BAKANLARA GÖNDERDİĞİMİZ YAZI
Hoşgeldiniz: Gıda Raporu - Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mi?
ANA SAYFAHELAL-HARAME KATKI MADDELERIZIYARETCI DEFTERI
URUNLERDE KATKI MADDELERIYENIDEN GIDA RAPORUSIK SORULAN SORULARNEDEN UYE OLMALIYIZ?


· Ana Sayfa
· En çok okunanlar
· Konular
· Makale Arşivi
· Site İçi Arama
· Sitemizi Tavsiye Edin
· İrtibat / Eleştirileriniz
· Ziyaretçi Defteri

RADYO GIMDES

YASAL UYARI

Son Çıkan Kitaplarımız
Helal Lokma kitabı

Daru'l Halal Medresesi
Daru'l Halal Medresesi

Günün Ayeti
"Kitap ehlinden bir grup sizi saptırmak istediler, halbûki sırf kendilerini saptırıyorlar da farkına varmıyorlar." Ali İmran 69

Günün Hadisi
"(Hammaddesinden şarap yapmak maksadıyla) sıkana ve sıktırana, içene ve sakilik yapana, (imalathaneden veya depodan, toptancıdan perakendeciye veya müstehlike kadar) taşıyana ve taşıtana, satana ve satın alana, bağışlayana, bunun parasını yiyene." Hz.Enes(r.a.)

EDİTÖR'DEN MESAJLAR
  • Bu Site Niçin kuruldu?
  • Gıda Raporu Kitabı Hakkında
  • Muhterem Ziyaretçilerimiz!
  • Üretici, İthalatçı, Satıcı, Kamu Yöneticisi ve Tüketicilerimize Duyurudur
  • Gıda Günlüğü Hizmetinizde
  • Domuz Tartışması
  • Okuyucu Sorularına Cevabımız

  • Site İstastiği
    şu ana kadar
    47362739
    sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 01/02/2003

    Reklamlar

     

    BAKANLARA GÖNDERDİĞİMİZ YAZI


    Gönderen:administrator Tarih: 20/01/2004 07:02

    Gıda Raporu Ekibi olarak, Sanayi, Tarım ve Sağlık Bakanlarına hitaben, Genel Yayın Yönetmenimiz Hüseyin Kami Büyüközer adına gönderdiğimiz yazının metni:



     

    Muhterem Bakanım,

    Bendeniz, 1986 yılında ilk baskısı yapılan ve bugünlerde altıncı baskısına hazırladığım “Gıda Raporu - Yediklerimiz, İçtiklerimiz Helal mı, Haram mı?” kitabının yazarıyım. Gıda, ilaç ve kozmetik ürünlerinin muhteviyatını esas alan çalışmalarda yoğunlaştım.

    Bu çalışmalarım sonucunda gördüm ki, ülkemizde maalesef gerek gıda sanayii, gerek ilaç sanayii ve gerekse kozmetik sanayiinde ciddi bir kirlenmişlik var. Bu kirlenmişlik, üretilen mamüllerin gerek hammaddesi temin edilirken, gerekse üretim biçimi, kullanılan katkı maddeleri ve sâir aşamalarda vahim boyutlarda kendisini göstermektedir. Şunu da dikkat nazarından kaçırmamak lazım ki, bu kirlenmişliğin başlıca sebepleri, bir yandan müslüman tüketicilerin bilgisizliği, ilgisizliği ve çaresizliği, bir yandan sermayenin sadece cebini düşünmeyi ön planda tutması iken, bunlardan da öte bir sebep olarak da devletin çarpık bir laiklik anlayışı sergilemesidir.

    Bu son hususa biraz vurgu yapmak istiyorum: İlgili Bakanlıkların tespitle ilân ettikleri gerek ilaç ve kozmetik kodeksleri, gerekse gıda kodeksi, maalesef toplumun inancı dikkate alınarak tanzim edilmemiştir. Takdir edersiniz ki, üretilen gıda mamüllerini kullanacak olan da, ilaç veya kozmetik ürünleri ile ihtiyaçlarını giderecek olan da toplumun büyük ekseriyetini oluşturan Müslümanlardır. Bu sebepten, üretimin her aşamasında, en azından Müslüman insanın tüketeceği ürünler için o insanın inancı ile bağdaşmayan bir hammadde ya da üretim biçimi kullanılmamalıdır. Halbuki, ekte sunduğum katkı maddeleri listesinde görebileceğiniz üzere, bazı katkı maddeleri domuz, sığır, davar, köpek, eşek, at, bit, insan saçı vs. olarak, hayvani kökenli olduğu gibi, büyük bir kısmı hem hayvani kökenli, hem bitkisel kökenli, hem de sentetik olabilmekte. Bazı katkı maddeleri de hem alkolde eritilerek sıvı halde, hem de toz veya granül olarak kullanılmaktadır. Yine bu katkı maddelerinin temin edilme yeri ve biçimi de önemlidir. Sığırdan elde edilen bir katkı maddesi dahi olsa, nereden elde edildiğine bakmak lazımdır. Mesela Çin’den ya da Hollanda’dan ithal edilen bir katkı maddesi için, kökeni domuz değil de sığır dahi olsa, kesim ve imal biçimi müslümanın inancı açısından önemlidir.

    Gıda sektörüne ilişkin olarak 1995 ve 1997 yıllarında yayımlanan yönetmeliklerde, ürünlerde kullanılan katkı maddeleri hayvan kökenli ise içindekiler kısmında hayvanın cinsinin yazılması şart koşuluyordu. Her ne kadar bu bile yeterli değil idiyse de, en azından tüketici için somut bir veri teşkil ediyordu. Ancak, 2002 yılında yayımlanan bir tebliğ ile bu şart kaldırılmıştır. Böylece, Müslüman toplum, içinde ne olduğunu bilmediği gıda ürünleriyle baş başa bırakılmıştır.

    Dünya üzerinde bir avuç denecek kadar az bir nüfusa sahip Yahudi toplumu, başta Amerika ve AB ülkeleri olmak üzere pek çok ülkede inançlarına uyan ilaç, gıda ve kozmetik ürünlerine ”Kosher” damgası vurdurmayı başardığı ve bu mamüllerin üretilmesinde Yahudi inancına aykırılık gibi bir sahtekârlık yapılmasına karşı ceza yasaları çıkartabildiği halde, dünyanın dört bir tarafında yaklaşık 1.5 milyar nüfusa sahip müslümanlar, maalesef kendi vatan topraklarında dahi bu hakka sahip olamamaktadır. Maalesef ülkemizin hali de bu bakımdan iç karartıcı bir durumdadır. Devlete taban teşkil eden bir vatandaş ve iktisadi hayatın idamesi için gerekli kaynakların başında yer alan vergi gelirleri bakımından da bir mükellef olarak, her halde yediği-içtiği gıda mamüllerinin de toplumun inanç ve fıtrat değerlerine uygun olarak üretilmesi, bu toplumun en tabiî ve insani hakkı olsa gerektir.

    Şimdi, ben bir müslüman olarak, yıllar boyu gasbedilmiş bu hakkımı siz muhterem Bakanımdan talep ediyorum. Bu hususta yapılması gereken pek çok çalışma vardır elbette. Ancak, Her ürün için, ürünün üzerinde ya da beraberinde yer alacak bir “Ürün Beyannamesi” şart koşulmalı ve bu beyannamede asgari olarak şu hususlar yer almalıdır:

    1. Bütün gıda, ilaç ve kozmetik ürünlerinde, kullanılan katkı maddelerinin tamamı -eser miktarda da olsa- etiketin içindekiler kısmında belirtilmelidir.

    2. Hayvani kökenli katkı maddelerinin hayvan ismi ve hangi ülkeden, hangi usûllerle temin edildiği, temin edilen ülkelerde o maddenin nasıl bir işlemle elde edildiği mutlaka belirtilmelidir.

    3. Katkı maddesi alkolde muamele edilmişse belirtilmelidir.

    4. Yönetmelikte bulunan “%1.2 ve daha az etilalkol bulunması halinde etikette belirtilmesi mecburi değildir” ifadesi kaldırılmalı, alkol miktarı ne olursa olsun, mutlaka belirtilmelidir.

    5. Özel (Tüketici dernekleri gibi) kuruluşlara “Helal Sertifika” tanzim etme izni verilmelidir.

    6. Bu hususta ayrıntılı ve etkin yaptırımlara sahip bir mevzuat hazırlanmalıdır.

    7. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın uhdesinde bulunan “Tüketicileri Koruma Kanunu” kapsamına ilaç, kozmetik ve gıda ürünleri de alınmalı; ilaç, gıda ve kozmetik ürünleri Sağlık, Tarım ve Sanayi Bakanlıkları ile Tüketici Derneklerinin oluşturacağı müşterek bir komite tarafından kontrol ve denetim altında tutulmalıdır.

    Emir ve bilgilerinize arz ederim.

    Saygılarımla

     

    Yard. Doç. Dr. Hüseyin Kâmi Büyüközer
    e-mail: hbuyukozer@hotmail.com
    URL: www.gidaraporu.com

    Not: Bu yazım ilgili üç Bakanlığın Muhterem Bakanlarına gönderilmiştir.



     
    Haber Puanlama
    Ortalama Puan: 4.41
    Toplam Oy: 24


    Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

    Kötü
    İdare Eder
    İyi
    Çok İyi
    Mükemmel



    Seçenekler
    Bu Haberi Arkadaşına Gönder  Bu Haberi Arkadaşına Gönder

    

    Gıda Raporu 2003-2017
    1024x768 Ekran Çözünürlüğünde Tasarlanmıştır
    RSS
    Her Hakkı Saklıdır İzinsiz Alıntı Yapılamaz.