Kimyasallar Anne Karnındaki Bebeğin Beyin Gelişimini Etkiliyor
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

YASAL UYARI

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

Daru'l Halal Medresesi
Daru'l Halal Medresesi

Günün Ayeti
"Kim İslâm`dan başka bir din ararsa ondan asla kabul edilmeyecek ve o ahirette de zarar edenlerden olacaktır." Ali İmran 85

Günün Hadisi
"Dostunu severken ölçülü sev, günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanına da buğzunu ölçülü yap, günün birinde dostun olabilir." Hz.Ebu Hureyre (r.a.)

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    46599269
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    Kimyasallar Anne Karnındaki Bebeğin Beyin Gelişimini Etkiliyor


    Gönderen:huseyin Tarih: 28/12/2015 23:16
    kadir Kimyasallar Anne Karnındaki Bebeğin Beyin Gelişimini Etkiliyor

    Kudret Livaoğlu Kimya Yüksek Mühendisi


    Sağlıklı Hayat kitabı yazarı, Kimya Yüksek Mühendisi Kudret Livaoğlunun verdiği bilgilere göre;

    Anne olmaya karar verdikten sonra yediklerimiz ve içtiklerimizin yanında kullandığımız tüm ürünlere de dikkat etmemiz gerekir. Kullandığınız diş macunu, parfüm, şampuan, deterjan, sabun gibi birçok ürün vasıtasıyla vücudumuza yaklaşık 80 bin kimyasal giriyor. Ve her yıl bu maddelere yüzlercesi ekleniyor.

    Her geçen gün yapılan bilimsel çalışmalarda da bu kimyasalların verdiği zararlar açıklanıyor. Bu nedenle en kısa zamanda zararlı kimyasalları hayatımızdan ‘olabildiğince' çıkarmamız lazım. Cildimiz en büyük ve en hassas organlarımızdan biri. Ağız yolu ile alınan kimyasalın bir kısmı boşaltım sistemi vasıtasıyla atılırken deri yolu ile alınanlar direkt kana karışıyor. Normalde vücuttan atılması beklenen birçok madde de sık kullanım sonucu karaciğer, böbrek ve yağ tabakasında birikiyor.

    Bebeklerin vücut savunma sistemleri tam gelişmediğinden, yetişkinlere göre kimyasallardan daha çok etkileniyorlar. Bu nedenle onlar için kullandığımız ürünlere karşı daha hassas olmalıyız. Sadece doğduğunda değil maalesef bebeklerin zararlı kimyasallara maruz kalması anne karnında başlıyor. Anne karnında bebek kordonundan alınan kan örneğinde 400 e yakın zararlı kimyasal tespit ediliyor.

    Livaoğlu, hamileyken kullandığımız diş macunun içinde bulunan triclosan maddesi üzerinde, Florida Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre ; bu maddenin anne karnındaki bebeğin yeterli oksijeni almasına engel olduğunu ve bunun da bebeklerin beyinlerinde hasara neden olduğunu tespit edildiğini söyledi.Hiçbir anne diş fırçalarken karnındaki bebeğin etkileneceğini aklına gelmez ama maalesef bilimsel veriler bunu doğruluyor.

    Diş macunlarında dişleri koruma amaçlı kullanılan Fluorid, National Research Council (NRC) Uluslararası Araştırma Konsey’inin açıklamasına göre yutulması durumunda ise beyin ve kemiklere zarar verebileceğini açıklamıştır. Bu nedenle özellikle diş macununu yutup yutmadığından emin olamadığımız çocuklarda fluorid içermeyen ürünler tercih edilmeli.

    Diethanolamin (DEA), Laboratuvar hayvanlarında yapılan incelemelerde beyin hasarına neden olduğu tespit edilmiş. Hamile hayvanların yavrularında da hasara neden olduğu görülmüştür.

    Doğduktan sonrada bebeğin cildini korumak için ilk kullandığımız ürün bebek yağlarıdır. Oysaki bebek yağları petrolden elde edilen bir yağdır ve bebeğin cildinin nefes almasını engeller bunun en iyi alternatifi saf zeytinyağı ya da badem yağıdır. Yine bebeklerde sık kullanılan talk pudraları doğal olsalar da içinde asbest lifleri (kansorejen) bulunabiliyor. Avustralya'daki Melborn Üniversitesi'nde yapılan çalışmada bu liflerin yumurtalık kanserinin oluşumunu artırdığı sonucuna varılmış. Uzmanlara göre; özellikle bebeklerde ve çocuklarda asla kullanılmamalı.Bu ürünün doğal alternatifi ise mısır nişastası.Pudrayla aynı sonucu veriyor.

    Bebeğin bakımından sorumlu olan özellikle anneler; “O kanserojen, bu doğal değil. Hangi birinden kaçacağız ki? Boşuna çabalamanın anlamı yok” dememek lazım. Elbette ki kimyasalların olmadığı bir dünyada yasamamız mümkün değil. Ama zararsız, doğal alternatifler varken minicik bedenleri kimyasalların etkisine açmak da doğru değil. Unutmayın, evlatlarımız emanet bize… (çocuklarınız sizin bakımınıza muhtaç ve savunmasız)

    kadir


     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 5
    Toplam Oy: 5


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.