CAMİ VAAZ KÜRSÜSÜNDE HELAL GIDA...
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

YASAL UYARI

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

Daru'l Halal Medresesi
Daru'l Halal Medresesi

Günün Ayeti
"Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, muhakkak üstün olan sizsinizdir." Ali İmran 139

Günün Hadisi
"Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek, Allah için buğzetmektir." Hz.Ebu Zer (r.a.)

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    46600709
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    CAMİ VAAZ KÜRSÜSÜNDE HELAL GIDA...


    Gönderen:huseyin Tarih: 31/10/2009 02:32
    vaaz CAMİ VAAZ KÜRSÜSÜNDE HELAL GIDA...

    30 10 2009 Cuma namazından sonra Tekstilkent camiinde GİMDES Başkanı BÜYÜKÖZER davete icabet ederek cami cemaatına ‘HELAL GIDA’ konusunda bir vaaz verdi. Cemaat tarafından dikkatle takip edilen vaazda Dr.H.K.BÜYÜKÖZER özetle şu konuşmayı yaptı

    ‘euzubillahi mineşşeytaniracim
    Bismillahirrahmanerrahim
    Elhamdulillah, Elhamdulillah, Elhamdulillahi Rabbil alemin
    Esselatu vesselamu aleyke ya seyyidin evelline vel ahirin

    Muhterem Kardeşlerim konuşmama Helal nedir?, Haram nedir? Sorularını cevap vermekle başlamak istiyorum. Helal, yasal, izin verilmiş, meşru manasına gelen arapça bir kelimedir. Haram ise yasak edilmiş, gayri meşru, yasal olmayan manasına gelen arapça bir kelimedir.

    HELAL, bir Müslümanın Hayat standardının olmazsa olmazını teşkil eder. Doğumundan ölümüne kadar HELAL dairesi içerisinde yaşamak en önemli hedefidir. Bu hedefinin en önemli halkası ise HELAL Lokma’dır.

    Boğazından geçecek her lokmanın hesabını Allah(cc)’a vermek zorundadır. Bu sebeple, bir Müslümanın yediği içtiği her lokmanın mutlaka HELAL olması şarttır. Maddi ve manevi hayatının sağlıklı ve feyizli devam edebilmesinin en önemli güvencesi HELAL Lokmadır.

    İnsanlığın ilk atası olan Adem (a.s) ‘ın Araf suresinde tasvir edilen Kıssasına dikkatinizi çekmek istiyorum.

    • 19 - (Sonra Allah, Âdem'e hitab etti): "Ey Âdem! Sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
    • 20 - Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için şeytan onlara fısıldadı: "Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti." dedi.
    • 21 - Ve onlara: "Elbette ben size öğüt verenlerdenim." diye de yemin etti.
    • 22 - Böylece onları aldatarak aşağı sarkıttı (önceki mevkilerinden indirdi). Ağacı(n meyvesini) tadınca, çirkin yerleri kendilerine göründü ve cennet yapraklarını üst üste yamayıp üzerlerini örtmeğe başladılar. Rableri onlara seslendi: "Ben sizi o ağaçtan men etmedim mi ve şeytan size apaçık düşmandır, demedim mi?"
    27 - Ey Âdemoğulları. Şeytan, ana babanızı, çirkin yerlerini onlara göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi, sizi de (şaşırtıp) bir belaya düşürmesin! Çünkü o ve kabilesi, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları, inanmayanların dostu yaptık.


    İlk insan ve ilk peygamberimiz olan Hz. Âdem (a.s.)’ın ve eşi Havva anamızın, Allah tarafından kendilerine yasaklanmış ağacın meyvesini, şeytanın aldatması sonucu yemeleri, onların imtihanı kaybetmelerine ve cennetten çıkartılmalarına neden olduğu gerçeğini düşündüğümüz zaman,Helal Lokmanın bütün insanlar için ne kadar önamli olduğu anlaşılır.

    Yüce Allah (c.c.), birçok âyet-i kerimede hem insanlığa, hem iman edenlere ve hem de bütün peygamberlere seslenmiş, onların helal, hoş, sağlıklı ve temiz gıdaları tüketmeleri ve pis, zararlı çirkin ve haram olan her şeyden uzaklaşmalarını emretmiştir.

    • Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan şeylerin helal ve temiz olanlarından yiyin. Şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o size apaçık bir düşmandır.(Sure 2,Ayet 168)

    • Ey iman edenler! Size kısmet ettiğimiz rızıkların hoş ve temiz olanlarından yiyin ve Allah'a şükredin, eğer yalnız O'na kulluk ediyorsanız.” (Sure 2,Ayet 172)

    Ey Peygamberler, pak ve helal taamlardan yiyiniz. İyi ve hayırlı işler yapınız. Çünkü ben sizin yaptıklarınızı bilirim.” (Sure23,Ayet 51)


    Son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) de Müslümanların Helal Lokma yemeleri ve içmeleri üzerinde çok önemle durmuş, haramdan kaçınmaları için her türlü örnek uygulamaları hayatında göstermiştir. Sahih sünnet uygulamaları, bu konuda Müslümanlara aydınlatıcı bir yol ve rehber olmuş ve olmaktadır.

    • “Şüphesiz ki helal belli, haram da bellidir. Bu ikisi arasında çok kimselerin bilmedikleri şüpheli şeyler vardır. Her kim şüpheli şeylerden korunursa, dinini ve namusunu korumaya talip olmuş demektir. Kim ki şüpheli şeylere dalarsa, tıpkı bir korunun çevresinde hayvanlarını otlatan bir çobanın sürüsünün çok geçmeden o koruya dalacağı gibi o da haramların içine düşüverir.

    • Dikkat ediniz, her hükümdarın bir korusu vardır. İyi dinleyiniz: Allah’ın korusu da yasaklarıdır. Uyanık olunuz: Vücudun içinde bir çiğnem et vardır. O iyi olduğunda bütün cesed de iyi olur. O bozulduğunda ise bütün bünye fesada uğrar. Biliniz ki o kâlp’dir.” (Buhari ve Müslim)

    • “Allah yolunda sefer yapmış, üstü başı tozlanmış bir adam, ellerini göklere uzatarak:”Ya Rab, ya Rab!” diye yalvarıyor. Hâlbuki onun yediği haram, içtiği haram, giydiği haram, gıdası haramdır. Böylesinin duası nasıl makbul olur?” buyurmuştur.(Müslim)

    • “Her kim ki, vücudunun uzviyeti haram lokma ile teşekkül etmiştir. Artık cehennem, o vücuda yaraşan en iyi bir makardır.” (Sahih-i Buhari, Taberani Said İbn-i Yezîd tarikıyle Ömer İbn-i Hattab)

    • Bir adam, Resulullah (s.a.v) Efendimize içkiden sordu. Efendimiz(s.a.v.) onu içkiden men etti. Bunun üzerine o adam dedi ki: “Ben onu sadece ilaç olarak kullanıyorum.” Resulullah (s.av) efendimiz şu cevabı verdi: • “O bir devâ değil, hastalığın ta kendisidir.” (Sahih-i Müslim- Müsned-i Ahmed)

    • “Her sarhoşluk veren hamr içkidir, ve her içki (hamr) haramdır.”(Ebu Davud- Sahih-i Müslim)

    • “Çoğu sarhoş edenin azı da haramdır.”(Ebu Davud – Tirmizi)

    • “Şüphesiz ki Allah hem hastalık, hem de onu tedavi eden ilacı indirmiştir; her hastalık için bir devâ yaratmıştır. O halde kendinizi tedavi edin, haram ile tedavi olmayın!”(Ebu Davud)

    • “Şüphesiz ki Allah sizin şifanızı size haram kıldığı şeylerde kılmamıştır.” (Şifayı o gibi maddelere yerleştirmemiştir.)(Buhari – İbn Mes’ud (r.a) )

    • “Allah içkiye de, içene de, sunana da, satana da, satın alana da, sıkana ve sıktırana da, taşıyana da, kendisine götürülene de ve parasını yiyene de lanet etsin.(Ebu Davud)

    “Allah (c.c)’a ve ahirete inanan içki içmesin, içki içilen sofraya da oturmasın.”(Taberânî)


    Yakın zamana kadar, Müslümanlar hangi yiyeceğin helal, hangi yiyeceğin haram olduğuna kolayca karar verebiliyordu. Kur’an ve Sünnet bize kolayca anlaşılabilecek kurallar bildirmiştir. Bu zaman diliminde, bizim dışımızda gelişen gıda endüstrisi ise, gittikçe yaygınlaşmış, klasik yiyecek ve içeceklerimiz dahi yeni teknolojilerde üretilir duruma gelmiştir. Hergün yediğimiz ekmek gibi. Bunun yanında bilinmeyen birçok yeni gıda çeşidi ortaya çıkmıştır. Cola, gazoz, ciklet, keccap, mayonez, marşmellov, krem şanti, puding v.s. gibi. Bu durum Müslüman tüketiciyi kolayca çözemediği iki soru ile karşı karşıya bırakmıştır.

    • *Bize sunulan yiyecek ve içecekler Helal mi?
    • *Bize sunulan yiyecek ve içecekler sağlığa uygun mu?

    Bu soruların cevablarını araştırırken bu yabancı kökenli gıdaları önemli kılan müşterek vasıfları ise üretimlerinde kullanılan katkı maddeleridir:

    Katkı Maddeleri:
    Satışı teşvik etmek, pazarlamayı kolaylaştırmak maksadı ile ilave edilen kimyasal maddelerdir. Normal şartlarda tek başına gıda olarak tüketilmeyen veya gıda ham veya yardımcı maddesi olarak kullanılmayan, tek başına besleyici değeri olan veya olmayan, seçilen teknoloji gereği kullanılan işlem veya imalat sırasında kalıntı veya türevleri mamul maddede bulunabilen, gıdanın üretilmesi, tasnifi, hazırlanması, işlenmesi, ambalajlanması, taşınması, depolanması sırasında gıda maddesinin tat, koku, görünüş, yapı ve diğer niteliklerini korumak, düzeltmek veya istenmeyen değişikliklere engel olmak ve gıdanın biyolojik değerini düzeltmek amacıyla kullanılmasına izin verilen maddelerdir.

    Katkı maddelerinin kullanma gayelerini şöylece sıralayabiliriz.
    • 1 – Koruyucu olarak, gıda maddesinin bayatlama, kokuşma, bozulma v.s. olaylarını geciktirmek için. Benzoik asit, Sodyum benzoat vs gibi
    • 2 - Normalde birbirleri ile karışmayan veya zor karışan maddeleri birbirine bağlayıcı olarak, bu maddelerin emilsiyonunu kolaylaştırmak için, Lesitin, mono ve di gliserid v.s. gibi
    • 3 – Koyulaştırıcı olarak. Agar agar, jelatin vs gibi
    • 4 – Renklendirici olarak, gıda maddelerinin göze hoş gözükmesi için kullanılan boya maddeleri. Karmen vs gibi
    • 5 – Tat vericiler, aromalar. Damağa lezzet vermek için. Vanilya, vanilin vs gibi
    • 6 – Besin değerini korumak veya geliştirmek için.
    • 7 – Tatlandırıcılar. Aspartam vs gibi

    Bugün toplam 3500 cins katkı maddesi dünya piyasasında gıdalarımıza katılmak üzere pazarlanmaktadır. Bu maddelerin pek çoğunun kanserden tutun beyin hücrelerinin tahribatına varıncaya kadar çeşitli zararları tespit edildiği halde, sırf gıda sanayi patronlarının(!) para kazanma hırsları uğruna insanlığın midesine bu zehirler zerkedilmeye devam edilmektedir. Birçok devletler ya habersiz ya haberli seyirci kalmaktadır.

    Çocuk mamalarından bisküvilere, hazır çorbadan, çikolatalara kadar çok yaygın bir hazır gıda sanayiinde bu maddeler fütursuzca ve sorumsuzca kullanılmaktadır. Ayrıca Müslüman olarak bizi alakadar eden meselenin diğer önemli bir tarafı da bu maddelerin pek çoğunun, dinimizde kesinlikle haram olduğu belirtilen maddelerden imal edilmekte olduklarıdır. Bu maddelerin ekseriya leş hükmündeki hayvanlardan, domuzlardan veya alkol gibi yenmesi, içilmesi haram kılınan maddelerden yapılmış oldukları keyfiyeti ayan beyan ispat edilir durumda olmasına rağmen, geniş halk kitlelerin habersiz, ilgisiz, batı ve onun kontrolündeki patronların tutsağı olarak bu tehlikeli oyunun içinde seyretmesi dehşet verici bir manzara arzetmektedir.

    BU DURUMDA NE YAPACAĞIZ?

    Yaklaşık 50 yıldan beri Müslümanlar bu soruyu soruyor ve cevap arıyorlar. Başlangıçta dünyanın çeşitli ülkelerinde azınlık olarak yaşayan Müslümanlar arayışa geçmiş. Amerika’daki Müslümanlar bakmışlar komşuları olan Museviler inançlarına göre düzenlenmiş Kosher adını verdikleri bir standarda göre sertifikalattıkları ürünlerden başkasını tüketmiyorlar.

    Müslümanlar da başlamışlar Helal olarak tüketebilecekleri ürünleri tesbit etmeye. Aralarında dernekler kurmuşlar ve bütün Müslümanlara bu çalışmalarını duyurmuşlar. Böylece ilk defa Amerikadaki Müslümanlar Helal Gıda Standardını oluşturmuş ve bu standarda uygun ürün üretecek fabrikalara Helal ürün sertifikası vermeye başlamışlar.

    Derken,bu gayretler İngiltere, Fransa, Kanada, Almanya ve nüfus çoğunluğu Müslüman olan Malezya, Endonezya gibi ülkelere de sirayet ederek yaklaşık 60 ülkede 100’ü aşkın sertifika kurumları oluşturulmuş birçok ülkede yaşayan Müslümanlar Helal Sertifikalı ürünleri tüketir duruma gelmişlerdir. Türkiye maalesef bu konuda sona kalmıştır.

    HELAL ÜRÜNLERİN EKONOMİK POTANSİYELİ NEDİR?

    Sözümün başında da belirttiğim gibi Helal yaşamak,Helal yemek, Helal içmek, kısaca Helal Lokma Müslümanın olmazsa olmazı, onon imani bir meselesidir. Bu temel çizgiyi kaybetmeden meseleye baktığımızda bunun ekonomik bir potansiyelinin de olacağını dolayısı bu boyutunu da gözardı edemiyeceğimiz anlaşılır. Yapılan tahminler sadece helal gıdada 850 milyar dolardan bahsedilmekte. Bütün hizmetlerle birlikte bu potansiyelin 2 trilyon dolar olduğu bildirilmektedir. Bugün bu rakkamın ancak %10 gerçekleşebilmektedir. Bütün dünyada toplam nüfusu 15 milyon olan Musevilerin bu rakkamı 250 milyar dolar. 2 milyar nüfusa sahip İslam ümmetinin bu durumuna üzülmemek elden gelmiyor

    TÜRKİYE’DE DURUM NEDİR?

    25 yıl önce ilk baskısı yapılan ‘GIDA RAPORU-yediklerimiz, içtiklerimiz Helal mi? Haram mı? Kitabı çevresinde konu gündeme taşınmış. Ogün, bugün konu üzerinde çalışmalar sürdürülerek nihayet 2005 yılında GİMDES (Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalama Araştırmaları Derneği kurulmuştur.

    GİMDES, bir ihtiyaçtan doğan bir dernektir. Bütün Müslümanların olmazsa olmaz yaşam şartlarının başında gelen helal ve sağlıklı gıda maddelerini araştırmak ve yasal çerçeve içerisinde HELAL SERTİFİKALANDIRMAK için kurulmuştur.

    Dernek, amacını ise şöyle açıklamıştır:
    Derneğin amacı, bireyin ve toplumsal bütünlüğün gıda maddeleri, kozmetik, ilaç ve temizlik ürünleri başta olmak üzere hayatında kullanabileceği bütün ihtiyaç maddeleri hakkında bilinçlenmesini sağlamak; bu maddelerin inancı bakımından helal olup olmadığı, sağlık bakımından temizlik ve fayda taşıyıp taşımadığı, beslenme düzeni açısından yeterli ve gerekli olup olmadığı, kullanılmasının ya da kullanılmamasının neler getirip götürdüğü gibi hususlarda “bilinçli insan ve bilinçli toplum” yetiştirilmesi konusunda çalışmalar yapmak, projeler üretmek, özel ve tüzel kurum ve kuruluşlara, Hükümet ve Parlamento organlarına bu hususta üretilen projeleri sunmak,

    Gıda, temizlik ve temel ihtiyaç maddeleri ile ilaç ve diğer sağlık maddeleri için belirlenecek kriterler bakımından sertifikalandırılması için gerekli çalışmaları başlatmak, organize etmek, yapmak, yürütmek ve sertifikalandırmayı gerçekleştirmektir.

    GİMDES bu hedeflerini gerçekleştirebilmek için, bu güne kadar alt yapı çalışmalarına ağırlık vermiş. Bir yandan tüzüğünde belirttiği Bilim Kurullarını oluşturmuş, bir yandan Helal Sertifika uygulamalarında kullanılacak Şartnameyi hazırlamış, bir yandan da kamu oyunu bilgilendirecek etkinliklere ağırlık vermiştir.

    Bunun için 2008 ve 2009 yıllarında iki tane Uluslarası Helal Gıda konferansı gerçekleştirmiş. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının konferans, seminer ve ropörtaş taleplerini yerine getirmeye çalışmış

    Ayrıca periyodik dergi ve kitaplar bastırarak toplumumuzun bilgilenmesine katkıda bulunmaktadır.

    Ülkemizin en büyük iki çatı kuruluşu olan TGTV ve İDSB kurumlarına, ayrıca uluslararası Helal Sertifika çatı kuruluşları olan WHC, WHF ve EHCU’ya üye olarak bugün ülkemizde uluslararası Helal Sertifika kurumu olarak akreditasyona sahip tek kurum hüviyetini kazanmış bulunmaktadır. Bu özelliğinden dolayı ihracata dönük Helal sertifika taleplerini GİMDES yerine getirmektedir.

    GİMDES bu çalışmalarını çok dar ve sınırlı imkânları ile çok zor şartlarda yerine getirmeye çalışmaktadır.

    Gelirleri; aidatlar, bağışlar, GİMDES Dergisine abonelikler, bu dergilere verilecek gıda dışı reklamlar ve yayınlanan kitaplarımızın satışından oluşmaktadır. Helal Lokmanın önemini idrak eden kardeşlerimizden bu konularda destek vermeleri ile daha güçlü çalışmalar yapmamıza vesile olmuş olacaklarından dolayı Allah(cc)tan ecirlerini mutlaka alacaklarını ümid ediyoruz.

    Bizi Takip Etmek İsterseniz:

    www.gimdes.org
    www.gidaraporu.com
    www.halalfood2008.com
    Tel: 0 212 438 33 18
    Faks: o 212 438 33 19
    irtibat@gimdes.org
    Tekstilkent.B5 BLOK.No:76 Esenler-İST


     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 5
    Toplam Oy: 34


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.