Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
Ana SayfaHelal-HaramE Katkı MaddeleriZiyaretçi Defteri
Ürünlerde Katkı MaddeleriYeniden Gıda RaporuSık Sorulan SorularNeden Üye Olmalıyız?


· Ana Sayfa
· Boykot Mesajlarınız
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

Son Çıkan Kitabımız
Helal Lokma kitabı
Helal Lokma kitabımız tamamlanarak satışa sunulmuştur. Gıda Raporu, Halalen Tayyiban ve diğer kitaplarımızı sipariş etmek için GİMDES'linkini kullanabilirsiniz.

Günün Ayeti
"Ne Kitap ehlinden, ne de müşriklerden hiçbiri, size Rabbinizden bir hayır indirilsin istemez. Allah ise, üstünlüğü, rahmetiyle dilediğine mahsus kılar ve Allah çok büyük lütuf sahibidir." Bakara 105

Günün Hadisi
"Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir. Mü`min de, halkın, can ve mallarını kendisine karşı emniyette bildikleri kimsedir." Hz. Ebu Hureyre(r.a.)

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    Şu ana kadar
    21527041
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    Hayat İman ve Cihad....


    Gönderen:huseyin Tarih: 26/05/2007 13:36
    Hayat İman ve Cihad....

    “Ey iman edenler! Allah’tan korkun. O’na yaklaşmaya yol arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.”Maide, 35.

    İman nasılki, insan hayatının tamamını ihata etmek durumunda ise; cihad da hayatın her safhasında, her bölümünde uygulamaları ile yer almak zorundadır. İmansız bir hayat nasıl düşünülemezse, cihadsız bir imanın da ayakta kalması düşünülemez.

    “Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü yasaklayan bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.”Al-i İmran,104.

    Kurtuluşa erenlerden olmak istiyorsak, cihada sımsıkı sarılmamız gerekiyor. Dilimizle, kalemimizle, yaşantımızla iyiliği, güzelliği, doğruyu anlatmaya, kötülükten, fuhşiyattan, çirkinlikten uzaklaştırmaya çalışmamız gerekiyor.

    İşte biz GIDA RAPORU ile böyle bir cihadı yapmaya çalışıyoruz. Bize dayatılmak istenen kötü gıdaları, zararlı gıdaları, haram gıdaları bildirmeye, bunların yerine temiz, sağlıklı ve helal gıdaları arama yollarını önce kendi nefsimize sonra kardeşlerimize anlatmaya çalışıyoruz.

    “Talut, ordu ile hareket edince dedi ki: "Allah sizi mutlaka bir nehirle imtihan edecek. Kim ondan içerse, benden değildir. Kim de onu tatmazsa, işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka (bu kadarına ruhsat vardır)." Derken içlerinden pek azı hariç, hepsi de varır varmaz ondan içtiler. Talut ve beraberindeki iman eden kimseler nehri geçtiklerinde. "Bizim bugün, Calut ile ordusuna karşı duracak gücümüz yok." dediler...” Bakara,249.

    Rivayete göre o gün Talut’un 80 000 kişilik ordusu vardı ve 76 000 neferi o sudan içmişti. Nehri Talut’la beraber ancak 4 000 askeri geçebilmişti.

    O nehrin suyunda ne vardı ki, içenleri öldürmüyordu, fakat takatsiz bırakıyor, cihada gitme heyecanını yok ediyordu?

    Bugün, ecnebilerin ve para hırsıyla gözü dönmüş yerli işbirlikçilerinin dayatmaları ile market raflarına doldurulmuş aldatıcı renkleriyle, ışıltılı görüntüleriyle binlerce üründe aynı tehlikeyi görebiliyormuyuz?

    Market raflarını tıkabasa dolduran ürünlerden rastgele seçtiğimiz şu ürün isimlerine bakın; negro, etibör, ruby, pizza, kroks, browni, turti, bumbodo, meximus, wanfed, soho, yami, pronot, melo, cin, bumbo, petito, cocopops, toto, kingtop, biskrem, cafecrown, çokokrem, caramio, piko, bolero, chewy, çokonat, dankek, herobaby, kitymilk, rodeo, rondo, stars, teremyağ, kellog’s, hero aktipo, yupo, haribo......

    Ecnebinin teknolojisi ile, ecnebinin formulasyonu ile, ecnebinin temin ettiği katkı maddeleri ile imal edilmiş bu ürünlerin bizim gıda ananemize uyan tarafı var mı?

    İnancımızdan kaynaklanan yaşam tarzımızın oluşturduğu bir gıda kültürümüz vardı bizim. Bu kültürümüzde, muhallebiler, sütlaçlar, güllaçlar, zerdeler vardı; mis gibi tereyağlı baklavalar, kadayıflar, katmerler vardı; yine mis gibi tereyağlı kol börekleri, çiğ börekler, su börekleri vardı; envai çeşit meyvelerden yapılma şerbetlerimiz, pestillerimiz, yoğurtlarımız, ayranlarımız, hoşaflarımız, pekmezlerimiz vardı; kurabiyelerimiz, ketelerimiz, bazlamalarımız vardı; badem ezmelerimiz, şeker parelerimiz, koz ve tahin helvalarımız vardı...

    Bunlar inanç gergefinde dokunmuş yaşam tarzımızın şekillendirdiği gıda kültürümüzün ürünleridir. Bu ürünlerle beslendiğimiz dönemlerde vücudumuz sağlıklı olurdu, yüreklerimiz güçlü olurdu, ahlakımız, aile yapımız dillere destan olurdu, imanımız ve cihad gayretimiz kavi olurdu, duruşumuz dünyaya huzur, düşmana korku verirdi.

    Market raflarına baktığımızda bu kültürümüze benzer bir ürün görebiliyormuyuz? Hayır? Bunlar bize yabancı, bambaşka bir yaşam tarzının ürünleridir. Üreticiler ve marketler bize isimini, cinsini, kökenini bilmediğimiz 300 ün üzerinde katkı maddesi içeren bu ürünleri dayatıyorlar. Aldatıcı reklamlarla, tahrik edici kampanyalarla adeta bizi bu ürünlere tutsak hale getiriyorlar. Halbuki bu ürünlere teslim olmak, bu ürünlere alışmak demek yaşam tarzımızı değiştirmek demektir. İnançlarımıza zıt olan batı yaşam tarzına uymayı kabul etmek demektir. Sonuçta onun inanç sistemine uymak demektir.

    Halbuki batının yaşam tarzına baktığımız zaman, fuhuş ve zina hayatını görüyoruz, su gibi akan içkili, uyuşturuculu hayatı görüyoruz, evlilik dışı bir hayatı, homoseksuel bir yaşantı tarzını görüyoruz, aile bağları zayıflamış, nufus artışı durma noktasına gelmiş bir hayatı görüyoruz, inançsızlık girdabına düşmüş, tüketim çılgınlığı ile kendini tatmine çalışan bir hayatı görüyoruz.

    İşte o nehrin suyu gibi bizi takatsiz bırakan, hastalıklarımızı artıran, cihat şuurumuzu zayıflatan bu gıda maddeleri olmasın?. Olur mu olur. Biz olabileceğini düşünüyoruz. Aylardır sürdürdüğümüz ana sayfamızdaki ankete cevap veren kardeşlerimizin hemen hemen Yüzde doksanı da bizim gibi düşünüyor.

    Bu cihadımızda bugün belki azınlıktayız. Ama inanıyoruz, başaracağız.

    “….Allah'a kavuşacaklarına inanıp, bilenler ise şu cevabı verdiler: "Nice az topluluklar, Allah'ın izniyle nice çok topluluklara galip gelmişlerdir. Allah, sabırlılarla beraberdir."

    Calut ve ordusuna karşı savaş meydanına çıktıkları zaman da şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerlerimize sabır dök, ayaklarımızı sabit tut ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!" Bakara,249,250.

    “Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, muhakkak üstün olan sizsiniz.” Al-i İmran,139.


     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 4.89
    Toplam Oy: 75


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    Gıda Raporu © 2003-2013
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.