DOMUZ GRİBİ AŞISINDAKİ GARİPLİKLER....
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

YASAL UYARI

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

Daru'l Halal Medresesi
Daru'l Halal Medresesi

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    54505318
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    DOMUZ GRİBİ AŞISINDAKİ GARİPLİKLER....


    Gönderen:huseyin Tarih: 18/10/2009 07:32
    d.gribi DOMUZ GRİBİ VE DOMUZ GRİBİ AŞISINDAKİ GARİPLİKLER!....

    KÜRESEL İLAÇ MAFİASI YİNE İŞ BAŞINDA MI?

    DOMUZ GRİBİ AŞISINDA DOMUZ VE MAYMUN GİBİ HAYVANLARIN DNA LARI KULLANILIYOR MU?

    ABD’de doktorların yeterince test edilmediği için dava açmaya hazırlandığı domuz gribi aşısının, Türkiye’de başta öğrenciler olmak üzere geniş halk kitlelerine uygulanacağı bildiriliyor.


    Domuz gribinde kobay davası: Amerika'da aşı olmaya zorunlu tutulan doktorlar "Domuz gribi aşısı yeterince test edilmedi, biz kobay değiliz!" diyerek dava açtı.

    Washington'daki federal mahkemede açılan davanın dilekçesinde, "Zayıflatılmış canlı virüs içeren burun aşıları, domuz gribi salgınını önlemek bir yana, yeni bir salgını tetikleyebilir" denildi. Avukat Tim Turner, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nin (FDA), aşının güvenli ve etkili olup olmadığına dair gerekli testleri yapmadığını söyledi.

    New York’ta aşı yaptırmaları zorunlu kılınan sağlık görevlileri kampanyayı durdurmak için dava açtı.

    Aşılar yeterince test edilmedi

    ABD’nin New York kentinde domuz gribi (A/H1N1) aşısı yaptırmaları zorunlu kılınan sağlık görevlileri, aşıların yeterince test edilmediğini belirterek aşı kampanyasını durdurmak için dava açtı. Başkent Washington’daki bir federal mahkemede açılan davanın dilekçesinde, “Bir domuz gribi salgınını önlemeyi bırakın, zayıflatılmış canlı virüs içeren burun aşıları bir H1N1 salgınını tetikleyebilir” denildi. Dava açan 6 avukattan biri olan Tim Turner, “A/H1N1 aşılarının hiçbiri uygun şekilde test edilmedi” dedi.

    Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi(FDA)’nın yeni bir ilaç olan domuz gribi aşısının güvenli ve etkili olup olmadığına dair gerekli testleri yapmadığı bildiriliyor.

    ABD’de aşı toplatılabilir

    Turner, yetkililerin, yeni virüsün mevsimsel grip virüsüne çok benzediğini, bu yüzden de aşı üzerinde yeni bir ilaçta yapılması gereken testlerin uygulanmasına gerek olmadığını söylediğini belirtti. Turner, şikâyetlerinin kabul edilmesi halinde aşının ülke genelinde dağıtımının durdurulacağını kaydetti. ABD’de zayıflatılmış canlı H1N1 virüsü içeren 2.4 milyon doz burun spreyi şeklindeki domuz gribi aşısı geçen hafta eyalet ve yerel sağlık dairelerine dağıtılmıştı.

    ABD’de yeterince test edilmediği gerekçesiyle doktorların dava açtığı domuz gribi aşısı 500 bin doz olarak yakında Ankara’ya geliyor. ABD’de hala tartışmaları yapılan ve ne tür sonuçlar doğuracağı belli olmayan bu aşılar konusunda Bakanlık, başta öğrenciler olmak üzere geniş halk kitlelerinde kullanılacağını açıklamamıştı. Yaşanan gelişmelere rağmen ne yapılacağı merak konusu. Uzmanlar Türk halkının kobay olarak kullanılması ihtimali üzerinde durarak Bakanlığın dikkatli olması gerektiğini vurguluyorlar.

    Domuz gribi aşısı konusunda ABD' de kafalar karışık. Öncelikle hazırlanması aceleye getirildi diyenler, gecmişde çeşitli sorunlara yol actığını soyleyenler var. Neticede kafalar karmakarışık. Yetkililer gribin tehlikesi aşınınkinden daha önemli derken, bizler dahil halk aşı olmakdan kaçınıyor.

    Maksadımız kafa bulandırmak değil, ama biz endişe içindeyiz. Birileri işin doğrusunu da açıklayamıyor. Biz uzmanlığına güvendiğimiz Prof .Dr.A.Rasim Küçükusta’nın bu konudaki görüşlerini yansıtan açıklama yazısını sunmak istiyoruz.

    Yazı şöyle:

    Domuz Gribi Aşısındaki Gizli Tehlike

    İngiltere’ de bin 500 hemşire ile yapılan bir araştırmada hemşirelerin üçte birinin domuz gribi yaptırmak istemediği, yüzde 33’ ünün kararsız oldukları ve yüzde 37’ sinin ise aşıyı yaptırmak istedikleri ortaya çıktı. Aşıya karşı çıkanların yüzde 60’ ı buna sebep olarak aşının yan etkilerini göstermişler. Bu araştırma doktorlar arasında yapılmış olsaydı sanırım sonuç bundan pek de farklı olmazdı. Aşının hem gerekliliğine hem etkinliğine ve hem de yan etkilerine karşı ciddi endişeler var.

    Her şeyden önce domuz gribinin her yıl görülen olağan grip kadar öldürücü olmadığı ortaya çıktı. Olağan gripten her sene 250-500 bin kişi ölürken, domuz gribinden tüm dünyada ölen insan sayısı 1.500 kadar. Bir başka deyişle domuz gribinden ölüm ihtimali binde 4.

    İkincisi domuz gribi aşısının ne ölçüde koruyucu olacağı bu aşamada kesin olarak bilinmiyor. Domuz gribi ciddi bir mutasyona uğrarsa aşının etkinliği de o nispette azalacak ve hatta belki de tamamen etkisiz kalacak.

    Üçüncüsü de domuz gribi aşısının çok ciddi yan etkileri olabileceği ileri sürülüyor. Bugün bu aşının ülkemizde hiç dile getirilmeyen çok önemli bir sakıncasından bahsetmek istiyorum.

    Grip aşılarına tıp dilinde adjuvan adı verilen ve vücudun aşıya daha fazla tepki vermesini sağlayan maddeler ekleniyor. Alüminyum ve skualen bunlar içinde en çok kullanılanlar.

    Aşılara adjuvan eklenmesi teorik olarak mantıklı, çünkü bu sayede kısa zamanda az sayıda virüsle aşı üretmek ve böylece de daha az virüs antijeni ile daha çok insanı aşılamak mümkün oluyor.

    Ancak bu işlemin çok tehlikeli yan etkileri var. Bu sebeple de Avrupa’ da üç çeşit aşıda skualen kullanılıyor olsa da Amerika’ da bu maddelerin aşılara eklenmesine kesinlikle müsaade edilmiyor.

    Oysa medyada domuz gribi aşısı üreten şirketlerin en az ikisinin (Novartis ve GlaxoSmithKline) , hazırladıkları aşıda adjuvan kullanacakları haberleri yer aldı.

    İYİ SKUALEN KÖTÜ SKUALEN

    Skualen aslında vücudumuz için yabancı bir madde değil. Karaciğerde yapılıyor ve kolesterol metabolizması nda da rolü var, sinir siteminde ve beyin dokusunda bulunuyor. Skualen ayrıca zeytinyağı, köpekbalığı karaciğeri ve birçok doğal besin desteğinde var olan ve antioksidan özelliklere sahip bir yağ molekülü. İsterseniz buna ‘iyi skualen’ diyelim.

    Vücuda enjekte edilen skualenin ise karaciğerde sentez edilen veya besinlerle alınan skualen gibi faydalı değil, aksine oldukça zararlı olduğunu gösteren pek çok bilgi var. Bu yüzden isterseniz ona da ‘kötü skualen’ diyelim.

    İyi skualen ve kötü skualen arasındaki en önemli fark bunların insan vücuduna giriş yolları.

    Skualen besinlerle sindirim sisteminden vücudumuza girerse hiçbir sorun olmuyor, ama bunun aşılarda olduğu gibi derialtına veya kas içine zerk edilmesi bağışıklık sistemini vücuttaki tüm skualene saldıracak şekilde harekete geçmesine yol açabiliyor.

    Bağışıklık sistemi vücutta sinir sisteminde tabii olarak bulunan ve sağlıklı bir hayat için elzem olan ‘iyi skualen’ de dâhil tüm skualen moleküllerini tahrip etmeye başlayabiliyor.

    Körfez Savaşı’ na katılan sayısız Amerikalı askerde ortaya çıkan ve Körfez Savaşı Sendromu adıyla bilinen hastalığın da bu kişilere yapılan ve skualen ihtiva eden şarbon aşısından kaynaklanabileceğ i düşünülüyor.

    Körfez Savaşı Sendromu, vücudu tahrip eden oto-immun bir hastalık. Bu kişilerde eklem iltihabı, kas ağrıları, deri döküntüleri, lenf bezlerinde büyüme, kronik yorgunluk, kronik baş ağrıları, vücuttaki kılların dökülmesi, iyileşmeyen deri yaraları, hafıza kaybı, sara nöbetleri, kansızlık, ruhsal ve sinirsel problemler, nefes darlığı, kronik ishal, gece terlemesi, ateş ve daha pek çok rahatsızlık gelişiyor.

    Burada vurgulanması gereken çok önemli bir şey de bu hastalığın çok müphem belirtilerle başlayıp uzun bir sürede (yıllar içinde) gelişmesi. Bu sebeple de skualenin birkaç haftalık dönemde herhangi bir yan etki göstermemesi onun güvenilir olduğunun bir kanıtı değil.

    Savunma Bakanlığı skualen ile Körfez Savaşı Sendromu arasındaki ilişkiyi reddetse ve bunun başka sebepleri (sinir gazları, kimyasal silahlar, zehirli gazlar, uranyum…) olabileceğini iddia etse de, bu hastalığa tutulan askerlerin yüzde 95’ inin kanlarında skualene karşı antikorlar oluştuğunun gösterilmesi her şeyi apaçık ortaya koyuyor.

    Tavşanlarda yapılan araştırmalarda da tek bir kez zerk edilen skualenin bile oto-immun bir hastalık olan romatoit artrite sebep olduğunun belirlenmesi de bunu destekleyen bir başka kanıt.

    GELELİM NETİCEYE

    Aylar öncesinden 20 milyon doz domuz gribi aşısı siparişi veren Sağlık Bakanlığı’na birkaç sorum var.

    Bir: Aşı hangi firmadan alınıyor ve bunun için kaç lira ödenecek?

    İki: Sağlık Bakanlığı’ nın ısmarladığı aşıda Amerika’ da yasak olan bu adjuvan madde (skualen) var mı?

    Üç: Eğer varsa Sağlık Bakanlığı’ nın skualenin emniyeti konusundaki fikri nedir?

    Cevap bekliyorum.

    Prof .Dr.A.Rasim Küçükusta

    DOMUZ GRİBİ ACABA EMPERYALİSTLERİN BİR TUZAĞI MI?

    Domuz gribi virüsünü inceleyen Avustralyalı bilim adamından ‘yoksa komplo teorileri doğru mu?’ dedirten bir iddia gelmişti.

    8 genden oluşan domuz gribi virüsünün genetik yapısını ve amino asitlerini inceleyen Avustralyalı bilim adamının Bloomberg Ajansı’na yaptığı açıklama bilim dünyasını karıştırdı.

    75 yaşındaki virüs uzmanı Adrian Gibbs, “Yaptığım incelemede bu virüsün bir laboratuardan çıkmış olma olasılığını çok yüksek olarak buldum” dedi.

    Gibbs, grip aşısı ya da yeni grip ilaçları geliştirmek isteyen bilim adamlarının laboratuar ortamında yeni grip virüsleri yaratmaya çalıştığının bilindiğini, bu virüslerden birinin laboratuardan “kaçmış” olabileceğini açıkladı.

    Gibbs, virüsteki genetik mutasyonunun domuzlar arasında görülen domuz gribinden 3 kat daha hızlı olduğunu, bunun da virüsün mühendislik eseri olduğu iddiasını güçlendirdiğini kaydetti.

    Dünya Sağlık Örgütü bu açıklama sonrasında alarma geçti. Bloomberg Ajansı, WHO’nun iddiaları çok ciddi bir şekilde inceleyeceğini duyurdu. Virüsün laboratuvar ortamında bir silah olarak geliştirildiği iddiaları “komplo teorisi” olarak nitelendirilmişti.

    EK BİLGİ:

    swine-flu-may-be-a-lab-error-aussie-researcher

    tıp dosyası

    yürek yakan ilaçlar



     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 4.87
    Toplam Oy: 65


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.