 |
Son Çıkan Kitaplarımız |
 |
| |
|
 |
 |
Site İstastiği |
 |
|
şu ana kadar 68453129 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003
|
|
|
 |
| |
Gönderen:huseyin Tarih: 16/03/2016 02:00
BURSADA HELAL LOKMA VE GİMDES SEMİNERLERİ VERİLDİ…
11 Mart 2016 Cuma günü sabah Bursa-Osmangazi Süleyman Çelebi İmam Hatip Ortaokulu’nda kız öğrencilerine ve velilere, Öğlen Nuya Çocuk Atölyesi’nde velilere, öğleden sonra ise Dikkaldırım’da bulunan bir medresede bayanlara, akşam ise Bursa’da bulunan 3 TÜRGEV yurdunun kız öğrencilerine Merve Camii’nde GİMDES Baş denetçilerinden Kimya Mühendisi Elif ELMA tarafından seminer verildi.
Helal ve Tayyib beslenme nedir, insan psikolojisine etkileri nelerdir soruları detaylı olarak anlatıldı. Dinleyici kitlesi bayan olan seminerlerde, ahlak deformasyonu yaşadığımız şu zamanlarda çok mühim bir konu olan çocuk yetiştirmede geçmiş büyüklerimizin helal ve haram kavramlarına gösterdikleri hassasiyetlere değinildi. GİMDES ve çalışma prensipleri konusunda dinleyicilerin haklı merakı giderildi.
GİMDES olarak bizler gücümüz yettiğince, dilimiz döndüğünce bu davada biiznillah yer alacağız. Bu dava ümmetin davasıdır. Gıdalar ile yönetildiğimiz şu zamanda çoluk çocuk, anne, baba, dede, nine her kesimden herkesin canla başla, duydukları ile amel etmesi ve bu davaya sahip çıkması gerekir.
Bursa'da bir süre bulunan Somuncu Baba'nın helal - haram hassasiyetine örnek bir kıssa
Yıldırım Bâyezid'in Åžeyhü'l-İslâm'ı olan Molla Fenâri, bir gün o devrin gönül sultanı (Hamidüddin-i Aksarayî)'yi ziyaret eder. Ellerini öpüp, dualarını alÂdıktan sonra bu zâta bir kese dolusu altın hediye etÂmek ister. Somuncu Baba diye bilinen bu zât, hediyeyi almak istemez. - Hizmetimin karşılığını, Allah'dan sadece âhirette istiyorum; dünyada kulların verecekleri ücret, benim için haramdır, der. Ancak Molla Fenâri'nin ısrarları üzerine, onun uzattığı kesenin İçinden bir altın alarak, bununla halkı İrÅŸad için bindiÄŸi eÅŸeÄŸine saman ve arpa alınmasını ister.
Büyük âlim Molla Fenâri dinî makamlarda bulunanların aldıkları ücretin helâl olduğunu, bugünün hayat şartlarının bunu zarurî kıldığını söylemektedir. Buna karşılık, din hizmetlerinin ücretsiz, menfaatsiz olarak yapılmasını savunan Hanüdüddin-i Aksarayî: - Size bir şey söylemiyorum. Şeyhü'l-İslâmlık makamında aldığınız ücret size helâl olabilir. Fakat ben, sahabe mesleğini yaşamak istiyorum. Bu sebeple, din hizmeti karşılığında sizin aldığınız para size helâl olsa bile, bana haramdır. İsterseniz gidiniz, bana verdiğiniz parayla alınan arpa ile saman önüne dökülen eşeğime bakınız, der.
Derhal ahıra girerler. Somuncu Babanın, köylüleri irşad için bindiği eşeğinin önüne konan arpayla samana bakarlar. Bir de ne görsünler: Molla Fenâri'nin verdiği paralarla alınan arpa ile samanı, evvelâ iyice komayıp, sonra da ayaklarıyla dağıtan eşek; bir tane bile yememiştir. Üstelik hepsinin üzerine işeyerek bir kenara çekilmiş, bön bön etrafına bakıp durmaktadır. Hamidüddin-i Aksarayî sözlerine devam eder: - İşte görüyorsunuz ya, hizmetime karşılık verilen ücreti, eşeğim bile yemiyor!..
|
|
| |
 |
Haber Puanlama |
 |
|
Ortalama Puan: 5.0 Toplam Oy: 2

|
|
|
 |
|

|