Helal Gıda Gerçeğini Dünya Kabul Etti!
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

YASAL UYARI

Helal Festival

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

Daru'l Halal Medresesi
Daru'l Halal Medresesi

Günün Ayeti
"Ey iman edenler! Allah`tan O`na yaraşır şekilde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin." Al-i imran 102

Günün Hadisi
"Her sarhoşluk veren hamr içkidir, her içki(hamr) haramdır. Sahih-i Müslim

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    44506962
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    Helal Gıda Gerçeğini Dünya Kabul Etti!


    Gönderen:huseyin Tarih: 30/08/2018 08:32
    konferans HERKES HELALE KOŞUYOR YA SİZ?

    Helal Gıda Gerçeğini Dünya Kabul Etti!

    Dr. Hüseyin Kâmi BÜYÜKÖZER


    Genelde aldığımız ürünlerin içinde ne olduğuna çoğumuz hiç bakmayız. Halbuki bize hayat nizamı olarak İslam’ı emir buyuran Rabbimiz ve O’nun Resulü bu konuda bizi uyarıyorlar.

    “Sana, kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. De ki: "Size tayyib olan şeyler helal kılındı." Allah'ın size öğrettiğinden öğreterek yetiştirdiğiniz avcı hayvanların sizin için tuttuklarını yiyin ve üzerine Allah'ın adını anın (besmele çekin), Allah'tan korkun. Muhakkak Allah, hesabı çabuk görendir.” (Maide,4)

    “O, size yalnız şunları haram kıldı: Ölü hayvan, kan, domuz eti, bir de Allah'tan başkası adına kesilen hayvanlar. Sonra kim bunlardan yemeye mecbur kalırsa, başkasının hakkına tecavüz etmemek ve zaruret ölçüsünü geçmemek şartıyla ona da bir günah yükletilmez. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.” (Bakara,173)

    Bu emirlere muhatap Müslümana bugün market raflarında sunulan gıda maddelerinin büyük çoğunluğuna bulaştırılmış bulunan domuz, alkol, kan, leş ve sağlık açısından zararlı birçok katkı maddesi neden kullanılabilmektedir?

    Haç’a ve domuza karşı cihat şuuru ile bin yıl dünya hakimiyetini elinde tutan şanlı bir ceddin torunları olarak, her zerresi şehit kanları ile satın alınmış bu topraklarda ve yüzde doksan dokuzunu Müslümanların oluşturduğu ülkemizde domuzdan elde edilen bir maddeden bahsetmekten utanç duyuyorum.

    Yurtdışında yaşayan kardeşlerimiz helal ürün konusunda daha bilinçlidirler. Nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan ülkelerdeki durum daha mı iyi? Ne yazık ki bu soruya evet dememiz mümkün değildir.

    1950’li yıllardan sonra Batı kapitalist üretim ve tüketim çarkının etkin bir hale gelmesi, batı egemenliğinin, batılı yaşam tarzının/modernitesinin dünya insanlarına dayatılır olması da çeşitli din mensuplarını düşündürmüş ve arayışlara sevk etmiştir. Az maliyetle daha çok para kazanma hırsı, üretimde domuz ürünlerini yaygın bir şekilde kullanma, ölü hayvanların her şeyini üretimde değerlendirme, gıda katkı maddelerinin alabildiğince yaygınlaşması, hormonlar ve genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO’lu maddeler) bu yaşam tarzıyla birlikte insanların hayatlarında normal bir şekilde yer etmeye başladı. İnsanların yeme/içme tarzları değişti, eski gelenekler unutturuldu, fast food ve abur cubur yeme şekilleri yaygınlaştı. Doğal hayat tarzından uzaklaşma sonucunda yaygın ve yeni hastalıklar, insanlığı yok etmeye başladı. Gerek Müslümanlar gerek diğer din mensupları, bu kötü gidişata karşı arayışlarını hızlandırarak, çözüm yolları bulmaya çalışmaktadırlar.

    20. Asırda bu helal ve tayyib ürün arayışları, Müslümanların çoğunlukta yaşadığı ülkelerden ziyade, Müslümanların azınlıkta bulunduğu ülkelerde etkin bir şekilde başlamıştır. Bu gayrimüslim ülkelerde yaşayan Müslümanlar, kendilerine ve çocuklarına helal yiyecek ve içecek bulmak için büyük gayret sarf etmek zorunda kalmışlardır. Müslümanlar bu arayışlarını sürdürürken, Yahudilerin uygulamakta oldukları Kosher sistemi onların da dikkatini çekmiştir. ABD’de önceleri Müslümanlar, çoğu helal diyetine uygun olmadığı halde bilgi yetersizliğinden Kosher damgalı yiyecekleri tercih etmişlerdi. Çünkü yiyecek ve içeceklerle ilgili geniş ve ikna edici bilgilere sahip değillerdi. İslamî çalışmalar daha sonra meyvesini vermeye başlamış,1963 yılında Müslümanlar ABD’de ilk olarak Helal Standartları tespit ve ilan ederek bu alanda çalışmalar yapmak üzere faaliyete geçmişlerdir.

    Avrupa’da hızla artan Müslüman nüfusu, helal gıda sektörünün de büyümesine vesile oldu. Araştırma Merkezleri’nin verilerine göre, hâlihazırda Avrupa genelinde yaşayan Müslüman nüfus 50 milyona yaklaştı. Müslümanların nüfus artış hızı dikkate alındığında, bu rakamın 2023’de 58 milyona ulaşacağı tahmin edilebilir. Bu durum yerli-yabancı çok sayıda firmanın helal gıda sektörüne girmesine sebep oluyor.

    Son dönemde helal gıda sertifikası alabilmek için başvuru yapan Alman firmalarının sayısı hızla artıyor. Fransa ve İngiltere’de de durum farklı değil. Söz konusu firmalar helal sertifikasını sadece yaşadıkları ülkelerdeki Müslümanlar için değil, dünyanın değişik yerlerindeki Müslümanlara ihracat yapabilmek için de talep ediyor. Bununla birlikte diğer bütün sektörlerde olduğu gibi helal gıda sektöründe yaşanan hızlı büyüme de beraberinde çeşitli sorunları getiriyor.

    Her şeyden önce helal kesimle ilgili tartışmalar yıllardır dinmek bilmiyor. İlerleyen teknolojiye paralel yeni kesim teknikleri, sorunu çözmek bir tarafa daha da karmaşık hâle getiriyor. AB genelinde hayvana eziyet verdiği gerekçesiyle boğazlamanın yasaklanmasından sonra gündeme gelen tabanca ya da elektrikle şoklama veya daha da kötüsü gazla öldürme yöntemi, İslam’ın helal kesim konusundaki kuralları son derece açık olmasına rağmen, sadece sıradan Müslümanlar değil, din adamları arasında da büyük tartışmalara sebep oldu.

    Modernite ile adeta yaşantımıza farkında olmadan adapte edilen jelatin, MSG, Sodyum Nitrit, Aspartam, Sistein vs.gibi yüzlerce zararlı ve haram olma riski olan katkı maddeleri başta olmak üzere tehlikeler içeren gıda üretim sisteminin tek alternatifi helal ve tayyib (sağlıklı, temiz, kaliteli, hijyenik) olma özelliklerini barındıran helal sertifikalı ürünlerin tüm insanlık için, gerekli olduğuna inandığımız, tek çözümdür.

    Bugün dünyada Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelere ilaveten, azınlıkta oldukları bir çok laik ve gayrimüslim ülkelerde de helal gıda belgeli ürünler piyasaya arz edilmekte ve helal gıda belgelendirmesi ile ilgili faaliyetlerde bulunulmaktadır. Bilhassa, Güneydoğu Asya ve Ortadoğu gibi bölgelerde ithal edilen gıdalarda “Helal” logosu bir zorunluluk haline gelmektedir.

    Uzmanlar, genel kanaatin aksine helal ürünlerin sadece içecek ve gıda maddeleriyle sınırlı olmadığını, artık tüketicilerin daha da bilinçlenerek ikram sektörü, sağlık ve ilaç endüstrileri, kozmetik, finans ve bankacılık sektörlerinde de helal hizmet aradıklarını ifade ediyor. Günümüzde gıda, kozmetik ve ilaç sektörlerinde en büyük problem bu ürünlerin üretiminin teknoloji, ham madde ve katkılar bazında gayrimüslim güçlere bağımlı olarak yürütülmesidir.

    Hayatımızı nasıl sürdürdüğümüzü biraz da nasıl beslendiğimiz belirliyor. Sağlığımız ve ibadetlerimiz yediklerimizden etkileniyor. Bu sebeple helal rızık temin etmek ilk meselelerimizden biri. Haramdan uzak durma şartı yalnızca et ürünleri için geçerli olmadığına göre her türlü günlük ihtiyacımızı karşılarken de aynı soruların aklımıza gelmesi lazım. Nitekim paket üzerinde yazan "Domuz ve domuzdan elde edilmiş katkı maddeleri bulunmaz." uyarısıyla sınırlı değil hassasiyetimiz. Sağlığımızı tehdit eden her türlü necis şeylere de aynı ölçüde dikkatle yaklaşmak durumundayız.

    Yiyip içtiklerimizden giydiklerimize kadar sahip olduğumuz her şeyde hassasiyet göstermek elimizdedir. Bu mühim mevzuda ifrat ve tefritten kaçınmalıyız. Her önümüze geleni satın almak kadar, her şeyden el etek çekmek de doğru değildir. Evet dikkatli olmak zorundayız. Zira haram yiyenin yaptığı duanın kabule şayan olmadığını bildiren naslar bulunuyor. Bu açıdan temkinli davranmak bir mü’min tavrıdır. Etiket okumak, et ve tavuk ürünlerini her yerden satın almamak, işlenmiş ürünlerin katkı maddeleriyle ilgili dikkatli olmak, hijyen malzemelerinde alkol kullanılmadığından emin olmak ve en önemlisi helal bir yoldan kazanç sağlamak gözümüzde büyüteceğimiz şeyler değildir.

    Bize bütün nimetleri sunan Rabbimizin katında bu uğraşlarımız da yine O'nun (cc) buyurduğu üzere 'bir hardal tanesi kadar iyiliğin bile karşılıksız kalmadığı o günde karşımıza çıkacaktır muhakkak. Bu ümitle hareket ettiğimizde çevremizdekilerin "Niye bu kadar uğraşıyorsun, ye gitsin." ikazlarının ve her gün gözümüze ilişen birbirinden lezzetli görünen gıdaların da üzerimizde pek bir tesiri olmayacaktır.

    İlaç seçiminde de dikkatli olmalıyız. Batı kaynaklı dev ilaç endüstrisi Musevileri , Vejeteryanları düşündüğü kadar Müslümanları düşünmemektedir. Bunun en önemli sebebi Müslüman tüketicilerin bu duruma sessiz kalması, Müslüman alimlerin yüz yıldır zaruret kavramına sığınması, Müslüman bilim adamlarının helal alternatifler oluşturmaması olarak görebiliriz. Dev ilaç firmaları 30 yıl önce planladıkları ‘’Daha Çok İlaç Satmak İçin Hastalıklar İcat Edelim’’ projelerini 2000’li yıllarda gerçekleştirme imkânı buldular. Bu projelerinin en büyük tüketici pazar kitlesi ise Müslüman tüketicilerdir. Müslüman doktor ve eczacılarımız başta olmak üzere bilim adamlarının konuya acilen sahip çıkmaları gerekmektedir. Ne yapmalı? Nasıl helal ilaç bulmalı? Müslümanlar olarak düşünmek zorundayız.

    İslam ümmeti üretken olamadığı için zarurete muhtaç kalmamız sonucu karşılaştığımız, sağlığımızın önündeki temel problemler hakkında bilinçlenmeliyiz. En büyük şifa kaynağımız, Kur’an-ı Kerim‘in ifadesiyle ‘’bütün insanlığa sevgi ve rahmet duyguları ile dolu olan’’ efendimizin sağlık, beslenme ve tüketim konularında da bütün insanlığa verdiği ilahi mesajları hatırlamalıyız. Başta sorduğumuz soruyu herbirimiz nefsimize tekrar soralım HERKES HELALE KOŞUYOR YA SİZ?

    Cenab-ı Hak kusurlarımızı lütfu ile bağışlasın. Hakkı hak bilip, doğru yolda yürümeyi, batılı batıl bilip, ondan kaçınmayı nasip buyursun. Her türlü haram ve şüpheli lokmadan ve işlerden cümlemizi muhafaza eylesin.

    Tüm GİMDES Helal Ve Tayyib Sertifikalı Firmalarımızı görmek isterseniz TIKLAYINIZ.... GİMDES HELAL VE TAYYİB SERTİFİKALI FİRMALARIMIZ

    Tüm GİMDES Helal Ve Tayyib Sertifikalı Ürünleri satın almak isterseniz TIKLAYINIZ SERTİFİKALI ÜRÜNLER İÇİN HDM MARKET ŞUBELERİMİZ


    konferans


     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 5
    Toplam Oy: 4


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.