Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
Ana SayfaHelal-HaramE Katkı MaddeleriZiyaretçi Defteri
Ürünlerde Katkı MaddeleriYeniden Gıda RaporuSık Sorulan SorularNeden Üye Olmalıyız?


· Ana Sayfa
· Boykot Mesajlarınız
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

Son Çıkan Kitabımız
Helal Lokma kitabı
Helal Lokma kitabımız tamamlanarak satışa sunulmuştur. Gıda Raporu, Halalen Tayyiban ve diğer kitaplarımızı sipariş etmek için GİMDES'linkini kullanabilirsiniz.

Günün Ayeti
"Hakikaten insan için kendi çalıştığından başkası yoktur ve muhakkak onun çalışması yarın görülecektir.Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir." Necm 39-41

Günün Hadisi
"Her sarhoşluk veren hamr içkidir, her içki(hamr) haramdır. Sahih-i Müslim

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    Şu ana kadar
    20353118
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    HELAL GIDA VE HELAL SERTİFİKA...


    Gönderen:huseyin Tarih: 25/08/2007 12:48
    HELAL GIDA VE HELAL SERTİFİKA...

    TANIM :

    Helal Gıda kavramı, uluslararası The Codex Alimentarius Komisyonu dokümanlarında “İslami kurallar doğrultusunda izin verilen gıda” anlamında yer almakta ve “İslami kurallara göre yasak olan herhangi bir unsuru içermeyen, bu unsurlardan arındırılmış yerlerde veya cihazlarda hazırlanan-işlenen-taşınan ve depolanan, bu durumların dışında üretilen herhangi bir gıda ile hazırlama-işleme-taşıma ve depolama aşamasında direkt temasta olmayan ürün olarak” tanımlanmaktadır.

    HİTAP ETTİĞİ PAZAR (NÜFUS)

    Son elli yılda yüzde 250 civarında bir artışla 1.8 milyara ulaşan ve şu anki yıllık %2.9’luk artış oranı baz alındığında, 24 yıl içerisinde ikiye katlayarak 3.6 milyar kişiye ulaşacağı tahmin edilen Müslüman nüfusun dağılımı şu şekildedir:

    • Asya (Türkiye 72 milyon dahil) 1.240 milyon
    • Afrika 490 milyon
    • Avrupa (Rusya 27 milyon dahil) 52 milyon
    • Kuzey Amerika 7 milyon
    • Güney Amerika 3 milyon
    • Okyanusya 1 milyon
    TOPLAM 1.793 milyon

    HİTAP ETTİĞİ PAZAR (DEĞER)

    Dünya üzerinde 112 ülkeye yayılmış 1.8 milyar Müslüman tüketici potansiyeline sahip helal gıda pazarının, yıllık 150 milyar dolarlık işlem hacmine sahip olduğu tahmin edilmektedir. Bu tüketici topluluğunun 1.3 milyarı İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi 57 ülkede yaşamaktadır. Ortadoğu, Kuzey Afrika, Güney ve Güneydoğu Asya ile Çin’deki geniş Müslüman kitleler, helal gıda ürünleri için çekici bir pazar oluşturmaktadır.

    Halihazırda helal gıda ürünleri için en güçlü iki pazar olan Güneydoğu Asya ülkelerinde 241 milyon, Ortadoğu ülkelerinde ise 186 milyon Müslüman yaşamaktadır.

    1.8 milyar Müslüman tüketicinin helal gıdayı benimsemesi sağlandığı takdirde, global helal gıda pazarının yıllık 860 milyar dolara ulaşması rahatlıkla mümkün görünmektedir. Bu da, dünya yıllık ticaretinin % 7’sine karşılık gelmektedir.

    POTANSİYEL PAZAR

    Eğer helal ve koşer endüstrisi, tıbbi ürünler, kozmetik, deri eşyaları, otel ve katering hizmetleri gibi gıda dışı ürünleri de içine alacak şekilde genişletilebilirse, toplam helal pazarı yıllık 2.1 trilyon dolar olacaktır.

    PAZARDAKİ AKTİF ÜLKELER

    1. MALEZYA

    27 milyonluk nüfusunun 16 milyonu Müslüman olan Malezya, helal gıdanın lider ülkesi konumundadır. Yıllık ihracatı 141 milyar dolar, ithalatı ise 115 milyar dolar olan Malezya’nın ana hedeflerinden birisi, ihracata yönelik helal gıda üretimini artırarak, başta İslam ülkeleri olmak üzere tüm dünya ülkelerine sertifikalı helal ürün konsepti bağlamında gıda ürünü ihraç eden bir merkez konumuna gelmektir. Bu amaçla Malezya, ürünlere helal olarak üretildiklerine dair helal sertifikası vermek üzere bir kamu kuruluşu olan JAKIM’i (Department of Islamic Development Malaysia) kurmuştur. JAKIM, bugün Birleşmiş Milletlerce de kredibilitesi onaylanmış dünyanın en önde gelen helal gıda sertifika kuruluşudur. Malezya’da JAKIM damgası taşımayan bir markanın pazar payını % 20’lere varan oranda kaybedebileceği vurgulanmaktadır. Malezya, 2004 yılında helal gıda ile ilgili üretim, hazırlama, işleme ve depolama konularını içeren MS 1500:2004 adlı Malezya Standartlarını hazırlamış ve uygulamaya koymuştur. Malezya’da, helal gıda ile ilgili çeşitli periyodik fuar (MIHAS) ve forumlar düzenlenmekte, iki ayda bir “Halal Journal” adlı bir dergi yayınlanmaktadır. Malezya’nın İslam Konferansı Örgütü’ne (İKÖ) helal gıda ile ilgili bir uluslararası standard önerisi getirmesi ise Helal Gıda ihracatında standardizasyon ve uygunluk değerlendirme konularınında gelecekte önem arz edeceği sinyallarini taşımaktadır. 22-25 Kasım 2005 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenmiş olan İslam Konferansı Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK)'nin 21. Toplantısı’nda Helal Gıda Standardı konusu Malezya tarafından İSEDAK gündemine getirilmiştir.

    Malezya Hükümeti, 2005 yılı bütçesine, Malezya’nın dünyanın helal gıda üreticisi olduğunun tanıtımı için RM 10 milyon (2,6 milyon $) ödenek ayırmıştır.

    2. TAYLAND

    65 milyonluk nüfusunun sadece% 10’u Müslüman olan Tayland’da Bangkok Chulalongkorn Üniversite’sinde kurulmuş bulunan Helal Bilim Merkezi (HASCI), 10 yılı aşkın bir süredir Helal konusunun hem teknik hem politik sorunlarıyla ilgilenmekte olup, Müslümanların yiyeceklerinin kalite, emniyet ve dini kriterlerini iyileştirmenin yanı sıra helal gıda endüstrisinin GMP, HACCP gibi uluslararası gıda emniyeti standartlarına ulaşmasında destek olmaktadır. Tayland, 2005 yılında 324 milyon dolarlık helal gıda ihracatı gerçekleştirmiştir.

    3. SİNGAPUR

    Müslüman nüfusun toplam nüfusun sadece %16’sını meydan getirdiği 4.4 milyon nüfuslu Singapur’da Helal Gıda Endüstrisi, kozmopolit şehirlerde büyük bir iş hacmine sahiptir. Mc Donald’s, A&W, Burger King, Pizza Hut, KFC, Delifrance, Nestle ve Taco Bell, %100 helal gıda satan uluslararası markalardan sadece bir kaçıdır. Singapur ve Brunei’deki Müslüman nüfusun yüksek alım gücüne sahip olması ve bu ülkelerdeki tarım endüstrilerinin zayıf olması, bu ülkeleri helal gıda için cazip kılmaktadır. Singapur, 2005 yılında Orta Doğu’ya 211 milyon dolarlık helal gıda ihracatı gerçekleştirmiştir. Bir kamu kuruluşu olan Singapur İslam Dini Konseyi (MUIS) helal sertifikası düzenlemeye yetkili tek kuruluştur. Geçmiş 5 yılda, helal sertifika başvuruları 2000 yılında 600’den 2005’te 1.600’a çıkarak neredeyse üçe katlanmıştır.

    a. AVUSTRALYA

    Dünyanın en büyük gıda üreticisi ülkelerinden birisi olan Avustralya, her yıl 70’ten fazla ülkeye sertifikalı çeşitli helal gıdalar ihraç etmektedir. Avustralya’nın 2002 yılında Müslüman ülkelere olan gıda ihracatı, 1997 yılına göre % 51 artış kaydederek 3.7 milyar dolara ulaşmıştır. En önemli helal pazar ülkeleri Endonezya (1.155 M$), Malezya (1.069 M$), Suudi Arabistan (787 M$), Mısır (241 M$), BAE (236 M$), Bangladeş (188 M$),ve diğer Ortadoğu ülkeleridir.

    Güneydoğu Asya’daki helal gıda talebinin son beş yılda 51 milyar dolara ulaştığı tahmin edilmektedir.

    b. KUZEY AMERİKA

    Yüksek alım gücüne sahip 7 milyona yakın Müslümanın yaşadığı ABD ve Kanada’da artan Müslüman nüfusa paralel olarak, sertifikalı helal gıda satışları, ve yine sertifikalı bakkal dükkanları ve restoranlarda popülerlik kazanmakta, ordu, okullar, hastaneler, hapishaneler gibi kamu kuruluşlarının yanı sıra otomatik satış makineleri, dondurulmuş gıda ve havayolları gibi alanlarda hızla büyümektedir. ABD’deki Müslüman topluluğun 2018 yılında 12.2 milyona ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bunun yanı sıra sadece 1.000 helal sertifikalı ürünün bulunduğu ABD’de bir çok Müslüman, koşer ürün almak zorunda kalmaktadır. Bugün 100 milyar dolara ulaşan ABD koşer pazarının % 16’sını Müslümanlar oluşturmaktadır.

    c. AB

    15 milyona yaklaşan zengin Müslüman nüfusuyla AB’de özellikle Fransa, Almanya, İngiltere ve İtalya helal gıda konusunda ciddi bir pazar oluşturmaktadır. İngiltere’de ikamet eden yaklaşık 1.1 milyon müslüman bulunduğu bilinmektedir. İngiltere’de helal gıda konusunda yetkili kılınmış bir kurul vardır. Kurulun adı “Birleşik Krallık Müslüman Gıda Kurulu”dur.2003 yılında 15 milyar dolar olarak tahmin edilen Avrupa helal gıda pazarının her yıl % 15 büyümesi beklenmektedir.

    d. AFRİKA

    Özellikle Güney Afrika müslüman nüfusuyla helal gıda için çekici bir Pazar durumundadır. Bunda Afrika kıtasının genelinin gıda konusunda dışırıdan ithalata dayalı bir ekonomisinin olması büyük bir etken oluşturmaktadır. Özellikle Güney Afrika da gelişen turizm sektörü özellikle işlenmiş ve dondurulmuş gıdaya olan talebi yükseltmiştir. Güney Afrika’da helal gıda konusunda yetkili kuruluş “Güney Afrika Ulusal Helal Otoritesi” (SANHA)’dır. Güney Afrika pazarına girişte en büyük engel ithal tarım ürünlerinde uyguladıkları yüksek kalite standardlarıdır.

    TÜRKİYE’NİN DURUMU

    Görüldüğü üzere, bugün dünyada Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelere ilaveten, azınlıkta oldukları bir çok laik ve/veya Müslüman olmayan ülkelerde de helal gıda belgeli ürünler piyasaya arz edilmekte ve helal gıda belgelendirmesi ile ilgili faaliyetlerde bulunulmaktadır. Bilhassa, Güneydoğu Asya ve Ortadoğu gibi bölgelerde ithal edilen gıdalarda “Helal” logosu bir zorunluluk haline gelmektedir.

    Uluslararası gelişmelere ve global eğilimlere karşı durmanın ülkemize zarardan ve vakit kaybından başka bir şey getirmediği tecrübelerle sabittir. Helal gıda sektörü canlandırılarak, Türkiye’nin ekonomik yapısına katkıda bulunabilecek bir başlangıç noktası yakalanabilir. Böylece, tüketici daha seçici davranabilecek, dışarıdan döviz ödeyerek getirtilen ve helal garantisi olmayan gıda ve katkı maddelerinin pek çoğunun ithali azalarak dış ülkelerdeki Müslümanların helal sertifikası ürün talepleri Türkiye’den daha güçlü bir şekilde sağlanabileceği için de ihracat hacmi artacaktır.

    Dünya pazarında 860 milyar dolarlık bir büyüklüğü olduğu söylenen helal gıda piyasasında ülkemiz, diğer faaliyetlerinde olduğu gibi etkin ve öncü olmalı ve bu konu ülkemiz ve kamu çıkarları doğrultusunda değerlendirilmelidir.

    KOŞER GIDA

    TANIM :

    Helal gıda pazarına paralel olarak değerlendirilebilecek bir diğer pazar da uluslararası “koşer gıda” pazarıdır. Türkçe’de “temiz, uygun olan, gerekli kural ve standartları karşılayan ” anlamına gelen “kosher / kashrut” (koşer veya kaşrut), Musevi dininin kurallarına göre yenmesine izin verilmiş yiyeceklere verilen genel addır. Koşer gıdanın hazırlanması ve paketlenmesi aşamaları bir haham gözetiminde gerçekleşmekte ve söz konusu gıdanın tüm gerekliliklere uygun olduğu aynı haham tarafından belgelenmektedir. Koşer/Kashrut belgelendirme işlemi gıdanın “kutsanması”nı içermemektedir.

    Koşer belgelendirme işlemi söz konusu gıdanın hazırlanmasında kullanılan katkı maddelerinin incelenmesi ve koşer standartlarına uyulmasını sağlamak amacıyla, gıdanın hazırlandığı ortamın düzenli aralıklarla kontrol edilmesi süreçlerini kapsamaktadır. Yahudiler, helal gıdanın karşılığı olan “Koşer” standardını etkin biçimde kullanmaktadırlar. “Dini inanışlara göre gıda tüketimi” konusunda sertifika uygulaması, Yahudi cemaati için çok yaygın kullanılan bir yöntem olup standartları tüm dünyada geçerlilik arz etmektedir.

    HİTAP ETTİĞİ PAZAR (NÜFUS VE DEĞER)

    Koşer sertifikalı ürünlerin piyasası her geçen gün büyümektedir. 2003 yılında 150 milyar olduğu tahmin edilen “koşer” pazarının bugün 200 milyar dolara ulaştığı ifade edilmektedir. Bu rakamın 25-30 yıl önce sadece 250 milyon dolar olduğu bilinmektedir.

    İSRAİL

    Bugün yeryüzünde yaşayan toplam Yahudi nüfusunun 14 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bu nüfusun yaklaşık yüzde 40’ı İsrail’de yaşamaktadır. İsrail koşer gıda pazarı 13 milyar dolar mertebesindedir. İsrail’de et, kümes hayvanları ve bunların ürünleri haricindeki gıda maddelerinin koşer olması yasal olarak zorunlu olmasa da, ürünlerin koşer olması tercih sebebi olmaktadır.

    ABD

    6 milyondan daha az bir Yahudi topluluğunun yaşadığı ABD ise koşer gıda pazarı açısından en önde gelen ülkedir. ABD’de yerli koşer endüstrisi 86.000’den fazla koşer sertikalı ürün geliştirmiştir. ABD gıda pazarında koşer gıda ürünleri, toplam perakende gıda ürünleri satışlarının yaklaşık olarak yüzde 40’ını oluşturmaktadır. Mintel pazar araştırma raporuna göre, ABD’deki taze ve işlenmiş gıdaları içeren toplam koşer gıda pazarı 100 milyar doları geçmektedir. Gene aynı rapora göre, tüketicinin büyük bir çoğunluğu bu ürünleri koşer gıda diye değil, koşer etiketinin kendilerinde yarattığı kalite ve hijyen algılamasından dolayı tercih etmektedirler. ABD koşer gıda pazarının sadece yüzde 44’ü Museviler tarafından tüketilirken, yüzde 16’sı Müslüman tüketiciler, geriye kalan yüzde 40’ı ise vejetaryenler, riskli sağlık grupları ve daha sağlıklı, daha doğal ve daha güvenli gıdaları tercih eden gruplar tarafından tüketilmektedir. Halbuki, Kosher sertikalı ürünlerin önemli bir kısmı Helal şartları sağlamadığı halde tersine helal sertifikalı ürünlerin tamamı Kosher şartları sağlamaktadır. Geçen ay yaptığımız Amerika seyahatimizde görüştüğümüz gıda satıcısı Müslümanlar bazı Musevi müşterilerinin “HELAL SERTİFİKA”lı ürün getirildiği taktirde o ürünlerin müşterisi olacaklarını belirttiklerini ifade etmişlerdi.

    ABD ve İsrail haricinde, Yahudi topluluklarının yaşadığı, Fransa, Kanada, İngiltere, Rusya, Arjantin, Almanya, Ukrayna, Avustralya, Meksika, Kanada ve Brezilya gibi ülkelerde de koşer gıda tüketimi görülmektedir.

    Koşer gıda pazarı açısından önde gelen ülkeler şöyle sıralanabilir:

    ARJANTİN: Arjantin, 200.000-220.000 kişi ile Latin Amerika’daki en büyük musevi topluluğuna evsahipliği yapmaktadır. Bu topluluk aynı zamanda İsrail, ABD, Fransa ve Rusya’dan sonra dünyanın en büyük beşinci musevi topluluğudur. Bu ülkedeki koşer-gıda pazarı son yıllarda gitgide büyümektedir ve bu büyümenin devam etmesi beklenmektedir. Arjantin’de tüketilen koşer-gıdaların %90’ının bu ülkede üretildiği ve %10’unun ithal edildiği tahmin edilmektedir. ABD’nin önde gelen koşer belgeleri Arjantin’de de çoklukla kabul görmektedir.

    AVUSTRALYA: Avustralya’da yerleşik Musevi topluluğu, Asya bölgesindeki en büyük Musevi topluluklarından birisidir. 1999 yılı rakamlarına göre Avustralya’da yüzbine yakın Musevi yaşamaktadır.

    Avustralya’da aşağıda ismi verilen, ABD’de yerleşik “koşer otoriteleri”nden birisi tarafından belgelendirilmiş olup, üzerinde “koşer logo”su bulunan ürünler, koşer gıda olarak kabul edilmektedir:

    - Ortodoks Musevi Congregations Birliği
    - Kashrut Laboratuvarlar Birliği
    - “K-of-K” Koşer Gözetmenliği
    - “Star-K” Koşer Belgelendirme
    - K’hal Adath Jeshurun (Breuer’s)
    - Beth Din Hameyuchud L’inyonei Kashrus of the Central Rabbinical Congress.

    Belgesiz ürünler Avustralya pazarına kabul edilmemektedir, çünkü “Kashrut Otoritesi”nin bir ürünü koşer olarak belgeleyebilmesi için paketlenme aşamasını da görmesi gerekmektedir. Koşer gıdalar da diğer gıdaların tabi olduğu paketleme gerekliliklerine tabidir.

    BREZİLYA: Brezilya’da yerleşik Musevi topluluğu dünyadaki 7., Güney Amerika’daki ise 2. en büyük Musevi topluluğudir. 1999 yılı rakamlarına göre Brezilya’da yüzkırkbini aşkın Musevi yaşamaktadır. Brezilya’da ABD’de belgelendirilmiş bütün koşer gıdalar kabul edilmektedir. Brezilya’da tüketilen koşer gıdaların çok büyük bir bölümü ABD veya İsrail’den gelmektedir. İsrail’den ABD’ye ihraç edilen koşer-gıdalar için ABD’de herhangi bir vergi uygulanmadığından, Brezilya’ya İsrail’den gelen ürünler de ABD üzerinden gelmektedir.

    FRANSA: Fransa’daki Musevi topluluğu 700.000 kişiye ulaşmıştır. Avrupa koşer pazarının 5 milyar dolar civarında olduğu tahmin edilmektedir. 2001 yılında Fransa’nın bu pazardaki payı 2.2 milyon dolardı ve 2002 ‘de de 2.5 milyar dolara ulaştığı tahmin edilmektedir. Fransa’da satılan koşer gıdaların %60’ı Yahudi olmayan topluluklarca tüketilmektedir. 5000’i aşkın koşer gıda alıcısı kurum ile Fransa, bugün koşer-gıda satışında Avrupa’nın merkezi konumundadır.

    En önemli koşer gıda ürünleri İsrail’den gelmektedir, ancak ABD menşeli koşer gıda satışlarında da artış potansiyeli mevcuttur. Fransa’da koşer gıdaların belgelendirmesi Beth-Din Musevi Topluluğu tarafından kontrol edilmektedir. Bu kuruluş, ürünleri tanımlayıp, doğrulamanın yanısıra üretim yerlerini de incelemektedir. Koşer ürünler aynı zamanda ambalajlama, etiketleme ve gümrük vergileri alanında mevcut olan bütün Fransız ithalat yönetmeliklerine de uygun olmak zorundadır. Etiketlerin Fransızca olması gerekmektedir.

    İNGİLTERE: 95 yılı verilerine göre İngiltere’de yerleşik Musevi topluluğu 285.000 kişi dolaylarındadır. ABD orijinli bütün koşer-belgelendirme sembolleri İngiltere’de kabul edilmektedir.

    KANADA: 1996 yılı verilerine göre, Kanada’de 352.000 Musevi yaşamaktadır. Kanada’da ambalajlı koşer-gıda satışları yıllık olarak 5 milyon Kanada dolarını geçmektedir.

    MEKSİKA: Meksika’da yüzbini aşkın koşer-gıda tüketicisi olduğu belirtilmektedir. Taze koşer-gıda ürünlerinin hemen hepsi Meksika’da üretiliyor olsa da, ABD’den de önemli miktarda koşer-gıda ithal edilmektedir.

    SERTİFİKALANDIRMA :

    Sertifikalı ürün pazarında görülen bu artışla birlikte, koşer sertifikası veren kuruluşların sayısı da artmıştır. Yüzlerce koşer acentesinden en bilinenleri, The Union of Orthodox Jewish Congregations (OU), The Organized Kashrus Laboratories (OK), Star-K Kosher Certification (Star-K) ve KOF-K Kosher Supervision dur. Belgelendirme fiyatlarının yüksek olması nedeniyle Dünya’da Koşer belgelendirme pazarı yaklaşık 1 milyar dolardır.

    TÜRKİYE’NİN DURUMU :

    Koşer sertifikası son dönemde Türk gıda ihracatçıları için büyük önem kazanmıştır. Gıda firmaları, özellikle ABD’ye ve İsrail’e ihracatlarını artırmak için, ürünlerinin Musevi dinine uygunluğunu belgeleyen ‘koşer’ sertifikası almaya başlamışlardır. Koşer sertifikası, bu gıda ihracatçısı firmalar için bir “avantaj” olmaktan çıkarak, “zorunluluk” haline gelmiştir. Türkiye Hahambaşılığı nezdinde oluşturulan bir heyetin verdiği sertifika yurt dışında fazla kabul görmediği için firmalar belgeyi ayrıca ABD veya İsrail’deki kuruluşlardan temin etme yoluna gitmektedirler.

    DÜNYADAKİ TREND :

    Türkiye’de olduğu gibi dünyada da bu sertifikaya büyük ilgi bulunmaktadır. Her ne kadar koşer, Musevilere göre yiyeceklerin “helallik-haramlık” ölçüsü anlamına gelse de, Hristiyanlar, Müslümanlar ve vejetaryenler için de “kalite, hijyen ve güven” simgesi olarak algılanmaktadır. Örneğin ABD’li tüketicinin yüzde 95’i koşer kelimesinin ne anlama geldiğini bilmektedir. Bu nedenle, koşer gıda tüm dünyada gitgide artan bir pazara hitap etmekte ve son yıllarda koşer belgeli ürünlerde olağanüstü bir artış gözlemlenmektedir.

    HELAL GIDA SERTİFİKASI ÇALIŞMASI

    İlk kez Malezya tarafından hazırlanarak uygulamaya konulan“HELAL SERTİFİKA”, İslami usullere uygun hazırlanması gereken gıdaların “hangi özelliklere sahip olması gerektiği, kesim usulleri, söz konusu gıdaların hazırlanmasında kullanılacak katkı maddeleri ile bu gıdaların servisinin yapıldığı yerlerin sahip olması gereken özellikleri” belirlemektedir. Ancak uyguladığı fıkıh kaideleri, bilhassa Hanefi ve Şafii mezheb görüşlerine göre konunun uzmanları tarafından incelenmeli ve belki de “HELAL SERTİFİKA” uygulamasında uzlaşma olmayan noktalarda mezhebi belirten bir işaretleme sistemi ile de bir çözüm getirilmelidir.

    Bugün dünyada “HELAL SERTİFİKA” uygulamasını sadece Malezya yapmıyor. Kuzey Amerikada, Avrupada, Avustralyada, Güney Afrikada ve daha bazı ülkelerde faaliyet gösteren legal ve illegal kuruluşlarca da bu uygulama yapılmaktadır. Burada en büyük problem bütün Müslümanların kabul edeceği bir üst kurulun oluşturulmamış olmasıdır. Türkiye bu üst kurulun oluşmasına öncülük edebilir.

    Dünyada, bugün ürün ve sistem belgelendirme faaliyetlerinde konularında uzmanlaşmış mühendis ve teknik personel görevlendirilmektedir. Helal Gıda ile ilgili belgelendirme de ise bu teknik personele ilaveten, gerçekten bu konuda uzman din adamlarından da yararlanılmak zorundadır. Günümüzde helal gıda pazarında helal gıda belgelendirmesi yapan kuruluşların yıllık geliri yaklaşık 1 milyar ABD dolarıdır.

    Türkiye , söz konusu standarta ilişkin belgelendirmeyi, hem gıda üreticileri için hem de gıda servisi hizmeti veren işletmeler için yapmalıdır. Bu belgelendirmeyi yapacak kuruluş, her türlü şaibeden uzak, tarafsız, bağımsız ve geçmişleri tertemiz olan ehil kadrolara sahip olmalıdır.

    Türkiye’de Helal Gıda standardı almak ihtiyari (isteğe bağlı) olacaktır. Bu nedenle, Helal Gıda belgesi bulunmayan üreticilerin veya kurumların ürettiği gıdaların helal olmadığı anlamı kesinlikle çıkarılmamalıdır.Helal Gıda belgesi verilirken firmanın vereceği beyan esas alınmalı ve yapılacak denetimin ardından uygun bulunan şirkete belge verilmelidir. Belge alan kişi ya da kuruluşlar, beyanlarına uygun üretim yapıp yapmadığı konusunda da denetlenmelidir.

    Belirlenen helal gıda standardı, akreditasyon kurumu TÜRKAK tarafından akredite edilmeli, belge hem yurt içinde hem de yurt dışında geçerli olmalıdır. Gıdalarda helal olma şartı ile birlikte sağlığa uygunluk ve safiyet de olması gereken şartlar olmalıdır. Böylece Helal Gıda standardı, ülke yönetiminin kontrol birimlerine gıda emniyeti konusunda destek hizmeti de sağlayacaktır.

    Başta Avrupa olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde dini değerlere yönelik gıda standartlarının bulunduğu düşünülürse, üreticiyi ne yediği konusunda bilgilendirmek firmaların asli görevi olarak görülmektedir. Örneğin bazı çikolata mamullerinde domuz jelatini, bazılarında ise sığır jelatini kullanılıyorsa, vatandaş helal gıda ibaresiyle bunu rahatlıkla ayırt edebilecek konuma gelecektir.

    Konunun Tarafları Ne Diyor?

    Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar;

    5179 sayılı Gıda Yasası gereğince, gıda sektöründe, gıdanın içinde yer alan maddelerin gıda etiketinin üzerinde belirtilme zorunluluğu bulunmasının ve mevzuatta bir düzenleme yapılarak gıda içine konulan maddelerin elde edildikleri hammaddelerin belirtilmesinin, tüketicinin seçme hakkını kullanmasını sağlayacak uygulamalar olduğunu belirterek, gıda güvenliği yönetim sistemleri açısından yetkilendirilmiş kuruluşların vermiş oldukları HACCP ve ISO belgelerinin gerçeği yansıtmak konusunda şüpheleri olduğu gibi, helal gıda etiketi verecek kuruluşların hangi ciddiyette çalışacakları konusunda da şüpheleri olduğunu söylemektedir.

    Süt Et ve Gıda Üreticileri Birliği Başkanı Erdal Bahçıvan;

    Birçok uluslararası firma ve ülke tarafından kullanılan bu ibarenin Türkiye’de de kullanılmasını olumlu karşılamakta, nüfusun çok büyük bir bölümünün Müslüman olduğu bir ülkede ise hiçbir sakınca teşkil etmediğini belirterek, ülkenin uzun vadede uluslararası pazarda ihracat gücünün artacağına inandığını söylemektedir.

    Ankara Barosu Başkanı Avukat Vedat Ahsen Coşar;

    Dinlere göre ayrım yapılarak bir gıda standartının ortaya konulmasının insan hakları ihlali anlamına geleceğini, bu standart çıkarılırsa iptal davası açacaklarını ve bunun sebebinin de bir gıda ürününün ancak uygun hijyen koşullarda üretilmesinin standart olarak sayılabileceğini ifade etmiştir.

    Tüketicileri Koruma Derneği Genel Başkanı Fikri Karagöz;

    Gıda ürünlerinin dinen yasak olan maddeler içerip içermediği ambalaj ve etiketlerde belli olduğunu, helal gıda sertifikası vererek ayrıca ikinci bir sınıflandırma yapılmasının bir anlamı olmadığını söylemiştir.

    Sonuç

    Yazımızda dünyadaki “HELAL SERTİFİKA” talebleri, uygulamaları yanında Musevilerin “KOSHER” sertifikasının da talep ve uygulamaları hakkında, mukayese yapılabilmesi açısından, bilgi verilmeye çalışılmıştır. Görüldüğü gibi Kosher’li ürün pazarı dünyada 250 milyar dolar olmasına karşılık, Helal gıda pazarı 860 milyar dolardır. Deri, kozmetik ve ilaç ürünleri ile birlikte 2.1 trilyon dolarlık devasa bir Helal ürün pazarına Türkiye’nin bigane kalması düşünülemez. Kaldı ki “HELAL GIDA” nüfusun büyük çoğunluğunu teşkil eden Müslümanların olmazsa olmazları arasında en ön sırayı teşkil etmektedir.

    Burada dikkat edilecek en önemli husus, bu sertifikayı verecek kuruluşun statüsü, İslami kararları verecek kadronun İslam dininin mezhebi farklılıklarını da dikkate alarak, tarihi misyonuna yakışır liyakat ve yeterlilikte olmaları, Toplumumuza empoze edilen nevzuhur MODERNİTE uğruna İslamın yaşam tarzından taviz kopartmadan sertifika kararlarının oluşturulması olmalıdır. Mezhebi zenginliklerimiz, mezhebsizlik uğruna da harcanmamalıdır.


     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 4.73
    Toplam Oy: 41


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    Gıda Raporu © 2003-2013
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.