BATI EMPERYALIZMI VE GIDALARIMIZ
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

YASAL UYARI

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

Daru'l Halal Medresesi
Daru'l Halal Medresesi

Günün Ayeti
"İçinizde hayra çağıran,iyiliği emredip,kötülüğü men eden bir ümmet bulunsun.İşte onlar kurtluşa erenlerdir." Al-i imran 104

Günün Hadisi
"Çoğu sarhoşluk verenin azı da haramdır." Ebu Davud-Tirmizi

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    47198562
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    BATI EMPERYALIZMI VE GIDALARIMIZ


    Gönderen:huseyin Tarih: 19/04/2006 10:45
    BATI EMPERYALIZMI VE GIDALARIMIZ
    Batının emperyalist istilası sadece askeri veya ekonomik değildir. Belki bunlardan da daha büyük ve şumüllüsü manevidir. Batı oldum olası düştüğü inkârcı ve materyalist bataklıktan kendini kurtarmak yerine bütün insanlığı aynı bataklığa düşürme içerisinde kalmayı tercih etmiştir.Bu yüzdendir ki bütün dünyaya karşı yürüttüğü istila saldırılarının temelinde, kendisinde olmadığı için, korkunç bir kıskançlığın içerisinde kaldığı, manevi değerleri yıkmak için akla hayale gelmedik entrikaları, planları vardır. Silahla ulaşamadığı yerlere ekonomi ile, ekonomi ile ulaşamadığı yerlere fikirle, moda ile, teknik ile girmede mahirdir.


    Batıda kaldığımız süre içinde batıyı bütün yönleriyle yakından tanımak ve tetkik etmek imkânını bulduk. Tanıdıkça dehşete düştük. Batı şeytanla öyle güçlü ittifaklar kurmuş ki, insanın ana karnına düşmesinden, mezara kadar temiz ve salim kalmaması için akla hayale gelebilecek ne kadar plan ve tedbir varsa, adeta harfiyyen bunları yerine getirmeye çalışmıştır. Allâh (cc)’ ı ve Allâh (cc)’ ın insanlara bahşettiği Kur’an’ ın hakikatlerini inkar ettirmek yolunda asırlar boyu kafa patlatan Batının bu korkunç ihtiras gücüne karşı, inananların Kurâna ve onun getirdiği hakikatlere çok daha sağlam bir şekilde yapışmak mecburiyetleri vardır. Peygamberi (s.a.v) ve onun hayatını çok yakından, adeta adım adım, nefes nefes onu takip etmek zorundadır. Bu kaynaktan alacağı güç ve kuvvetle insanlığın belası bu canavarı ezebilecektir ki, bu neticeye ulaşması adeta bütün insanlığın kurtuluşu olacaktır. İnsanlığın manevi hayatını yakıp yıkmak için Batının ortaya koyduğu sayısız planlarından biri de insanların boğazına hükmetmektir. Batı bu hususta muvaffak olmak için çok emek sarfetmiş, çok çalışmış ve neticede de hakikaten başarmış. İnsanların ve hatta hayvanların gıda üretimini adeta kontrolü ve tekeline almıştır.

    Batının kontrolünde olup da, haram yemeden, harama buluşmadan bu dünyayı terk etmek gerçekten baba yiğit işidir. İsterseniz bizim uzun araştırmalarımızın sonucunda elde ettiğimiz belgeleri gözden geçirmeye çalışalım.

    Batı deyince akla hemen domuz gelir, gerçekten de domuz batının simgesi durumundadır. Birçok araştırmacıların domuzun insan sağlığına, hatta hayvan sağlığına bile, zararlı olduğuna dair ortaya koydukları bütün iddia ve delillere rağmen, batı devletlerinde idareyi elde tutan güçlerin sistemli çalışmaları ile domuzun üretimi ve tüketimi gün geçtikçe büyük boyutlara ulaşmaktadır. Domuzun etinden başka, yağından, derisinden, bağırsağından, işkembesinden, tırnağından kemiklerine kadar her zerresinden insanların vücuduna aktarılacak bir madde üretilmektedir. Mesela hasta yatağında yatan muttaki bir insana “Sen domuz yuttun” veya güle oynaya şekerciden aldıkları şekerleri büyük bir iştahla yiyen çocuklara “Sakın onları yemeyin içinde domuz var” veya yazın bunaltıcı sıcağından serinlemek için dondurmalarını yalayan insanlara “Dikkat domuz yiyorsunuz” dense kim bilir bu insanlar ne kadar şaşkına dönerler? Ama maalesef meseleleri biraz inceleyen bir insan için bu ikazlar çok büyük bir hakikati ifade etmektedir. Daha pek çok kullanma yerleri olan bu gelatin (jelâtin) acaba neyin nesidir? Çikolatadan tutun, pastalara, bisküvilere varıncaya kadar, yine pek çok gıda maddesinde yer alan Emilgatör isimli maddelerin de çoğu hayvani menşeli olması hasebi ile Müslümanı yakından ilgilendirmektedir. Her gün kahvaltılarımızda yediğimiz peynirin başına gelen felaket ise içler açısıdır. Geçenlerde yakınımızda olan ve sipariş üzerine kaliteli beyaz peynir yapan bir zatla konuşurken, eskiden beri kendisinin hazırlayarak kullandığı maya ile birlikte Avrupa dan gelen, piyasada şişeler içinde satılan ve kendi ifadesi ile “fenni maya”  (!) yı kullanmaya başladığını söyleyince dehşete kapıldım. O güzelim beyaz peyniri bir anda murdar duruma sokuvermişti. Bunu bilgisizliğinden yapmıştı, izah edince, o da şaşırmış ve yaptığı işin üzüntüsüne düşmüştü. Zira Avrupa dan gelip “fenni maya” diye yutturulan maya bal gibi domuz kursağından yapılan maya idi. Avrupa’dan ve daha birçok ülkelerden getirilmeye başlanan etlere ne demeli? Bilhassa Almanya’da kesinlikle mezbahanelerde İslamî usullere göre hayvan kesmek tamamen yasaktır. Ancak küçük köy ve kasabalardaki özel şahıs mezbahanelerinde kaçak olarak isteğe göre bu usulde kesim yapılabilir. Bu kesimlerle de bir arabayı doldurup Türkiye’ ye et göndermek mümkün olmaz. O halde gelen etlerin tümü de önce beynine demir çubuk sıkılan hayvanların etleridir. Almanya’da bu durumu bilen bazı hoca efendiler, Müslümanların nezaretinde bu işleme tabi tutulan hayvanların ölmeden boğazları kesilip, kanları akıtıldıktan sonra yenmesine fetva vermişlerdi. Böyle bir kontrol ve kesim imkânı olmadan öldürülen hayvanların ise leş hükmümde olacağı ifade edilmiştir. Ya her yerimize bulaştırdığımız margarinler nicedir? Ya gazoz, cola cinsi, hele hele “alkolsüz bira” gibi sahtekarlıkları ihtiva eden geniş ve yaygın tatbikatı olan meşrubatlarımız ne âlemdedir? İşte bu can alıcı konulari derleyip toplayarak bu kitapçığı hazırladık. Belki de kendi türünde ilk kitap olması bakımından hazırlanışında oldukça güçlüklerle karşılaştık. Hatasız olmasına da çok dikkat ettik. Buna rağmen şüphesiz hatalarımız, noksanlarımız olmuştur. Kardeşlerimizden istirhamımız bu konularda merak ve imkânı olan kardeşlerimizin araştırmalara devam ederek daha noksansız daha mufassal eserler meydana getirmeye çalışmaları, bu imkanlara sahip olamayan kardeşlerimizin de ellerindeki değişik belge ve bilgileri bizlere aktarma gayretini göstermeleridir. Gayret bizden tevfik Cenab-ı Allâh (cc)’ dandır.
    (GIDA RAPORU kitabindan)



     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 4.96
    Toplam Oy: 32


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.