak bu tarih, Hz. Ömer devrinde kabul olunmuştur. Ondan önce Arapların belli bir takvimi yoktu. Bazı önemli hadiseleri (Hz. İbrahim'in ateşe atılışı, Fil vakası vb.) tarihe başlangıç olarak gösteriyorlardı.

    Hicretten on altı yıl sonra (638), dönemin halifesi Hz. Ömer'in emriyle Medine'de bir meclis toplanarak, tarih meselesine bir çözüm bulunması istendi. Hz. Ali'nin teklifi ve mecliste bulunanların kabulü ile, Hz. Muhammed (a.s)'in hicreti, İslâm tarihine başlangıcı ve Muharremin de bu yılın ilk ayı olması kararlaştırıldı.

    Böyle bir uygulamanın konulmasına sebep olarak şu iki husus gösterilmektedir: Hz. Ömer devrinde ibraz edilen bir borç senedinde, ödeme için vâde tarihi olarak gösterilen Şaban ayının, geçen yılın mı yoksa gelecek yılın mı olduğu kestirilememişti. Ayrıca aynı dönemde Basra valisi olan Ebu Musa el-Eş'arî'den gelen bir yazıda; Hilâfet makamından gönderilen kâğıtların hangisi önce hangisi sonra olduğu ve hangisinin hükmüyle hareket edilmesi gerektiğinin bilinmediği cihetle, bu sorunun acilen halledilmesi isteniyordu.

    Bu nedenlerle Hicret, İslam tarihine başlangıç teşkil etmişti.
    Hicrî-Kamerî yıl, on iki aydır
    . İlk ayı olan Muharrem ile birlikte Receb, Zilkade ve Zilhicceye Araplar "eşhur'i hurum" adı verir ve bu aylarda savaştan ve her türlü şiddetten uzak dururlardı.

    Hz. Muhammed (s.a.s), bu ayın dokuz, on ve on birinci günleri oruç tutmayı ashabına tavsiye etmişti. Peygamber Efendimiz buyurur ki: "Ramazan orucundan sonra, tutulan oruçların en faziletlisi; Allah'a izafet ile şereflendirilen Muharrem ayındaki oruçtur." (Riyazü's-Sâlihin, II, 504). Diğer hadislerde, Muharrem ayının onuncu gününe rastlayan ve pek çok önemli olayın cereyan ettiği "Aşûra günü'nde tutulan orucun, bir yıl önce işlenen hata ve günahların bağışlanmasına vesile olacağı müjdelenmiştir" (Riyâzü's-Salihin, II, 509).

    Emevilerin ikinci hükümdarı Yezid zamanında ve hicri 61/milâdi 680 yılı Muharrem ayının onuncu Cuma gününde vuku bulan Hz. Hüseyin'in şehadeti meselesinden dolayı, Şiilerce o gün matem günü sayılmış ve bu matem daha sonraları geniş çapta ve resmi bir hüviyete bürünmüştür.

    “Aşura günü” denilen Muharrem ayının onuncu gününde, tarihte pek çok önemli olayın meydana geldiği rivayet edilmektedir. Bunlar arasında şu olayları saymak mümkündür:

    - Nuh (a.s)'un gemisinin tufandan kurtulup Cudi dağının tepesine oturması bu güne rastlar. (Bilindiği gibi bu olay, Hz. Nuh'a inananların bir gemi vasıtasıyla kurtulduğu ve inkarcıların da bütünüyle yok olup gittiği bir olay olmuştu).
    - Bunun yanında, Hz. Adem'in tevbesi,
    - Hz. İbrahim'in ateşten kurtulması,
    - Hz. Yakub'un oğlu Hz. Yusuf'a kavuşması bu güne rastlar.

    Muharrem ayının onaltıncı günü ise, Kudüs'ün kıble tayin edildiği ve on yedinci gününün de Fil ashabının geldiği gün olduğu, nakledilenler arasındadır. Muharrem ayının Osmanlılar devrinde de ayrı bir yeri vardı. Bu ay dolayısıyla şairlerin yazdığı ve "Muharremiye" adı verilen manzum şiirlerin sayısı oldukça kabarıktır. Ayrıca yeni sene başı olması hasebiyle bu ayda, devlet erkanı, padişahın huzuruna çıkarak yeni yılı tebrik eder ve padişahın "Muharremiye" denilen hediyelerini alırlardı.

    Muharrem ayı Osmanlı arşivlerinde "Muharremü'l-Haram"şekliyle geçmekte ve kısaca "mim"rumuzuyla gösterilmektedir.


     
    İlgili Bağlantılar

    En çok okunan haber:
    Şifalı Bitkiler


    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 5
    Toplam Oy: 14


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler

    Yazdırılabilir Sayfa  Yazdırılabilir Sayfa

    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    "Üye Girişi" | Hesap Aç/Oluştur

    | 0 yorum

    Başlangıç
      
    Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.

    Gıda Raporu © 2004-2011
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Sitemizde yayınlanan haber ve makalelerden, sitenizde yayınlamak istediklerinizi, sitemize link vermek veya kaynak olarak göstermek sureti ile kullanabilirsiniz.