GİMDES BİLİM KURULLARI İKİNCİ DANIŞMA TOPLANTISI YAPILDI
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

YASAL UYARI

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

Daru'l Halal Medresesi
Daru'l Halal Medresesi

Günün Ayeti
"Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, muhakkak üstün olan sizsinizdir." Ali İmran 139

Günün Hadisi
"Amellerin en faziletlisi Allah için sevmek, Allah için buğzetmektir." Hz.Ebu Zer (r.a.)

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    46600949
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    GİMDES BİLİM KURULLARI İKİNCİ DANIŞMA TOPLANTISI YAPILDI


    Gönderen:huseyin Tarih: 05/02/2008 13:57
    GİMDES BİLİM KURULLARI İKİNCİ DANIŞMA TOPLANTISI YAPILDI…

    Sitemizde daha önce de duyurduğumuz gibi, Bilim Kurulları 26 Ocak 2008 Florya Yeni Camii Sosyal Tesislerinde toplanarak gündemdeki;

    1- “GİMDES HELAL GIDALARIN HAZIRLANMASI, ANBALAJLANMASI VE HAYVANLARIN KESİLMESİ HAKKINDA GENEL ŞARTNAME” taslağına son şeklin verilmesi.
    2- 24 Şubat 2008 Pazar günü yapılması düşünülen “HELAL GIDA 2008” uluslar arası konferans hakkında yapılan çalışmaların görüşülmesi
    3- “HELAL SERTİFİKA” verecek kuruluşun nihai statüsü hakkında görüş alınması için yapılan”Sivil Toplum Kuruluşları” toplantı sonuçlarının görüşülmesi
    4- Bu kuruluşta yer alması uygun görülen toplum kurumlarının tesbiti
    5- Kapanış

    Maddelerini 6 saat boyunca görüştü.

    Hatırlayacaksınız Danışma toplantısının birincisi 18 Kasım 2007 de icra edilmişti. 12 Ocak 2008 de de Sivil Toplum kuruluşları ile önemli ve verimli bir toplantı yapıldığını daha önce duyurmuştuk.

    Bu son Danışma Toplantısında HELAL SERTİFİKA şartname taslağının madde madde görüşülmesi yapılmış ve en kısa zamanda heyet içinden oluşturulacak bir komisyonun 2-3 günlük bir kampa alınarak nihai şeklin verilmesinin yararlı olacağı kararlaştırılmıştır.

    24 Şubatta gerçekleştirilecek Uluslararası HELAL GIDA 2008 Konferansının en iyi şekilde gerçekleştirilmesi için çalışmaların sürdürülmesi üzerinde durulmuştur.

    HELAL SERTİFİKA verecek kuruluş için yeni bir yapılanmanın gereksizliği belirtilerek GİMDES bünyesinde “HELAL SERTİFİKA ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ” ismi ile bir işletmenin tescil ettirilmesi daha uygun bulunmuştur.

    Toplantı boyunca yapılan konuşmalar deşifre edildikce kamu oyunun bilgisine sunulacaktır. Bugün önemine binaen Mustafa İSLAMOĞLU Hocamızın konuşmasının bir bölümünü burada dikkatlerinize sunuyoruz.

    “Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim (Dua)
    Değerli Gimdes yöneticileri değerli kardeşlerim, öncelikle bu gayretlerinden dolayı HKB in şahsında hepinizi tebrik ediyorum, daha önce de katılmıştım, gerçekten böyle bir şeye ihtiyaç varmı sualini ihtiyacı olmayan bir sual olarak görüyorum. İhtiyaç olduğu kesin, hatta aklı başında kiminle konuşsam geç bile kalındı deniyor doğrudur. Özellikle üzerinde yaşadığımız topraklar çerçevesinde düşündüğümüzde, hukuksuzluğun ve fıkıhsızlığın fıkıh haline getirildiğini görüyoruz, ben bunu temel bir problem olarak görüyorum bunun için de ayrıntılarına bakılmaksızın üzerinde yaşadığımız topraklarda bulunan geniş Müslüman kitleleri tekrar hukukun ve fıkhın içerisine çekecek her türlü faaliyeti peşinen desteklemeyi bir borç biliyorum. Çünkü fıkıhsızlık hukuksuzluktur, fıkhın olmadığı yerde hukuk da yoktur. Bu manada Gimdes gıdadaki fıkıhlılığı tespit etmeye ve yaygınlaştırmaya çalışıyor, gıda alanındaki matlubat ve mahkulat ve meşrubat alanı aslında insanın bir numaralı alanıdır, çünkü insan yedikleridir. Öyledir, son cümle ben böyle bir ihtiyacın her türlü açıklamadan vareste olduğunu düşünüyorum ve bir daha tebrik ediyorum.

    Elimde Gimdes helal gıdaların hazırlanması, ambalajlanması ve hayvanların kesilmesi hakkında genel şartmane var, fakir konuşmasını bu şartname üzerinden yapacak ve bu şartnamedeki maddeler üzerinde duracak ve bazı maddelere getirdiğim itirazi kayıtları ve notları sizlerle paylaşacağım, ki zaten bizimde burada bulunuşumuzun asıl sebebi önümüzdeki metinleri onaylamak değil o metinleri açmak, tahkike ve tahlile tabi tutmak tenkide tabi tutmak, iyisini onaylayıp, katılmadığımız yerleri gerekçeleriyle beraber açmaktır. Ama öncelikle geçen toplantıda bu meselelerin özüne dair, nereden ve nasıl bakılmasına dair birkaç şey söylemiştim, böyle bir girizgahla başlamak istiyorum.

    1.Din insan içinmidir? İnsan Din içinmidir? Suali bu meselelerde yapacağımız ve yaptığımız tüm yorum ve tahlillerde temel bir problem olarak önümüze gelecektir, zaten kadim İslam Fıkhının iki yatağı da budur, yataklardan biri din insan içindir, öbürü de insan din içindir döyen yataktır, bunu kelamda daha belirgin görürüz, onun için bu iki yatak bu günde var ve gelecekte de var olacaktır. Belki tatlı bir rekabet içinde olacak, öncelikle fakirin nerden konuştuğunu ifade etmek için haziruna, fakir din insan içindir diyenler safından konuşmaktadır, insan din içindir diyenler safından konuşmamaktadır.
    2.Eşyada asıl olan mübahlıktır ilkesi dinin temel ilkesidir, onun için İslam Fıkhında temel bir usul kaidesidir. Bir şeyin serbestliğine delil aranmaz, bu kaide Kur’ani istikrai okuması sonucunda çıkartılır. Bir şeyin yasaklığına delil aranır, yasak değilse serbesttir. Dolayısı ile eşyada asıl olan bizde mübahlıktır, hatta bu ilginçtir, yahudi fıkhının karşısında durur islam fıkhı bu manada, ve yahudi fıkhının ürettiği bir zihniyettir aynı zamanda paulus ve hıristiyanlık unutmayalım paulusun kendisi yahudiydi, yani bir şeyin aslına ve özüne kötülük isnad etmek bizde yoktur, bu çok temel bir esastır, çünkü bunu Allah yaratmıştır, zaten hikmetini anlayamayacağımız yasaklara da imtihan diye bakarız biz illet meselesinde, illeti celi olanlar, illeti hafi olanlar, taabbudi olanlar diye ayrılır islam fıkıh usulünde, onun için eğer illetini bilirsek, bazen bakarız illeti kendi içinde olur, illeti metnin içinde olur gerekçesi metnin içinde olur, o gerekçe anlarız ki yasağın yada farzın gerekçesidir. İşte bu çerçevede de islam fıkıh usulünün temel kuralı mübahlık esastır ilkesidir, bu çerçevede konuşulması taraftarı olduğumu beyan ederim. Ele aldığımız bu meselede sadece bir boyut yok yani Helal Gıda Sertifikası meselesini biz sadece islam fıkhı açısından ele alamayız, bu mesele aynı zamanda yer yüzü ölçeğinde korkunç bir ekonomik alanı temsil eder, yani büyük rakamların döndüğü bir sektörden bahs ediyoruz. Ekonominin yaşadığımız dünyada aynı zamanda bir savaş enstrümanı olduğunu hiç kimse yadsıyamaz, garipsiyemez. Onun için fıkıh tefakkuhdur, fıkıh kelimesi sonradan disiplinel manada kullanılmıştır. Hatta hicri 3. yüzyıla tekabul eder, ama Kuranda geçen yetefakkahu fiddin,tefakkuh derin anlayış demektir, onun için bizde ilk ilimlerin tamamı fıkıhtır. Fıkıh vicdani değerlerdi, irfandı, fıkıh ı ekber derlerdi kelam ilmine, dolayısı ile hukuka da fıkıh derler, yani bizde fıkıh herşey başlangıçta, çünkü herşey anlamaya dayalıydı, herşey derin düşünmeye dayalıydı. Onun için burada bu meseleleri görürken sadece islam fıkhında yani fıkıh kitaplarımızda şu şudur demekle bizim meseleyi çözdüğümüz kanaatinde değilim. Tefakkuh kendi kaynaklarımızla yaşadığımız hayat arasındaki bağları, irtibatları yada uyumsuzlukları keşfetme, tahlil etme tedebbur etme, tezekkür etme, teakkul etme ve tefakkuh etmektir, dolayısı ile buna tefekkür diyoruz zaten biz, tefekkürün aşamalarıdır bütün bunlar, hiçbiri de diğerinin anlamdaşı değildir, hepsi ayrı manaya gelir, onun için tafakkuh; geçmişe dönük olan düşünce, tezekkür geleceğe yönelik düşünce olan, tedebbür bu ikisi arasında bağ kurmak olan teakkul ve bütün bu bağdan elde ettiğimiz sonucu şimdi ve burada aktarmak olan tefakkuhdur. Bunu yapabiliyorsak fıkıhlı olmuş olacağız. Onun için de bendeniz bir gazlı içecekler meselesini, bir gıda meselesini sadece kritik fıkıh anlamında ele alıp ta ekonominin günümüzde bir savaş enstrümanı olduğunu gözardı eden ve bu savaş üzerinden Müslümanların nasıl vurulduğunu görmezden gelen bir yaklaşımı belki fıkha uygun bulabilirim ama tefakkuha uygun bulmam.”


     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 4.86
    Toplam Oy: 15


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.