HELAL VE TAYYİB DAVAMIZA SAHİP ÇIKALIM!
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

YASAL UYARI

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

Daru'l Halal Medresesi
Daru'l Halal Medresesi

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    63701038
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    HELAL VE TAYYİB DAVAMIZA SAHİP ÇIKALIM!


    Gönderen:huseyin Tarih: 07/07/2022 14:39
    hakdavamiz HELAL VE TAYYİB DAVAMIZA SAHİP ÇIKALIM!

    Dr.Hüseyin Kami BÜYÜKÖZER
    20. asrın başlangıcına kadar dininin emri gereği baş başa baş da şeriata bağlı olarak yaşarken, bir gaflet anında gayrimüslim emperyalist bir çeteye yakasını kaptırmış. Düşman bütün gücü ile ümmetin nefes borusunu sıkmış ve nefessiz kalan Halifelik makamını nakavt ederek ümmeti başsız bırakmış. Adeta ümmeti imamesi kopartılmış darmadağın tesbih taneleri haline getirmiş. Bu toprakların üzerine masa başında yaptığı taksimata göre küçük küçük devletçikler oluşturmuş ve kendi kontrolünde olacak insanları bu devletçiklerin başlarına oturtmuş. İşte yüz yıldır Müslümanlar, bu çetenin kıskacındaki ve kontrolündeki bu devletçiklerin yönetiminde yaşıyor. Yer yer kendilerini bu kıskaçtan kurtarabilen Müslümanlar ise dinlerinin olmazsa olmazı ve imanî bir meselesi olan birçok meselesi ile birlikte başta gıda ürünlerinin ve günlük yaşam şartlarının Helal ve Tayyibliğini 40-50 yıldır sorgulamaya ve bir bir kurtarabildiklerini yaşamaya gayret ediyor.

    1970’li yıllarda, Yeni nesil Müslümanlar, uyanmaya başlarken, kendilerine sunulan birçok gıda maddesinin Müslümanlarca tüketilmemesi gerektiğini öğrendiler ve bu maddelere karşı kendilerini korumaya aldılar.

    Bu yeni akım, 100 yıldır bütün dünyanın gıda üretim, kontrol ve ticaretini elinde tutan Batının ve onun siyasi uzantısı olan AB’nin dikkatini çekti. Ürün üretim ve kontrolünün biranda ellerinden kaçacağı endişesi ile hemen onların Standartlar merkezi olan CEN’e talimat vererek sahte bir helal standart ve sertifikalama kuruluşunu kurdurdu. İslam ülkelerindeki uşaklarını da yanına alarak bütün dünyaya ilan etti.

    Bu, İslam ümmeti için, elindeki son silahını gayrimüslimlere teslim etmek gibi bir şeydi. Allah Teala GİMDES’e feraset verdi, bu tehlikeyi gördü. 2015 yılında bütün dünyadaki helale duyarlı bağımsız kurumları İstanbul’a davet etti. Toplantı sonucu tarihi karar alındı; “Müslümanların Helaline gayrimüslimler karışamaz!” Bu karar bütün dünyada yankılandı. Allah’ın izni ve ümmetin dik duruşu ile AB ister istemez bu uygulamayı iptal etmek zorunda kaldı.

    Ne var ki Helal ve Tayyib ihtiyaç maddelerine uzanan eller bugün de pes etmiş değiller. Benzer uygulamalar ile Helal’in sadece adını kullanarak ticaret merkezli bir yaklaşımı Helal ve Tayyib yaşam biçimini kendisine dava edinmiş kurumların önünü kapatmak için kullanmaya çalışıyorlar. Hayır. Ümmet olarak, boynunun borcu olan Helal ve Tayyib davasında boyun eğdirme çalışmalarını reddediyoruz. Allah’ın bize yüklediği vecibeleri sonuna kadar yürütmek için çalışıyoruz. Ticari temellerde kurulmuş hiçbir kurum Müslümanca yaşama hakkımızı engelleyemez.

    Nasıl ki geçmişte İslami yaşama çabalarımız engellenmeye çalışıldı ise şimdi de değişik üsluplarla çalışılıyor, bilmeliyiz ki tarihler değişse bile benzer oluşumlar karşımıza çıkmaya devam edecektir. Her yeni girişimlerinde dikkat etmemiz gereken husus, yeni çıkan oluşumların yalnızca Allah-ü Teâla’nın emir ve yasaklarını uygulama amacıyla kurulup kurulmadığını kontrol etmektir. Eğer Helal ve Tayyib perspektifinden yaşanan olaylara bakabilirsek o zaman doğru konumda bulunabiliriz.

    Ve bizler bireysel olarak değil Ümmet şuuru ile hareket ederek Helal ve Tayyib ürünlerimize el uzatarak insan haklarına ve inanca saygı hususlarına zarar veren girişimlere, geçmişte olduğu gibi, bertaraf etmeye Allah’ın izni ile muktedir olabiliriz.

    İslam ile bağlantısı olmayan laik yasalarla hizmet veren kurumlara eğitim verdiren bir kurumun her ehli sünnet cemaatten temsilcisi bulunan fıkıh kurulumuzun belirlediği standartları değerlendirmesi, notlandırması veya sınaması söz konusu olamaz. Bu kurumun onay verdiği kurumlar ile GİMDES eş değer olamaz. İnsan haklarına aykırı olarak dini bir vecibeyi hizmet olarak yapan bir kurum İslami temellerde kurulmamış bir kurum tarafından belgelendirilmeye zorlanamaz.

    Allah (cc) hak davamızda bizimle beraberdir.

    hakdavamiz


     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 5
    Toplam Oy: 4


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.